22 Temmuz 2013 Pazartesi

Sadberk Hanım Müzesi

Hazır hafta sonu Gümüşdere'ye at biniciliği eğitimi için gitmişken, Sarıyer sahilde biraz dolaşıp Sadberk Hanım müzesine gittik. Sadberk Hanım müzesi Koç Vakfı tarafından 1980 yılında Azeryan Yalısında kurulmuş (yalı Sarıyer sahilde, denize nazır). Sadberk Koç Vehbi Koç'un eşi ve adını taşıyan müzede kendisinin muhtemelen pek çoğu aile yadigarı olan Osmanlı işlemeleri, çinileri, örtüleri ve diğer eşyaları sergileniyor. Aslında müze iki binadan oluşuyor ve bu Osmanlı eserleri girişte hemen sağdaki bölümde yer alıyor. Solda diğer koleksiyonerlerin müzeye bağışladıkları Antik dönemlere ait eserler yer almakta:
 
Bu eserler ünlü koleksiyoner Hüseyin Kocabaş tarafından 1983 yılında müzeye bağışlanmış. Böylece oldukça zengin bir arkeolojik koleysiyon mevcut: çanak, çömlekler, silahlar, takılar ve pek çok şey. Müze dışarıdan göründüğü gibi değil, içerisi oldukça büyük. Yıllarca önünden geçmiş olmama rağmen hiç ziyaret etmemiş olmam benim bir eksikliği zira bu kadar zengin bir koleksiyonla karşılacağımı hiç düşünmemiştim:
 
 

 





 
Yolunuz düşerse Büyükdere Caddesi üzerinde 27 numarada bulunan bu müzeyi gezmenizi tavsiye ederim. İyi eğlenceler!

16 Temmuz 2013 Salı

Lavi Tekniğiyle Çizim Yapmak

Uzun zaman önce katıldığım bir Uzakdoğu Sergisinde öğrendim bu tekniği (Çin'den gelen resim ve heykeller sergileniyordu). Lavi tekniğini de ilk bu sergide gördüm. Lavi ile çizim, çini mürekkebinin sulandırılmasıyla yapılan bir çalışma olup tek renk boya kullanılmaktadır. Konu veya desen kağıda hafifçe çizilir ve sonrasında kağıt hafifçe nemlendirilir (fazla su sünger veya pamuk yardımıyla alınabiliyor). Aksi durumda kağıt kuruduğunda benim çizimlerin gibi bombeli oluyor :) Sergideki çizimler aslında amatör çizerler için. Sulandırılmış mürekkep ve çizimler zaten hazırdı. Alttan ışıklandırılmış masa şeklinde panolar vardı ve bize verdikleri şeffaf kağıtların altından pano üstündeki resimler ne olarak görülebiliyordu. Bu resimlerin kopyalarını yaptık denebilir ama açıkçası bana zor geldi :). Çünkü resimler her ne kadar net görünse de, fırçayla bir yerden başladığımda altta görünen desen kafa karıştırıcıydı. Sonrasında çizimlerimi taştan yapılmış Çin mühürleri ve kırmızı mürekkeple mühürledim (yapmaz olaydım, her yere bulaştı). Çok eğlendim yaparken, bir şekilde rastlarsanız siz de deneyin. 








Çin mürekkep resimleri Çin Güzel Sanatlarında özgün bir dal olarak öğretiliyormuş. Çinlilerin dünyayı algılama ve yorumlamasında önemli ve özel bir yöntem olarak bilinen mürekkep resimleri dünya güzel sanatlarının çok yönlü olmasına da katkı sağlıyor. 

10 Temmuz 2013 Çarşamba

SAKÜDER 2. Antalya Resim Sergisi

Bu Antalya'da tatil yaptığım sırada da boş durmadım tabi ki. Yine kültür-sanat aktivitelerinde bulundum. 100. yıl caddesinde Aydın Kanza parkının içinde bulunan Aydın Kanza Güzel Sanatlar Galerisinde Sanat ve Sanatkarlar Topluluğu Kültür Derneği (SAKÜDER)'nin Cumhuriyet'in kuruluşunun 90. yılında 2. Antalya Resim Sergisini gezdim. Sergide bu etkinlikte yer almak isteyen pek çok sanatçının eserleri bulunuyordu (her sanatçıya 2 resimlik izin verilmiş). Bu nedenle pek çok farklı teknikle yapılmış sanat eserlerine rastlamak mümkündür: yağlı boya, dijital çizim, kara kalem ve diğer tekniklerle. Beğenerek inceledim pek çoğunu. Daha fazla resim çekmek isterdim ancak maalesef fazla dikkat çekiyordum :). Sergi kataloğundan  bugün gördüğüm kadarıyla sergi 7 Temmuzda sona ermiş. Ancak SAKÜDER'in internet sitesini ve resmi facebook/twitter sayfalarını takip etmekte fayda var. Diğer sergiler konusunda bilgi sahibi olabilirsiniz.
 
 
 
 
 
 
 

9 Temmuz 2013 Salı

Antalya'nın Sokak Ressamları

Geçtiğimiz hafta Antalya'ya tatile gittim. Antalya çok güzel bir şehir. Şehir merkezinin denizle iç içe sahil kasabası görüntüsü, yolların çiçekli - ağaçlı peyzaj düzenlemeleri, yeşil iç açıcı parklar ve tertemiz planlarıyla tatil için birebir bir yer. Özellikle akşamları ılık ve yasemin kokan havasında Konyaaltı Caddesinden Cumhuriyet Meydanına ve Kapalı Yola doğru yürümek çok eğlenceli. Tabi bu güzergahta turistlerin ilgisini çekmek için kurulan hediyelik eşyaların satıldığı minik standlar, kariskatüristler, sokak sanatçıları vardı. Resim sanatına olan ilgim nedeniyle en çok dikkatimi sokak ressamları çekti. Cumhuriyet Meydanın'dan Dönerciler Çarşısına doğru yürürken neredeyse her elli metrede bir sokak ressamı ile karşılaşıyorsunuz. Hepsi aynı şeyi yapmıyor üstelik. Yağlı boya tablolar, kara kalem resimler veya yüzünüzün karikatürünü yapıyorlar. Antalya'yı tekrar severken en çok eğlendiğim akşamlardan birisi bu oldu:
 

21 Haziran 2013 Cuma

Sanctum (Dip)

Son zamanlarda dalış yaptığım için bir dalış ekibinin başından geçenlerin anlatıldığı bu film ilgili çekti. Titanik ve Avatar'ın ünlü yönetmeni James Cameron'un üç boyutlu hazırlanmış yeni macera filmlerinden birisi Sanctum. Kelime anlamı özel oda demek ancak Türkçeye "Dip" olarak tercüme edilmiş. Filmde Güney Pasifik'te dünyanın en bakir parçalarından birinde, büyük, derin ve girilmesi çok zor bir mağaranın dibindeki göle dalarak keşifler yapmaya çalışan bir dalış ekibinin hikayesi anlatılmaktadır. Tropik bir fırtına mağaranın girişini kapatınca, suların da yükselmeye başlamasıyla tek kurtuluşlarının derinlere dalarak başka çıkışlar bulmak olduğunu fark eden maceracılar, çıkış yolu ararken hem hayatta kalma mücadelesi verip hem de an be an artan panik dalgasıyla başa çıkmak zorunda kalırlar. Hikayenin National Geographic ekibinin yaşadığı gerçek bir olaya dayandığı iddia edilmektedir. Gerçek bir olaydan esinlenilse de pek çok sahne/olay gerçekten uzak gibi geldi bana. İlk olarak, mağara dibinde bulunan bir gölde hiçbir şekilde ışık kaynağı bulabileceğimizi düşünmüyorum, bu nedenle dalgıçların maskelerinde bulunan fener dışında bir aydınlatma aracı devre dışı kaldığında ortamın zifiri karanlık olması gerektiği kanaatindeyim niyeyse. Neyse, bu şekilde biz de çevredeki kaya oluşumunu görmüş olduk :)

19 Haziran 2013 Çarşamba

Atatürk Inkılap Müzesi - 1981

Atatürk Inkılap Müzesi evimin çok yakınındaymış meğer. Bu hafta sonu gitme fırsatı buldum. Müze, Şişli'de Halaskargazi Caddesi'nde yol üzerinde bulunuyor. Tanıtımlarında yazdığına göre Atatürk bu evi 1918 yılında kiralamış ve bir yıl boyunca annesi ve kız kardeşi ile birlikte bu evde yaşamışlar (evin asıl sahibi Kasabyan ailesiymiş). Müzede maalesef evin kullanılırken sahip olduğu eşyalar yok yalnızca duvarda evin kullanımına ilişkin bir plan var. Dolayısıyla müzede Atatürk'ün hayatıyla ilgili fotoğraflar, giysileri ve diğer özel eşyaları, inkılaplarıyla ilgili belgeler ve ressamların Atatürk tabloları yer almakta. Ressam İbrahim Çallı'nın tablosu, İbrahim Ferit'in, ressam Emin'in Atatürk portreleri ve Zeki Kocamemi'nin Atatürk'ün cenaze merasimi ile ilgili tablosu da duvarlarda asılı. Söylenildiğine göre, müze daha önce bir yangın geçirmiş, bu nedenle uzun yıllar tadilatta kalmış ve yapıldığı dönemin özelliklerine sadık kalınarak restore edilmiş ve 19 Mayıs 1981'de müze olarak yeniden açılmış. Yolunuz düşerse, Halaskargazi Caddesinde üç katlı, sevimli pembe bir ev görürseniz, on dakikanızı ayırıp ziyaret edebilirsiniz. İyi eğlenceler!
 
 





14 Haziran 2013 Cuma

Karma Resim Sergisi - Şirket-i Hayriye Sanat Galerisi

Kadıköy'de vapur iskelesinin -denizi karşınıza alırsanız- hemen sağında büyük bir sanat galerisi var. Bu hafta sonu burada sergilenen Karma Sergiyi gezme fırsatım oldu. Resimler farklı farklı ressamlar - veya resim eğitimi alan kişiler - tarafından yapılmış. Bu nedenle her biri diğerinden farklı. Bazı resimler ise ressamlarının psikolojilerini merak ettirecek kadar enteresan, izninizle paylaşmayacağım :).
Sanat galerisi çok geniş ve aydınlık. Dolayısıyla Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen onlarca resim ve sanat eseri sergileniyor ve ferah bir salonda bu eserleri incelemek de ekstra keyif veriyor. Bu sergiyi hafta sonu gezdim ancak izlenimlerimi sizinle paylaşmakta biraz geç kaldım. Bu sebeple, benim fotoğraflarını çektiğim resimlerle yetineceksini çünkü sergi 12 Haziranda sona erdi. Olsun, en azından artık biliyoruz ki, Kadıköy vapur iskelesinin çıkışında sağda bir sanat galerisi var rahatlıkla her zaman gezebiliriz. İyi eğlenceler.
 




4 Haziran 2013 Salı

Mono - Log Resim Sergisi - Çağlar Doğru

Çağlar Doğru'nun Mono-Log resim sergisine Tünel Sanat Galerisinde geçen hafta Taksim'de olaylar patlak vermeden gitmiştim. Uzun süredir yazma isteğim olmadı ancak şimdi biraz fırsat bulabildim. Ressam Mimar Sinan Güzel Sanatlar mezunu ve şu anda sanat konusunda akademik olarak çalışmalarını sürdürüyor. Ressamı araştırmamın sebebi bu Mono-Log sergisi. Nasıl bir ruh haline sahiptir diye merak ettim :). Aslında açıkçasını söylemek gerekirse resimlere hakim olan siyah-beyaz-bej-gri tonlar ve yapılan eserler beni biraz korkuttu. Duman arkasından ruh gibi bakan yüzler, çığlık atan kadın ve erkek siluetleri ve diğerleri. Sıcak havada biraz serinletme etkisi yaptı açıkçası, o sebeple eğer hala gösterimde ise görmenizi tavsiye ediyorum :). Aslında serginin 7 Hazirana kadar devam ediyor olması gerekiyor ancak halihazırda Tünel Sanat Galerisi ziyaretçilere kapısını açıyor mudur bilmiyorum. Resimlere bir göz atın isterseniz: