14 Mayıs 2019 Salı

Şekeri Bırakma Atölyesi

Yakın bir zamanda şekeri bırakma -hiç olmazsa azaltma- kararı aldım ve şekeri bırakma atölyesine katıldım. Faydalanmanız için bazı notları sizinle de paylaşmak istedim:
 
"Entegre Beslenme ve Sağlık" olarak başlayan atölyede öncelikle sağlıklı olmak için beden-zihin bütünlüğünün sağlanması gerektiği anlatıldı. Neden peki? İstatistiklere göre, 1915 yılında bir insan yılda 8 kilo tüketiyormuş, 2011 yılında ise 60 kiloya çıktığı tespit edilmiş. Fazla şeker tüketilince damak tadı fazla şekere alışmış oluyormuş ve bu durum da insanda bağımlılık yaratıyormuş. Böylece şekerli tatlar istemeye başlıyorsunuz.
 
Şeker tüketiminin artmasının nedenlerinden birisi de şirketlerin pazarlama stratejileri denilmektedir. Özellikle çocuklarda ne kadar şekerli gıda olursa o kadar hoşa gittiği tespit edilmiş zira beyin bir şey ne kadar tatlı ise o gıdayı o kadar lezzetli bulmaya meyilli bir yapıya sahipmiş. Peki şeker dernek ne kastediliyor?
 
- Eklenmiş şeker: beyaz şeker, esmer şeker, glikoz şurubu, mısır şurubu.. vb.
-Doğal şeker ise, bal, pekmez, meyve şekeri, unlu mamuller ve laktoz. Hayatımızdan çıkarmak istediğimiz şeker grubu eklenmiş şekerlerdir.
 
Günlük Şeker Limiti Nedir? Kadınlar için 6 küp, erkekler için 9 küp şeker yeterlidir. Bir kutu kola ise bu limitin zaten üstündedir. Bu arada bir bardak portakal suyu da günlük limitin üstünde şeker içerir. Caramel Frappuccino içeriğinde 66 gram şeker içerir. Mısır gevrekleri de çok şeker içerir. Hazır meyveli yoğurtların da 100 gramında 14 gram şeker içerir. Etiketleri mutlaka okuyun, açıkça “sugar” yazmasa bile crystals, ..ose ise biten kelimeler, lactose, syrup gibi ifadeler de şeker anlamına gelir.
 
Şekerin zararları nelerdi? Şekerin diyabet, kanser, kandida, yaşlanma, kalp rahatsızlığı, yorgunluk ve inflamasyon gibi rahatsızlıkları tetiklediği iddia edilmektedir. Şeker beyaz kan hücrelerinin etkinliğini de azaltır. Aslında vücudun zaten kendi fonksiyonları için şekere ihtiyacı bulunmaktadır. Ancak önemli olan şekeri bir anda değil yavaş yavaş yükseltmektir. Bu nedenle sabah kahvaltıda simit yemeyin, mısır gevreği yemeyin. Zeytin, ceviz, bir dilim ekmek kahvaltı için tercih edilmelidir. Ayrıca, vücut şeker yükselince panik haline girdiği için, aynı şekilde şeker düşünce de paniğe girer. Vücut aşırı hızlı yoldan şeker temini emrini verir. Bundan da kaçınmak gerekir, hiçbir zaman şeker alt limite [75 mg] düşmemelidir.
 
Nasıl bırakılır?
 
- Motivasyonunuzu bulun: Hastalıktan kaçınmak isteyebilirsiniz, geç yaşlanmak, zinde kalmak, yorgun hissetmemek vb. belirli motivasyon kaynakları olabilir.
- Duygusal olarak hazırlanın: Duygusal olarak kendinizi hazır hissedince şekeri bırakın. Sigarayı bırakmak için asabiyet yaratabilir. Mesela kendinizi iyi hissettiğiniz bir tatilde başlanabilir.
- Alternatifleriniz yanınızda olsun: Hayatınıza tat katan şeyleri tespit edin, bunları pratiğe geçirin. Şekeri daha az isteyeceksiniz.
- Su içmeyi atlamayın: Canınız tatlı istediğinde bir bardak su içip bekleyin, zira vücut bazen su eksikliğinde de meyve & tatlı isteyebilir.
- Şekeri sağlıklı yağlarla değiştirin: Geçiş döneminde bal, meyve, kuru meyve gibi sağlıklı atıştırmalıkları da azaltın. Ancak zamanla bunları dahi çıkarın, 3 hafta şekerli hiçbir gıdaya yönelmeyin.
 
Günlük Diyette Neler Olmalı? Sağlıklı protein kaynakları, yulaf, esmer pirinç, ekşi mayalı ekmek, patates, kara buğday, chia, az şekerli meyveler (kivi, ayva, Hindistan cevizi, berries). Sebzeler, badem, fındız ve ceviz.
 
Kolay gelsin :)

29 Nisan 2019 Pazartesi

Detoks Atölyesi Notları

Geçtiğimiz hafta Detoks Atölyesine katıldım =). Aslında detoks yapacağımdan değil de, neler anlatılıyor merak ettim. Sizinle de paylaşmak adına birtakım notlar aldım. Umarım işinize yarar. Bu arada, sağlıklı yaşam için eğitimcimizin öncelikli tavsiyesi;
 
-  Satın aldığınız her gıdanın etiketlerini okumak ve içeriklerini öğrenmek,
 
- Yediğiniz her gıdanın ne kadar su/şeker/kalori içeriğinin her zaman bilincinde olmak,
 
şeklinde başlıyor. Nitekim doğruluk payı da var, ben de etiketleri okuma alışkanlığının  hepimiz için faydalı sonuçlar getirebileceği kanaatindeyim.
 
Detoks, vücutta biriken toksinlerin atılması için yapılmaktadır. Bunun yaygın uygulaması ise kısa süreli olarak sebze ve meyve suları ile beslenme yöntemi olarak izlenmektedir. Gerçekte ne kadar faydalıdır bilemiyorum, ama söylenenlere göre sebze ve meyvelerin sularını doğrudan tüketmenin, sindirimi kolay ve emilimi yüksek olduğu için, pişirme yöntemlerine göre vücut için daha sağlıklı olduğu iddia edilmektedir.
 
Detoks yapılacaksa nelere dikkat edilmelidir? Öncelikle detoks sağlıklı insanlar içindir, herhangi bir hastalığınız varsa, öncelikle doktordan görüş alınmalıdır. Hamileler ve süt veren anneler için tavsiye edilen yöntemler değildir. Şeker hastaları için meyve içerek detoks uygulamaları tavsiye edilmemektedir. Detoks sırasında ise sigara-alkol-kahve tüketimi bırakılmalıdır ki tam verim alınsın.
 
Neden detoks yapılmalıdır? Yeni bir başlangıç, arınmış bir vücut, iyi uyku düzeni ve sağlıklı beslenmenin getirdiği bir dış güzellik şeklinde açıklamalar yapılıyor. Ancak herkesin farkındalığı kendine diye yorumlamak isterim :)
 
Detoks içeceklerinin kullanım şekilleri nasıldır? Arınma [3-5 günlük detoks kürleri], öğün destek [sadece bir öğünü detoks içeceği olarak ayarlamak], akşam yemeği yerine bir detoks içeceği [dinner cancelation], normal beslenme düzenine devam ederek takviye amaçlı detoks içeceği tüketmek ya da normal içecek gibi günlük hayatta tercih etmek şeklinde kullanım şekilleri tavsiye edildi. Sanırım ben sadece günlük içecek olarak kullananlardan olacağım.
 
Son olarak birkaç önemli not:
 
- Hangi detoks programı seçildi ise, bu programa sadık kalmak gerekmektedir.
- Detoks yapılırken terlemeyi arttıran programlar tavsiye edilmektedir [buhar banyosu, sauna, egzersiz]
- Uykunun düzenli olması tavsiye edilmektedir.
- Kendiniz detoks kürü hazırlayacaksanız eğer soğuk sıkım özelliği olan makinelerde hazırlamanız tavsiye edilmektedir [Mutfak robotu tavsiye edilmemektedir]
 
Örnek detoks kürü:
 
- Yeşil elma-armut-marul-salatalık-kara lahana = CANLILIK-ENERJİ-METABOLİZMA-DETOKS

24 Şubat 2019 Pazar

Metamorfoz Heykel Sergisi

Aslında bu sergiye geçtiğimiz ay gitmiştim ancak bu konuda yazmayı unutmuşum. Serginin sahibi sanatçı Harun Hilmi Polat'ın eserleri birbirinden ilginç olduğu için hem sanatçıyı sizlere tanıtmak hem de eserlerinin fotoğraflarını göstermek amacıyla bu paylaşımı yapmak istedim. Plastik Sanatlar alanında doçent olan Harun Hilmi Polat, daha önce de grafik- fotoğraf ve heykel dalında  çeşitli özel ve karma sergilerde yer almış. Sanatçının Metamorfoz sergisi ise karışık malzemelerden yaptığı heykeller üzerine. Tahminimce sanatçı sergisinin adını Kafka'nın Metamorfoz kitabından esinlenmiş, zira bu kitapta Gregor Samsa'nın bir sabah dev bir böceğe dönüşmesi gibi, sanatçı çeşitli malzemeleri (fotoğraflardan anlayacağınız üzere) dev böceklere dönüştürmüş :). Sergi 1 Şubatta sona erdi ancak eğer farklı bir yerde karşılaşırsanız sanatçının sergisini mutlaka gezmenizi tavsiye ederim. Serginin açıldığı Tünel Sanat Galerisine de ara sıra uğrayabilirsiniz. Şimdiden iyi eğlenceler!


 
 
 

30 Ocak 2019 Çarşamba

Anar Eyni - Resim ve Heykel Sergisi

Anar Eyni adından da anlaşılacağı üzere Azeri bir sanatçı. Azerbaycan Devlet Güzel Sanatlar Fakültesi Anıtsal Heykel Bölümü mezunu sanatçının daha önce bir yarışma dolayısıyla beğenilen ve İzmir İnciraltı Gençlik Parkı'nın meydanına dikilen bir anıt eseri de bulunmaktadır. Hatta bu şekilde Türkiye'de farklı noktalarda anıt heykelleri de bulunmaktadır. Çeşitli galeri ve özel koleksiyonlarda eserleri bulunan Anar Eyni'nin Tünel Sanat Galerisi'ndeki sergisinde heykellerinin yanı sıra resimleri de bulunmaktadır. Karışık teknikle yaptığı heykellerde karma malzemeler kullandığı anlaşılmakta: tekerlek, cep telefonu, oyuncak, ibrik, saat gibi malzemelerden sade fakat çarpıcı heykel eserler meydana getirmiş. Resimleri de bir heykel çalışmasının ön taslağı gibi, bazı resimleri mekanik-soyut formlar gibi, bazıları ise İran minyatürlerinden esinlenilmiş gibi yapılmış. Ben farklı konulardan esinlenen ve birbirinden farklı eserler verebilen sanatçının eserlerini beğendim. Size de bu sanatçıyı tanımanızı tavsiye ederim. Sanatçının sergisi 1 Şubata kadar Tünel Sanat Galerisi'nde devam edecek, size şimdiden iyi eğlenceler!

30 Kasım 2018 Cuma

Doğaya Pitoresk Dokunuşlar Sergisi

Bugün Hayrettin Sönmez Atölyesinden farklı sanatçılara ait ve aynı şekilde Hayrettin Sönmez'e ait resimlerden oluşan bir sergiye katıldım. Serginin adından da anlaşılacağı üzere (Doğaya Pitoresk Dokunuşlar) sergideki eserler konularını genellikle doğadan almıştı. Ressam Sönmez de kendisini "peyzajın gözlemsel inceliklerini renkli bir paletle yansıtan" sanatçı olarak tanımlamıştır. Diğerlerini tek tek not etmedim ancak solda yer alan tablo ressam Hayrettin Sönmez'e ait yağlı boya ile yaptığı "Gülhatmiler" tablosu. Bu eser ressamın kendisini nasıl tanımladığını da açıklıyor aslında: Doğa izlenimcisi. Sergide 16 farklı ressamın doğa kompozisyonlarından oluşan eserleri yer alıyor. Tümünde de peyzaj konuların yanı sıra atölyesinde eğitim ya da destek aldıkları Hayrettin Sönmez'den de izler bulacaksınız. Sizinle birkaç sergi fotoğrafı paylaşıyorum, eğer ziyaret etmek isterseniz sergi 30 Kasıma kadar Tünel Sanat Galerisi'nde devam edecek. Şimdiden iyi eğlenceler!



 
 

7 Kasım 2018 Çarşamba

Phuket (Thailand) Gezi Yazısı

Aslında ilk defa bu kadar uzak bir rotaya gidiyorum, daha önceki yazılarımda göreceğiniz üzere, gezi tercihlerimizi şimdiye kadar daha yakın (birkaç saatlik uçuş noktaları) şeklinde belirlemiştik. Ancak bu kez balayı rotası olduğu için gözde balayı noktalarından birisi olan Phuket'i tercih ettik :). Phuket'e herhangi bir amaçla (gezi-tatil-balayı fark etmez) giderseniz eğer, gitmeden önce ilk yapacağınız şey mevsimi tespit etmektedir. Türkiye'nin de içinde bulunduğu Kuzey yarımküre kış mevsimini yaşarken Phuket en güzel mevsimini yaşıyor, yani: Kasım-Şubat arası. Aslında Phuket yılın on iki ayı sıcak ancak Kasım-Şubat arasındaki dönemde yağmur azaldığı için tatilciler için daha iyi bir dönem oluyor. Mayıs-Ekim dönemindeki yağmurlar gibi olmasa da, bu dönemde de öğleden sonra hava sıcaklığı biraz azaldığında hafif şiddetli yağmurlar da olabiliyor ancak bu kısa süreli akşamüzeri yağmurları tropikal havayı serinlettiği için iyi de oluyor aslında :). Bu arada, havanın gündüzleri çok sıcak olması (36-38 derece) sizi ürkütmesin zaten klima kullanımı çok yaygın (kapalı mekanlar oldukça serin) bir de zaten kumsalda-denizde vakit geçireceğiniz için sıcaklık bir noktada hoşunuza gidecek bir şey olacaktır. Mevsimi ayarladıktan sonra geriye kalan uçak ve otel rezervasyonları. Başka bir prosedür yok zira: Vize yok! Evet, Thailand yalnızca kapıda vize uyguluyor, bunu da Phuket'e yaklaşırken size dağıtılan formları doldurduktan sonra pasaport kontrol noktasında pasaportunuza yapıştırıyorlar. Zaten turistik bir yer olduğu için pasaport kontrol noktasından geçmek pek de zor bir şey olmuyor.


28 Eylül 2018 Cuma

Elbise Diktirmek

Elbise diktirmek mi kaldı diyebilirsiniz :). Ama annemin gençliğinden kalan bu kumaşı görünce dayanamadım.

30 Ağustos 2018 Perşembe

Dünya Çocukları Fotoğraf Sergisi

İstanbul'da Burak Bora Anadolu Lisesi'nin mezunlar derneği tarafından yürütülen "Geleceğe Gülümse" projesi kapsamında açılan "Dünya Çocukları Fotoğraf Sergisi"ni gezdim geçtiğimiz ay. Sergide yalnızca Türkiye'den değil dünyadan da minik çocuklara fotoğraflar yer alıyor. Fotoğraf sanatçılarının tümü aynı liseden mi mezun bilmiyorum ama zaten serginin de amacı sosyal sorumluluk bilincini yayarak ve örnek oluşturarak Geleceğe Gülümse projesine destek sağlamak. Sergi kataloğunda yazdığına göre, sergide 56 fotoğrafçının fotoğrafı bulunmakta ve bu fotoğrafların Küba, ABD, Nepal, Fas, Hindistan ve Tanzanya'da çekildiği belirtilmektedir. Sergi 13 Temmuzda sona erdi ama projenin dönem dönem farklı yerlerde aynı şekilde sergilerle devam edeceği kanaatindeyim. Eğer denk gelirseniz minik sevimli yüzlerin sergisini gezmenizi tavsiye ederim, verdikleri pozların sizi gülümseteceğinden eminim. Şimdiden iyi eğlenceler!
 
 

27 Ağustos 2018 Pazartesi

Salda Gölü

Salda Gölü hakkında çok şey yazıldı çizildi, özellikle ünlü bloggerların tanıtımıyla son bir yılda yüksek sayıda ziyaret aldı. Hatta yakın zamanda 30.000 kişilik bir konser de planlandı ancak çevrecilerin tepkisi ile konser iptal edildi (bu konuda detaylı bilgim olmadığı için yorum yapamıyorum, muhtemelen çevreciler haklıdır). Salda Gölü hakkında benim daha önce bilgim yoktu, ben de herkes gibi popüler olunca öğrendim. Biz de bayram tatilinde dönüşte yolumuzun üzerinde olduğu için Salda Gölü'nü ziyaret ettik. Bayram tatili olması nedeniyle gölün çevresi çok kalabalıktı, bu nedenle gölüm tüm güzelliğini tam anlamıyla göremedim. Yeşilova Belediyesi gölün bir kısmının turizm açısından da faydalı olacağını düşünerek plaj gibi kullanılmasına müsaade etmiş. Zaten bazı kaynaklarda gördüğüm kadarı ile yüzülebilen alanları sırını çizilerek yalnızca bu alanlarda yüzülmesine müsaade ediliyormuş. Bu plaja yakın alanda tatilciler için minik ahşap evler de inşa edilmiş, ayrıca kamp çadırınız varsa kamp yapabileceğiniz alanlar da mevcut. Fakat göl çevresindeki ormanda tilki, yılan veya keler gibi vahşi tabir ettiğimiz hayvanlara da rastlanabiliyormuş, bunu da şimdiden belirteyim :). 

Göl hakkında merak edilenlere gelince... Göl Burdur'un Yelişova İlçesi'nde yer alıyor. Toplu taşıma vb. var mıdır bilmiyorum ancak biz arabayla gittiğimiz için sanırım şimdilik en iyi ulaşım yolunun araba olduğunu söyleyebilirim (ilçeye 4 km mesafede). Ölçülebilen derinliği ile Türkiye'deki en derin göl olduğu söylenenler arasında (185 mt). Burdur-Yeşilova'ya giderken bazı mermer ocakları gördük, hatta köy yolları bile beyaz tozla kaplanmış gibiydi. Sanırım Burdur'un bu mermer çıkarılmasına müsait toprak yapısı nedeniyle gölün rengi de turkuaz, zira çevresindeki plaj alanı beyaz kum/çakıl ile kaplı. Tabi henüz suyun berrak ve temiz olması da bu açık mavi/turkuaz rengi veren etkenlerden sayılabilir. Gölün etrafında henüz yerleşim yok, bu nedenle kalabalık olmayan bir dönemde -çok geç olmadan- Salda Gölü'ne kısa bir ziyaret gerçekleştirebilirseniz manzaradan çok hoşlanacağınızı düşünüyorum. Hepinize şimdiden iyi eğlenceler!