The most dangerous risk of all - the risk of spending your life not doing what you want on the bet you can buy yourself the freedom to do it later.
30 Ağustos 2018 Perşembe
Dünya Çocukları Fotoğraf Sergisi
27 Ağustos 2018 Pazartesi
Salda Gölü
Göl hakkında merak edilenlere gelince... Göl Burdur'un Yelişova İlçesi'nde yer alıyor. Toplu taşıma vb. var mıdır bilmiyorum ancak biz arabayla gittiğimiz için sanırım şimdilik en iyi ulaşım yolunun araba olduğunu söyleyebilirim (ilçeye 4 km mesafede). Ölçülebilen derinliği ile Türkiye'deki en derin göl olduğu söylenenler arasında (185 mt). Burdur-Yeşilova'ya giderken bazı mermer ocakları gördük, hatta köy yolları bile beyaz tozla kaplanmış gibiydi. Sanırım Burdur'un bu mermer çıkarılmasına müsait toprak yapısı nedeniyle gölün rengi de turkuaz, zira çevresindeki plaj alanı beyaz kum/çakıl ile kaplı. Tabi henüz suyun berrak ve temiz olması da bu açık mavi/turkuaz rengi veren etkenlerden sayılabilir. Gölün etrafında henüz yerleşim yok, bu nedenle kalabalık olmayan bir dönemde -çok geç olmadan- Salda Gölü'ne kısa bir ziyaret gerçekleştirebilirseniz manzaradan çok hoşlanacağınızı düşünüyorum. Hepinize şimdiden iyi eğlenceler!
26 Haziran 2018 Salı
Atina - Pire Gezi Yazısı
Atina deyince hepimizin aklına gelen ilk yer tabi ki Akropolis. Akropolis her gün ziyarete açık ve giriş saatleri sabah 08:00-19:30 arası ve giriş ücreti 10 Euro. Fakat çok sıra olduğu için ne kadar erken giderseniz o kadar faydalı zira aksi durumda -hele bizim gibi yazın gitmişseniz - sıcakta uzun süre sıra bekleyebilirsiniz. Şehirden yaklaşık 100 metre yükseklikteki bir sarp kayalığa inşa edilmiş tapınaklar Anadolu'nun farklı yerlerinde de gördüğümüz klasik Yunan mimarisi tarzına sahip. Zaten şehrin adı da Akro (doruk) ve Polis (şehir) kelimelerinden türetilmiş. İçindeki Parthenon ve Beule Kapısı, Athena Nike Tapınağı ve Dionysos Antik Tiyatrosu ile gerçekten görmeye değer bir yer, mutlaka gitmenizi tavsiye ederim. Bu bölgede bir de Akropolis Müzesi bulunuyor. Müze pazartesi günleri kapalı ve içine girmek için ayrıca bilet almak gerekiyor. Akropolis çevresinden toplanan heykeller bu müzede sergileniyor.
Tavsiyeler:
- Yaz ayları çok sıcak oluyor, mümkün ise bahar aylarında gitmekte fayda var.
- Her ne kadar ucuz bir ülke de olsa, para birimi Euro olduğu için Euro - TL paritesini de düşününce harcamalara dikkat etmekte fayda var.
- Bir akşam tavernada eğlenin, Yunan mezeleri ile birlikte Uzo için. Yunanistan'a has biraları ve yemekleri deneyin.
- Alabiliyorsanız zeytinyağı, Uzo, minik seramik vazolar, heykeller veya nazar boncuklarından birer tane alın. Aynı şekilde bit pazarından hoşunuza giden birkaç parçayı alın.
- Yapabiliyorsanız bölgeye has müzikleri dinleyin, halk danslarınız izleyin.
Kendiniz için iyi bir şey yapmak isterseniz ve maddi gücünüzde buna elveriyorsa, seyahat listenize ekleyin. Hatta bol vaktiniz varsa, Atina'dan sonra Yunan Adaları cruise turuna çıkarak kültür ve deniz gezisi şeklinde seyahatinizi büyütebilirsiniz. Umarım Atina beklentilerinizi karşılar, şimdiden iyi eğlenceler dilerim!
Etiketler:
ACROPOL,
AKADEMIA,
AKROPOLİS,
ATHENS,
ATİNA,
ATİNA GEZİ YAZISI,
ERMOU STREET,
GREEK COFFEE,
KALAMARİ,
MONASTİRAKİ,
OUZO,
PİRE GEZİ YAZISI,
PLAKA,
SYNTAGMA,
ZEA LİMANI
24 Haziran 2018 Pazar
Osmanlı Resim Sanatını Anlamak
Koç Üniversitesi'nin mezunlar derneğinde geçtiğimiz aylarda belirli periyotlarda, önceden belirlenen konularda tarih söyleşileri yapıldı. Tümüne katılamadım ama "Osmanlı Resim Sanatını Okumak/Anlamak" söyleşisini görünce resim sanatında da ilgi duyduğum için katıldım. Söyleşiyi yapan kişi Hacettepe Üniversitesi'nde sanat tarihi alanında öğretim görevlisi olan Sn. Tülün Değirmenci'ydi. Alanına çok hakimdi ve sunumunu da resimlerle desteklemişti. Bu nedenle ben söyleşiden çok memnun kaldım. Anlatılan birkaç hususu size de aktarmak isterim: İlk anlatılan minyatür sanatçısı "Timurlu Ressam" da denilen, Ressam Behzat'tır. Ressam Behzat, en önemli eserlerini Fatih döneminde vermiş bir sanatçıdır, minyatür tarzda eserler verdiği için eserlerinde mekan algısı (perspektif) yoktur, ışık-gölge yoktur ve genelde yaygın bir ışık kullanır. Diğer ressam mahlası Nigari olan Haydar Reis'tir. Nigari 16. yy'da yaşamış, aynı zamanda şair de olduğu için şair biyografilerinde adı geçen bir sanatçıdır. Avrupa sanatından etkilendiği için İslam sanatında büst portre olmamasına rağmen, büst portre yapmıştır. Yeşil (nefti) rengi sıkça kullanır. Avrupa sanatından etkilenebilmiş olması, o dönemde Avrupalı sanatçılara resim yaptıran padişahların koleksiyonlarına ulaşabildiğini gösterir. Kanuni'yi ve oğlu Sarı Selim'i resmetmiştir. Diğer sanatçı Nakkaş Osman'dır. Kendisine klasik dönem resim sanatının temsilcisi de denilebilir. Çizdiği adamları hiyerarşiye göre boyutlandırır, genelde tarih resmedicisidir. Sade bir üslubu vardır ve olay odaklıdır. En önemli eserleri Şehname-i Selim Han ve Zigetvarname'dir. Anlatılan son sanatçı Nakşi Bey'dir. 17. yy'da yaşamış olan Nakşi Bey'in gerçek adı bilinmemektedir. Tarzı nüktedandır ve çizimleri karikatürize edilmiştir. Avrupa ressamlarından etkilenmiştir ve Nadir-i Divan'da resimleri vardır.

Tülün Değirmenci'nin anlattıkları kısaca bu kadar, eğer bu sanata veya sanatçılarına merakınız varsa bu isimler üzerinden çeşitli kaynaklardan aratarak bilginizi arttırabilirsiniz. Ancak size tavsiye edilen kitapları da iletmek isterim: Kültür Bakanlığı'nın Osmanlı Resim Sanatı adındaki kitabı, Derviş Zaim - Cenneti Beklerken ve Salman Rüşdi'den Floransa Büyücü'sü kitabıdır. İyi okumalar!
Not: Sağ ve soldaki resimler Nakşi Bey'in Nadir-i Divan'da resmetmiş olduğu minyatürlerdir. Aşağıdaki minyatürler ise Nakkaş Osman'a aittir.

Tülün Değirmenci'nin anlattıkları kısaca bu kadar, eğer bu sanata veya sanatçılarına merakınız varsa bu isimler üzerinden çeşitli kaynaklardan aratarak bilginizi arttırabilirsiniz. Ancak size tavsiye edilen kitapları da iletmek isterim: Kültür Bakanlığı'nın Osmanlı Resim Sanatı adındaki kitabı, Derviş Zaim - Cenneti Beklerken ve Salman Rüşdi'den Floransa Büyücü'sü kitabıdır. İyi okumalar!Not: Sağ ve soldaki resimler Nakşi Bey'in Nadir-i Divan'da resmetmiş olduğu minyatürlerdir. Aşağıdaki minyatürler ise Nakkaş Osman'a aittir.
Etiketler:
HAYDAR REİS,
MİNYATÜR,
NADİR-İ DİVAN,
NAKKAŞ OSMAN,
NAKŞİ BEY,
NİGARİ,
OSMANLI RESİM SANATI,
RESSAM BEHZAT,
ŞEHNAME-İ SELİM HAN,
TİMURLU RESSAM,
ZİGETVARNAME
23 Haziran 2018 Cumartesi
Resim Hocamız Ressam Muammer Güngör
31 Mayıs 2018 Perşembe
Atölye Rengim
30 Nisan 2018 Pazartesi
Yüksel Hancıoğlu Resim Sergisi
10 Nisan 2018 Salı
Işıltılar Resim Sergisi
Hafta sonu biraz hava almak için Beşiktaş'a gittiğimde Deniz Müzesi'nin Çaka Bey Sergi Salonunda Esin Erk Mashaki'nin "Işıltılar" resim sergisinin açılışı olduğunu gördüm. Resim sergilerine karşı bir zaafım olduğundan bu fırsatı kaçırmak istemedim :). Değişik tarzları denemiş de olsa sergide en çok natürmort tablolar (soldaki gibi gümüş ışıltılar olan objelerle) bulunuyordu. Birkaç portre ve bir deniz manzarası da vardı. Resim tekniği olarak da yağlı boya ya sa pastel boya kullanılmıştı. Ressamın hem tekniğini hem de renkleri kullanışını beğendim. Renkleri çok canlıydı, hatta gümüş & altın renkleri de kullanmış olması ayrıca hoşuma gitti. Özellikle minyatür tarzındaki denemelerindeki canlı renkleri beğendim. Minyatür gibi farklı bir sanat dalını aslında ben de denemek istiyorum. Bu hafta sonu gezdiğim bu sergi bana bu konuda ilham oldu. Sergi Beşiktaş Deniz Müzesinde 15 Nisan pazartesi gününe kadar ziyarete açık olacak, ilgisini çeken kişilere şimdiden iyi eğlenceler!
8 Nisan 2018 Pazar
Studio Masterpiece Galata
Benim bu şekilde bir organizasyondan haberim yoktu :). Aslında ben zaten hafta sonları resim kursuna giderek kendi çalışmalarımı yapıyorum, bunu zaten biliyorsunuz. Ancak bir arkadaşımın tavsiyesi ile bu organizasyona da katılmak istedim. Studio Masterpiece'de yapılan aktivite tam olarak şu şekilde: İnternet sitesinden hangi günde hangi eser var inceleyerek hem müsaitlik durumunuza hem de beğendiğiniz esere göre biletinizi satın alıyorsunuz (resim, seramik, string art, heykel atölyesi gibi seçenekler var), 19:00-21:00 arasında yapılan atölye çalışmasına gidip katılıyorsunuz ve keyifli birkaç saat geçirerek seçtiğiniz çalışmayı yapıyorsunuz. Hepsi bu kadar! Biz Galata'daki mekanı tercih ettik, ancak Masterpiece'in farklı yerlerde & şehirlerde şubeleri de var. Güzel bir müzik eşliğinde, daha önce hiç tecrübeniz olmasa bile güzel bir çalışma yaparak ve yaptığınız eseri alarak buradan çıkacaksınız. Bana sorarsanız güzel bir terapi yöntemi, ayrıca kendi içeceğinizi getirmenize de müsaade ediliyor. Bilet fiyatları 75 TL, eğer ilginizi çekiyorsa tavsiye ederim. Şimdiden iyi eğlenceler!
Not: Bizim yaptığımız resim soldaki zümrüt elbiseli kadın :).
İnternet Sitesi: https://www.studiomasterpiece.com/kopyasi-kopyasi-anasayfa
İnternet Sitesi: https://www.studiomasterpiece.com/kopyasi-kopyasi-anasayfa
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


