AŞK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
AŞK etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Ocak 2017 Pazar

Yeni Yıl Planları - 2017

Anımsarsanız, önceki iki yıl da bu yönde yazılar ve planlar yapmıştım ve büyük oranda uygulamaya koymuştum. Aslını sorarsanız, hiçkimsenin (benim de sizin de) bu şekilde planlarınızı yazıya döküp uygulamaya koymaya ihtiyacınız yok, ancak yeni yılın ilk günü, durup da geriye baktığınızda, neleri yapıp neleri yapmadığınızı daha net görüyorsunuz :) O nedenle ben tavsiye ediyorum, oldukça motive edici oluyor. 2016 yılı çok fazla değişimleri içeriyordu benim için, hayatımda çok değişiklik yaşandı. Kötü şeyler yaşanmadı elbette, iş değiştirdim, yüksek lisansa başladım, bazı kararlar aldım. Henüz iyi mi kötü mü bilmiyorum, ancak 2017 yılı bana gösterecek bu seçimlerimn sonuçlarını. Hayat tercihlerden ibaret değil mi zaten? Hadi beraber geçtiğimiz yılın bilançosuna bakalım ve yeni planlar yapalım:

2016 yılı kazanımlarım:

- Kitap bloguma göre, bütün yıl boyunca 49 kitap okumuşum, iyi bir tempo diye düşünüyorum, yaklaşık haftada bir kitap okumuşum: http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/

- Sinema bloguma 44 kayıt girmişim, bu durumda ayda yaklaşık dört film izlemişim diyebilirim. http://sinemubi.blogspot.com.tr/

- Bu blogda yazdıklarıma bakılırsa, geçtiğimiz yıl daha önce detaylı şekilde görmediğim 5 yere gitmişim (Sapanca-Abant, Karaköy-Hasköy, Barselona, Adatepe Köyü ve Denizli gezi yazıları), 1 kere yurt dışına çıkmışım. 2 yeni yemek öğrenmişim ve planladığım gibi 2 yağlı boya tablo bitirmişim. Bir önceki yıla göre performansım biraz düşmüş, nedenini bilmiyorum, sanırım iş yoğunluğum arttığı için, bir de yüksek lisans da beni etkilemiş olabilir tabi.

Yine de fena değil ben mutluyum. Bakalım 2017 için planladıklarımın ne kadarını yapabileceğim:

- Haftada bir kitap okuma fırsatım olsun, çok ideal! Ancak bu yıl en azından 3 tane İngilizce kitap okumak istiyorum, bu konuya ağırlık vereceğim.
- Daha fazla tiyatro, resim sergisi, fotoğraf sergisi vb. gitmeliyim, her geçen yıl azaldığını fark ettim. 
- Resim kursunu aksatmayacağım ve yine planım iki adet tablo bitirmiş olmak!
- Yüksek lisansı başarıyla bitirmek :)
- Bu yıl da en az 2 kere yurt dışına çıkmak istiyorum! Vaktim olursa, hem İstanbul'u hem de Türkiye'yi elimden geldiğince keşfetmeye devam edeceğim. 
- Spor yine yıllık gündemimde değil ancak evde bazı çalışmalar yapabilirim diye düşünüyorum.
- Bu yıl iki makale yayınlatmak istiyorum, komisyon çalışmalarına da devam edeceğim, umarım nefes almaya da fırsat bulurum.

Geçen yıl ile aynı şekilde bitireceğim yazımı, planlarımı gerçekçi yaptığım için gerçekleştirebileceğimi düşünüyorum, yeter ki fırsatım ve sağlığım olsun. Ben çalışmalara başladım bile, siz ne alemdesiniz? Herkese mutlu yıllar dileğimle!

19 Ocak 2014 Pazar

Aşk - İlham İkilemi

Dudaktan Kalbe eserinde bir Aşk-İlham dilemmasından söz ediliyordu yanlış anımsamıyorsam. Belki de hayata karşı bu kadar tecrübem (şu anda çok tecrübem olduğunu söylemiyorum, kitabın okunduğu zamana göre daha fazla olduğundan söz ediyorum) olmadığı için o zaman ben bunu anladığımı sanıp geçiştirmişim. Son zamanlarda yaşadığım bir aydınlanma (Bir İskandinav mitolojisi buna "Erleichda" diyor) bu ikilemi çok derinden anlamamı sağladı. Kitabın hikayesini bilenler sanırım beni anladılar ancak biraz açıklama yapmak da iyi olur diye tahmin ediyorum. Demek istediğim eğer kafanızda bir engel varsa bazı duyguların daha derin yaşandığıdır - hatta öyle yoğundur ki somutlaşır -. Böylelikle  var olduğunu düşündüğümüz engel - öyle ya da böyle, somut veya soyut - artık bizim duygularımızı yönlendirmeye başlar. Belki buradan bu hayali sevdaların cazibesinin üzerimizdeki etkisinin tahmin ettiğimizden fazla olduğu sonucuna da varabiliriz (Şu anda okuduğum Midak Sokağı da bu cümleye ilham olmuş olabilir). İşte bu noktada bize düşen bu duygu yoğunluğunu kanalize edecek bir şey bulmaktır. Başarabildiğimiz noktada şanslı insanlarız, başaramazsak, üzülmeyelim yalnız değiliz :) (Bkz. Sevgilim Dalida'nın hazin öyküsü).

Dün yakın bir arkadaşımın doğum gününü kutladık bir pub'da. Yine eski-yeni tüm arkadaşlar bir araya geldik. İyi mi oldu kötü mü tam anlayamadım (?) ama en azından eğlenceli bir gün oldu ve yeni insanlarla da tanıştım. Yeni insanlarla tanışmanın, aynen tebdil-i mekan gibi bir avantajı var benim fark ettiğim: Senden bağımsız hayatlar var dünyada, senin neler yaşamış olduğunu şimdiye kadar asla bilmediğin hayatlar (şu dünyanın merkezinde değilsin, ve bak yaşam aslında akıp gidiyor). Bu sana farklı duygular hissettirmiyorsa eğer henüz hayata dair bir şey öğrenememişsin demektir.