The most dangerous risk of all - the risk of spending your life not doing what you want on the bet you can buy yourself the freedom to do it later.
11 Eylül 2017 Pazartesi
Antalya Akvaryum ve Eğlence Merkezi
24 Ağustos 2017 Perşembe
Cupcake Tarifi
Biraz da güzel şeylerden bahsedelim :). Geçtiğimiz haftalarda işyerindeki arkadaşlara hoşluk olsun diye cupcake yaptım (nasıl yazılır bilemedim arkadaşlar fincan kek mi demek gerekiyor?). Tabi ben de ilk defa yaptığım için tarifi bilen birinden aldım ancak sonuç çok başarılı olduğundan sizinle de paylaşmak istedim, belki yapmak istersiniz. Bir de tarifi yazıya geçirmiş olayım ne olur ne olmaz, ileride yapmak isterim belki :). Öncelikle tarifi ablamdan aldım ve o da meşgul bir kadın olduğu için tarifi çok pratik. Bu nedenle uzun uğraşlar veya süslü kekler beklemeyiniz. Yine de kimsenin evde kek yapmadığı şu zamanda çok ilgi çekeceği kesin. Malzemeler:
- 3 yumurta
- 1 su bardağı şeker
- 1 su bardağı süt
- 1 su bardağı ay çiçek yağı
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- Göz kararı un (kek kıvamı alıncaya kadar)
- 1 paket kakao (eğer kakaolu yapacaksanız, sade de bırakabilirsiniz)
- Damla çikolata
Öncelikle geniş bir kaba yumurtaları kırarak başlıyoruz, akabinde tam yukarıda sıraladığım gibi şeker, süt, yağ ve unu ekliyoruz. Un ile beraber vanilya ve kabartma tozu da eklenerek mikser yardımı ile malzemeleri iyice karıştırıyoruz. Eğer kekinizi kakaolu yapmak isterseniz, bu aşamada kakao da ekleyebilirsiniz. Kek iyice kıvam alınca küçük kaplarına tam doldurmayacak şekilde döküyoruz. Üzerine damla çikolataları serpiştirerek tepsiye yerleştiriyoruz.
Önceden 180 derece ısıtılmış fırına tepsiyi yerleştirerek pişmesini bekliyoruz. Burada size herhangi bir süre veremiyorum maalesef, biraz göz kararı. Öncelikle iyice kabarmasını bekliyoruz kekin, piştiğini düşündüğünüz sırada bir numune alıp bıçak yardımı ile içinin piştiğinden emin de olabilirsiniz. Ancak bunu bir kere yapabilirsiniz zira kek pişerken fırın kapağının açılmaması gerekliymiş. Benim yaptıklarımı herkes beğendi, siz de bir deneyin. Şimdiden afiyet olsun!
- 3 yumurta
- 1 su bardağı şeker
- 1 su bardağı süt
- 1 su bardağı ay çiçek yağı
- 1 paket kabartma tozu
- 1 paket vanilya
- Göz kararı un (kek kıvamı alıncaya kadar)
- 1 paket kakao (eğer kakaolu yapacaksanız, sade de bırakabilirsiniz)
- Damla çikolata
Öncelikle geniş bir kaba yumurtaları kırarak başlıyoruz, akabinde tam yukarıda sıraladığım gibi şeker, süt, yağ ve unu ekliyoruz. Un ile beraber vanilya ve kabartma tozu da eklenerek mikser yardımı ile malzemeleri iyice karıştırıyoruz. Eğer kekinizi kakaolu yapmak isterseniz, bu aşamada kakao da ekleyebilirsiniz. Kek iyice kıvam alınca küçük kaplarına tam doldurmayacak şekilde döküyoruz. Üzerine damla çikolataları serpiştirerek tepsiye yerleştiriyoruz.
12 Ağustos 2017 Cumartesi
Soğuk Çay Tarifleri - KUMED
Soldaki çay "Çilek Aromalı Soğuk Çay" olarak adlandırılmış. İçinde:
1. Ronnefeldt Sweet Berries Çayı
2. Çilek Şurubu (opsiyonel)
3. Yaban mersinleri
4. Ve tabi ki buz bulunuyor.
Önce potun içinde beş adet sweet berries poşey çayı yarısına kadar su ile 10 dk demliyoruz ve hemen ardından hemen soğuması için içine bir kalıp buz atıyoruz. Aslında vaktiniz varsa potu tamamen doldurarak 10 dk çayı demleyip kendi kendine soğumaya da bırakabilirsiniz. Soğuduktan sonra bardağa alarak tatlandırmak için çilek şurubu koyabilirsiniz. Sunum için birkaç küp buz ve 5-6 adet yaban mersini kullanıyoruz. Frambuaz da tercih edilebilirmiş ancak renk açısından yaban mersini daha uyumlu Afiyet olsun :)

İkinci çayımız "Karpuzlu Yeşil Çay". Bu çay tat anlamında biraz iddialı çünkü karpuz/fesleğen yan yana herkesin hoşuna gidecek bir ikili olmasa gerek. İçinde:
1. Demlenmiş soğutulmuş yeşil çay
2. Karpuz Suyu
3. Fesleğen
4. Buz bulunuyor.
Söylenene göre yeşil çay farklı tatları kaldırabilen nötr bir tada sahipmiş. Bu nedenle baskın meyvelerle bir arada soğuk çay yapılabiliyormuş. Bu tarifte, bir sürahiye %60 yeşil çay % 40 karpuz suyu eklenip soğutularak bardağa alınacaktır. Bardağa aldıktan sonra birkaç küp buz ve birkaç tane hafif ezilmiş fesleğen yaprakları ile süslenerek sunum yapılacaktır. Eğer tadı az gelirse, elma şurubu ile tatlandırılabilir çünkü elma çayı söylenene göre baskın olmayan doğal bir şeker sağlayabiliyormuş.
En son tadımı yapılan çay "Soğuk Masala Çayı". Bu yapımı zor bir çay olduğundan orada hazırlanmadı ve hazırlanmış şekilde bize getirildi. Masala Çayı Hint kökenli, çeşitli baharatlarla hazırlanan ve sütte demlenen enfes bir çay (Chai tea latte gibi). Hindistanlılar baharatları tavada çevirip üzerine süt ekleyerek hazırlıyormuş çayı ancak biz burada Ronnefeldt'in masala çay poşetlerini kullanacağız :). İçinde:
1. Masala Çay poşetleri
2. Süt
3. Çubuk tarçın
4. Buz bulunuyor.
Sıcak sütte (1 pot süt için beş poşet) yaklaşık 10 dk demledikten sonra sütü soğumaya bırakıyoruz. Soğuyan süt bardağa alınarak birkaç küp buz ve çubuk tarçın ile servis ediliyor. Tadını az bulursanız içine mono bir tatlandırıcı olan elma şurubu koyabilirsiniz. Afiyet olsun!
21 Temmuz 2017 Cuma
Kır Çiçekleri
18 Temmuz 2017 Salı
Riga (Letonya) Gezi Yazısı
Stockholm'de uzun kaldığımız için yine cruise turla Riga'ya geçtik. Daha önceki yazımda Viking Line turuyla Helsinki'ye geçtiğimizden bahsetmiştim. Stockholm limanından cruise turlarla Finlandiya, Letonya veya Estonya'nın önemli şehirlerine ve Baltık'taki adalara cruise turlar bulunuyor. Eğer vaktiniz ve arzunuz olursa, Viking Line veya Tallink & Silja Line turlarını inceleyebilirsiniz (linkleri aşağıdadır). Biz Riga'ya Tallink & Silja Line ile gittik, ücreti seçilen tarihe göre 120-170 Euro arasında değişiyor, saatleri de; yine akşam saatlerinde (16:30-17:00) Stockholm'den ayrılıyor, sabah (09:00-09:30) gibi Riga limanına varıyor ve dönüş de aynı şekilde Riga'dan akşam saatlerinde oluyor. Cruise turların bir güzelliği de yolculuğun kendisi. Eğer gemi yolculuklarını seviyorsanız, yanınıza içeceğinizi, sandviçlerinizi alarak geminin güvertesinde güzel bir lokasyonda oturup denizi seyrederek de gidebilirsiniz. Zaten haziran-temmuz aylarında seyahat ediyorsanız, güneş bir türlü batmayacağı için güzel ve saatler süren bir gün batımı göreceğinizi garanti ederim :).Yemekler gerçekten harikaydı, o atmosferde tadı damağımda kaldı diyebilirim. Biz gitmeden önce rezervasyon yapmadık ancak yer bulabildiğimize göre (içerisi sandığınızdan büyük) yer bulmakta zorlanmayacağınızı tahmin ediyorum. İki kişi toplan 50 Euroya çıkılabiliyor, tatlı alırsanız 70 Euroya kadar ödeme yapabilirsiniz. Menü ve diğer fotoğraflar için internet sitesi: http://rozengrals.lv/en/
Diğer yerler & bilgiler:
- Riga para anlamında çok uygun bir şehir, alkol çok ucuz ve kahve (bardaklar dev gibi) - kruvasan gibi atıştırmalıklar toplamda 5 Euro'yu geçmiyor.
- Küçük bir şehir merkezi (old-town) olduğundan, yürüyerek de gezilebiliyor. Kart almanıza ya da toplu taşıma aracına binmenize de çok gerek yok.
- Riga'da hanımlar çok güzel, Slav kökenli oldukları için böyle olduğunu tahmin diyorum. Ancak halkın öyle çok kibar bir halk olduğu veya iyi seviyede İngilizce bildiklerinden söz etmek çok zor.
- Riga'nın "amber taşı" çok ünlü. Sokaklarda bile amber taşından hediyelik eşya veya mücevher satan stantlar bulunuyor. Fiyatları da çok fazla değil, kendinize hatıra olarak amber taşından bir bileklik veya küpe alabilirsiniz.
- Riga'da gece hayatının çok hareketli olduğu söyleniyor, biz zaman kısıtımızdan dolayı bu şekilde bir tecrübe yaşayamadık ancak vaktiniz varsa belki bir gece eğlencesine çıkabilirsiniz.
- Her ne kadar Haziran-Temmuz ayında da gitseniz, hava yine de serin (17-20 derece). Bu nedenle mutlaka sıcak tutacak bir ceket/hırka/mont ve küçük bir şemsiye yanınızda bulundurun.
Orta Çağ'dan fırlamış bu şehri görmenizi mutlaka tavsiye ederim, çok seveceğinizden eminim. Mutlaka Rozengrals restoranında bir yemek yiyin ve kendinizi Lancelot film setinde gibi hissedin :). İyi eğlenceler!
16 Temmuz 2017 Pazar
Stockholm - Helsinki Gezi Yazısı
Diğer yerler ve önemli bilgiler/gözlemler:
1. Stockholm uçak biletleri takdir edersiniz ki pahalı, bunun için biraz parayı gözden çıkarmalısınız. Arlanda Havalimanından şehir merkezine gitmek için Flygbussarna otobüslerini kullandık, kişi başı bilet fiyatı 198 Sek = 20 Euro. Biletlerini gitmeden önce internetten aldık ve bilet çıktılarını yanımıza aldık: https://www.flygbussarna.se/en/arlanda. Sizce de otobüs bileti için 80 TRY çok değil mi?
2. Metro ağı çok gelişmiş olduğundan, pek çok yere metroyla gidebilirsiniz, eğer aylık/haftalık bilet almayacaksanız, her seferinde karta minimum 100 Sek (10 Euro) yüklenebiliyor ve her bir biniş (aktarmalar hariç) 30 Sek ( 3 Euro). Ayrıca dünyanın en güzel metro durakları arasında sayılan üç durağı var: T-Centralen, Stadion ve Radhuset (söylenenlere göre, dünyanın en uzun sanat galerisi unvanına sahip 110 km uzunluğundaki Stockholm metrosunda durakların pek çoğu ünlü sanatçılar tarafından boyanmış, başka güzel duraklar da bulabileceğinizden eminim.)
3. Hötorget, Stockholm'ün en büyük açık marketi, deniz mahsullerinden meyvelere kadar her şey burada bulunabiliyor (Hötorget Metro Durağına yakın). Biz somon balığından yapılan bir kremalı böreği denedik, hem lezzetli hem de somon bolca bulunan bir balık olduğundan daha uygun fiyatlı.
4. Fotografiska, dünyanın en iyi ikinci müze-restoranı. Burada yemek yemek için önemli bir bütçeyi gözden çıkarmak gerekiyor :). Mekan Stockholm limanına çok yakın bir noktada ve panoramik bir deniz manzarası var ve harika bir fotoğraf koleksiyonu (Södermalm'da)
5. Djurgarden'a gitmişken çok güzel bir ada olduğu için etrafta yürüyerek dolaşabilir ve yukarıda bahsetmediğim diğer müzelere de gidebilirsiniz: Aquaria Water Museum, Biological Museum vb. Gitmediğimiz için giriş ücretlerini bilmiyorum.
6. Kraliyet Sarayı'nın alt katında, Gamla Stan'a yakın bir noktada girişi ücretsiz ilginç bir müze bulunuyor: The Royal Armory (Livrustkammaren). İçinde kraliyet ailesine ait, mücevherler, kıyafetler, eşyaların yanın sıra at arabaları ve kızaklar için ayrılmış ayrı bir bölüm daha bulunuyor, beğeneceksiniz.
7. SEK her ne kadar Euro'nun onda biri gibi görünse de, Euro'nun Türk parasından çok daha değerli olduğunu da harcama yaparken göz önünde bulundurmakta fayda var. En uygun biranın 80 Sek (8 Euro) sıradan bir karton bardak kahvenin 70 Sek (7 Euro) olduğu bir ülkeden bahsediyoruz. Bu fiyatlarını artık diğerlerini tahmin edersiniz diye yazdım :).
8. Sanatseverler için çok seçenek yok, Amsterdam gibi değil :). Yalnızca Moderna Museet ve Fotografiska bulunuyor. İlginçtir -mutlaka vardır ama- İsveçli bir ressam adı da duymadım.
9. İsevçliler Cermen kökenli Viking soyundan geliyorlar, aslında tarihlerine bakılsa eminim bu kadar basit açıklanmıyordur ancak Cermen kökenli oldukları kesin bilinenlerden. Bu neden sarışın ve uzun boylu bir görüntüleri var. Yeni nesil genç hanımları ben beğenmedim açıkçası, fast-food'dan olsa gerek, biraz kilo fazlaları var. Yeni nesil genç adamlar onlara göre daha çekici görünüyorlar.
10. İsveç'te kaldığımız süre boyunca hiç korna sesi duymadım, bir kere bile. İş çıkış saatlerinde insanların biraz acelesi olsa da, genelde kimse hayatı İstanbul'daki gibi dört nala yaşamıyor. Bu nedenle olsa gerek ne trafikte ne de başka bir yerde acele etmeye çalışan veya agresif birileri yok, herkes çok "cool". Ayrıca işin ilginç yanı herkes sohbet edebilecek seviyede İngilizce biliyor, ki bence bu eğitim sistemlerinin çok iyi olmasından kaynaklanıyor.
11. Çok güvenli bir ülke, hırsızlık veya diğer suçlar çok düşük seviyede. Sabahın en ıssız saatinde bile orman/parklarda genç hanımlar rahatlıkla spor yapabiliyor. Zaten halkın refah seviyesi çok yüksek ve bunun getirdiği bir pahalılık da var ancak İsveç'e ihtiyacı olan gruplara (işsizler, öğrenciler,çocuklar) sağlanan olanaklar ile rahatlıkla sosyal devlet de denilebilir.
12. İsveç'in şebeke suyu çok temiz olduğundan, küçük şişelere su doldurup yanınıza alabilirsiniz, zaten halkın büyük bir çoğunluğu da böyle yapıyormuş duyduğumuz kadarıyla. Türkiye'de markette bile satılan ve fütursuzca kullandığımız böcek ilacı, naftalin, lavabo açıcı, amonyaklı ürünlerin vb. ülkede satışı yasak olduğundan, uzunca bir süre yer altı kaynakları da kirlenmeyecek gibi görünüyor.
Dünyanın en güzel başkentlerinden biri (Kuzey'in Venedik'i adı verilmiş) olarak kabul edilen Stockholm'e umarım gidersiniz, fırsatınız olursa mutlaka değerlendirin derim. Güzellikler hepimizi bulsun, iyi eğlenceler :).
Etiketler:
ABBA,
ALG,
DJURGARDEN,
GAMLA STAN,
GEZİ YAZISI,
İSVEÇ,
NOBEL MUSEUM,
NOBEL PRİZE,
REN GEYİĞİ,
SKANSEN,
STOCKHOLM,
SWEDEN,
TUKHOLMA,
VASA MUSEUM,
VİKİNGLER
30 Haziran 2017 Cuma
L'Appart Resim Sergisi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)