-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-
The most dangerous risk of all - the risk of spending your life not doing what you want on the bet you can buy yourself the freedom to do it later.
11 Ağustos 2014 Pazartesi
Selçuk - Efes Antik Kenti Gezi Yazısı
-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-o-
31 Temmuz 2014 Perşembe
Antalya Arkeoloji Müzesi
29 Temmuz 2014 Salı
"Çizginin Zerafeti" Sergi
Bu hafta Beyoğlu Belediyesi Sanat Galerisinde Bilal Akkaya'nın "Hat Sanatı" ile yapılmış eserlerinden oluşan bir sergiyi gezme fırsatım oldu. aslında amacım Tünel'de resim sergisi gezmekti ancak bu hafta resim sergisi mevcut olmadığından, diğer alternatife geçiş yaptım. Sergide hat sanatı ile yapılmış desenler/şekiller öyle zarifti ki, "Çizginin Zerafeti çok özgün olmasa da, sergiyi en iyi özetleyen isim olmuş kanaatimce. Sergideki İslam ve Arap sanatı motifleri de dikkat çekiciydi ki, bu konuda tanıtımda şu ifadelere yer verilmiş: "Geleneksel İslam sanatları arasında yer alan hat sanatını günümüz bakış açısıyla yorumlayarak geçmişle bugün arasında bir bağ oluşturmak isteyen Bilal Akkaya eserlerinde klasik Arap alfabesini çağdaş bir bakış açısı ile ele alıyor". Sergiyi 9 Ağustosa kadar gezebilirsiniz, çizgilerdeki zerafeti görmenizi tavsiye ederim. İyi eğlenceler!
21 Temmuz 2014 Pazartesi
Ayvalık Dalış/Gezi Yazısı
Ayvalık'a aslında dalış amacıyla gittik ancak aynı zamanda biraz fırsat bulup Cunda'yı ve çarşısını da gezebildik. Bu gezi de bir karar aldım, bir sonraki Ayvalık'a gidişim tamamen gezip görme amaçlı olacak (umarım). Çünkü dalış gezilerinde çok az yeri gezebiliyoruz, dolayısıyla bu gezide de yalnızca Cunda Adasını ve Ayvalık çarşıyı görebildik (ama dalışlarımız harikaydı). Cuma akşamından yola çıktıktan sonra gece Balıkesir-Susurluk'ta meşhur Salçalı tost ve ayranı içtikten sonra sabah Ayvalık'taydık ve birkaç saat uyuduktan sonra Marina'da bekleyen dalış yapacağımız tekneye gittik (Kuzey Mavi Dalış merkezi teknesi ile dalış yaptık ve deneme ve turist dalışı da yapıldığından, profesyonel olmanıza gerek yok, katılmak isterseniz gelebilirsiniz). Sabah ve öğleden sonra olmak üzere açıklardaki bir Yunan adasında ("Meline Adası") iki dalıştan sonra Ayvalık'a geri döndük ve birkaç saat dinlenip hazırlandıktan sonra Cunda Adası'na akşam yemeği için gittik.
Pazar akşam (20:00'de) İstanbul'a doğru yola çıktık. Bu arada Ayvalık'ın tam çıkışında "Karadut reçeli - şurubu - pekmezi" satan bir stand var arkadaşlar. Ağzının tadını bilen sevgili dalış hocamız Karadut şerbetinin tadına bakmamız için burada durdu ve buz gibi şerbetin o sıcakta mayhoş tadıyla beni benden aldığını söylemeliyim. Mutlaka denemelisiniz. Yola devam ettiğimizde, maalesef tam olarak nerede olduğunu söyleyemeyeceğim bir noktada (Sanırım Balıkesir çıkışında bir yerdeydi, çok yorgun ve uykuluydum dikkat edememişim) sac tava yapan bir yer keşfetmiş hocamız. Burada bol acılı bir sac tava keyfinden sonra yolumuza devam ettik ve gece 02:30 gibi İstanbul'a geldik. Ertesi gün biraz uykusuz kalacak olsanız da, böyle bir tecrübeyi mutlaka yaşayın derim! En azından dalgıç olarak profesyonel dalış yapmasanız da turist dalışı da denilen deneme dalışını tecrübe edebilirsiniz. Bu şekilde bu aktiviteyi sevip sevemeyeceğinizi de anlamış olursunuz.
8 Temmuz 2014 Salı
Sait Faik Abasıyanık Müzesi
Sait Faik Abasıyanık Müzesi Burgazada'da hayatının son dönemlerini geçirdiği köşkte Darüşşafaka Cemiyeti'nin katkılarıyla ziyarete açılmıştır. Sait Faik'in Darüşşafaka'da düzenlenen bir matine ziyareti sırasında burada ilgiye muhtaç çocuklardan çok etkilendiği ve annesi ile beraber vefatlarından sonra mal varlıklarından büyük bir çoğunluğunu bu cemiyete bağışladıkları bilinmektedir. Sait Faik'in annesi Makbule hanım, yazarımızın tüm telif haklarını ve müze yapılması koşuluyla Burgazada'daki köşkü cemiyete bağışladığı belirtilmekte ve cemiyetin de bu konuda gerekli özeni gösterdiği görülmektedir. Sait Faik'in yaşamış köşk tabiri caizse cennet gibi, yemyeşil bahçesi, sakin ortamıyla insanı dinlendiren bir huzura sahip. Müzenin içinde yaşarken kullandığı eşyalar, yazı masası, mektupları ve fotoğrafları sergilenmektedir. Ben birkaç fotoğraf çektim ancak fırsatınız olursa mutlaka siz de ziyaret edin ve hatta bir öykü kitabını da alın :) İyi eğlenceler!
"Söz vermiştim kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka neydi ki? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kağıt aldım. Oturdum. Ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

