Hem Karadeniz mutfağı hem de farklı tatları bulabileceğiniz bir yer, üstelik de çok kolay bir yerde: Taksim'de. Çok aşina olmasam da, Karadeniz mutfağı benim ilgimi çeken, duyunca denemek istediğim bir lezzet. Dolayısıyla Klemuri'ye gitmek benim için eğlenceli oldu. Tam olarak bir restoran denebilir mi bilmiyorum, biraz küçük bir yer, cafe tarzında, ancak fiyatları uygun. Eğer yolunuz düşerse mutlaka yemeklerini denemenizi tavsiye ediyorum. Biz Mısır Ekmeği, Karalahana Çorbası, Ispanak Salatası ve Bademli Tavuk denedik. Muhtemelen Karalahana Çorbasını başka bir yerde denemişsinizdir ancak Ispanak Salatası ve Bademli Tavuk gerçekten tavsiye edebileceğimiz yemeklerden. "Silor" adındaki Karadeniz mantısı da beğenilen yemeklerdenmiş ancak denemediğimi için henüz bu konuda yorum yapamıyoruz :). Mekan sıcak bir ortama sahip ve lokasyon olarak Katip Mustafa Çelebi Mahallesi, Tel Sok, No: 2/1, Beyoğlu'nda. Denemek isterseniz diyorum ki, neden olmasın? Afiyet olsun!
The most dangerous risk of all - the risk of spending your life not doing what you want on the bet you can buy yourself the freedom to do it later.
31 Mart 2015 Salı
30 Mart 2015 Pazartesi
Türk ve İslam Eserleri Müzesi
Yenilenerek açılan müzelerden birisi olan (uzun bir tarihçesi var sanırım bir süre tadilattaydı) Türk ve İslam Eserleri Müzesi (TİEM) Ocak 2015'den bu yana ziyaret edilebilmektedir. Bu hafta sonu kısa bir "Eski İstanbul" gezisinde, daha önce fırsatımız olmadığı için müzeyi de ziyaret ettik. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olduğu için MüzeKart ile girebiliyorsunuz. Ayrıca, müzenin giriş kapısından girince hemen solda bulunan sergi salonundaki süreli sergiler ücretsiz (Müze Karta ihtiyaç olmadan) gezilebiliyor (bu hafta sonu Anadolu motifli halılar hakkında bir sergi vardı). Müze toplamda 7 bölümden oluşuyor: Yazı/yazma eserler, halı ve kilim, ahşap eserler, sikke ve mühürler, maden/cam ve seramik, taş eserler ve etnografya bölümleri. İstanbul Arkeoloji müzesi kadar büyük değil ancak genel bir fikir verecek eser sergileniyor. Müzenin önemli bir özelliği Türk ve İslam Sanat eserlerini topluca kapsayan ilk Türk müzesi olması ve ilk açılışını Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapmış olmasıymış. Kuruluş çalışmaları sırasında, Osmanlı topraklarının her yöresinden (vakıf, cami, türbe, tekke ve mescitler dahil) toplanan eserler bir araya getirilerek müze oluşturulmuş. Eğer merak ediyorsanız, Sultanahmet'e yolunuz düştüğünde ziyaret edebilirsiniz, müze Pazartesileri hariç hafta içi her gün 09:00 ile 17:00 arasında gezilebilmektedir. İyi eğlenceler!
10 Mart 2015 Salı
Celalettin Uzmen Resim Sergisi
Ressam Celalettin Uzmen'in resimlerinden oluşan ve Tünel Sanat Galerisinde ziyarete açılan sergiyi bu hafta sonu ziyaret ettim. 1901 Midilli doğumlu ressam Uzmen, 1930 yılında resim konusunda yetenekli olduğunu keşfederek yağlıboya ve suluboya resimler yapmaya başlamış ve eğitim almamasına rağmen kendi kendisini yetiştirerek eserler vermiştir. Belirli bir dönem sanat camiası tarafından tanınan ressamın resimleri bankalar, resmi kuruluşlar ve kütüphaneciler tarafından satın alındığı için, Uzmen'in eserlerine her an her yerde rastlayabilirsiniz. Aşağıdaki resimlerden de anlayacağınız üzere, ressam en çok peyzaj eserler vermiştir, özellikle doğum yerinin Midilli olması dolayısıyla, "deniz" ve "yeşil" temalarını resimlerinden sık sık görebilirsiniz. Sergi Tünel Sanat Galerisinde (Müeyyet Sokak, No:1, Tünel/İstanbul) 13 Marta kadar devam edecek, eğer ilginizi çekti ise, ziyaret edebilirsiniz. İyi eğlenceler!
3 Mart 2015 Salı
Baylan Pastanesi - Kadıköy
Baylan'ın Kadıköy'deki şubesine yakın zamanda gittik. Aslında kolay bir yerde olmasına rağmen (Muvakkithane Caddesi 9 numarada) mütevazi görünümünden dolayı gözden kaçma ihtimali çok yüksek.Söylendiğine göre 1923'ten bu yana İstanbul'un farklı yerlerinde (Beyoğlu, Karaköy, Bebek) faaliyet gösteren pastane Arnavut göçmeni bir pasta ustası tarafından kurulmuş (tabi uzun süredir hem isim değişikliği hem de sahip değişikliği olsa da tatları değişmemiş). Tavsiye edilen birkaç tadı var: Moncheri, Adisababa, Kup Griye ve Montebianco. Ben en çok tavsiye edilen tat olan Adisababa'yı denedim. Dondurulmuş krema, çilek, vanilya ve birkaç meyvenin daha tat verdiği malzemenin üzeri çikolata ile kaplanmış bir şekilde soğuk olarak servis ediliyor. Dondurma gibi değil, daha ziyade pastaya benziyor ancak serin ve hafif olması muhtemelen tercih edilmesini sağlıyor (özellikle yaz aylarında). Kup Griye de en çok beğenilenlerden ancak ben tadını da bildiğim için Adisababa'yı mutlaka denemenizi tavsiye ederim. İyi eğlenceler! :) (http://www.baylangida.com/index.php).
Etiketler:
ADİSABABA,
BAYLAN PASTANESİ,
BEYOĞLU,
GURME,
KADIKÖY,
KARAKÖY,
KUP GRİYE,
LEZZET,
MONCHERİ,
PASTANE,
TAT
25 Şubat 2015 Çarşamba
Mozaik Yapımı - Hayat Ağacı
Mozaik sanatına başlamak aklımda değildi ancak bu set bana hediye edilince ben de zevkle yapmaya başladım. Amatör bir uğraş olduğu için ve ilk çalışmam olduğu için yeterince güzel olmayabilir ancak ben beğendim :). Hobi dükkanlarında evya kitapçılarda bu mozaik setleri artık rahatlıkla bulabilirsiniz. Ancak içinde çıkan bar şeklindeki mozaikleri kırmak için kırma makasına ihtiyacınız olacak, bunu siz alıyorsunuz. Hırdavat ürünleri satan yerlerde rahatlıkla bulabilirsiniz ancak bir uyarı yapmak isterim: Benim aldığım gibi (resimdeki) bir kırma makası almayın, içinden yay geçen bir makas daha faydalı olur size eliniz daha az incinir (bazı mozaikler sert olduğu için baskı uyguladığınızda yaylı olmayan bir makas elinizi belli bir süre sonra incitiyor). Paketin içinde arka fon, resim, yapıştırıcı ve talimat çıktığı için geriye kalanı yapmak çok kolay, taşları kırın ve renklerine göre yapıştırın :). Yapılışı çok basit olan bu seti hazırlarken hem güzel vakit geçirecek hem de sanatsal el becerinizi arttıracaksınız. Kolay gelsin! Gustav Klimt'in 1905 yılında yaptğı bir resimden esinlenilen Hayat Ağacı (The Tree of Life) aynı zamanda çeşitli mitolojilere de konu olmuştur.
20 Şubat 2015 Cuma
Mezeler - 2: Yoğurtlu Kabak ve Havuç Kızartması
Bugünlerde yemek yapmakla oyalanıyorum. Hem havaların çok soğuk olması hem de işten erkek çıkmış olmam evde daha çok vakit geçirmeme neden olduğu için bir faydası olur diye düşündüm :). Dün akşam yine iki çeşit meze hazırladım kendime, ama bu kez bol sarımsak kullandım. Sarımsak hem lezzet veriyor yemeklere hem de doğal antibiyotik olduğu söylentileri dolayısıyla soğuk havalarda tavsiye ediliyor. Özellikle kabakla yapılan mezeye o kadar yakıştı ki, sanırım bu akşam tekrar yapacağım. Fazla bekletmeden malzemelere geçelim, Yoğurtlu Cevizli Kabak:
1 adet orta boy kabak (kişi sayısınca arttırılabilir)
2 Kaşık zeytinyağı
3 kaşık yoğurt (süzme yoğurt olursa daha iyi olur)
Bir diş sarımsak
Bir avuç dövülmüş ceviz
Tuz ve karabiber
İlk olarak kabağı yıkayıp soyarak rendeleyin. Hemen akabinde zeytinyağı koyduğunuz tavaya alarak tuz ve karabiberi ekleyip orta ateşte suyunu çekene kadar pişirin (kabak suyunu hemen bıraktığı için rendeledikten sonra beklememekte fayda var). Bir kasede yoğurt, bir kaşık zeytinyağı, ezilmiş sarımsak ve dövülmüş cevizden sos hazırlayın ve pişen kabak ile bu sosu karıştırın (ben olmadığı için koymadım ancak ince kıyılmış bir miktar dereotu da koyabilirsiniz). Cevizle veya dereotuyla süsleyip servis yapabilirsiniz.

1 adet orta boy kabak (kişi sayısınca arttırılabilir)
2 Kaşık zeytinyağı
3 kaşık yoğurt (süzme yoğurt olursa daha iyi olur)
Bir diş sarımsak
Bir avuç dövülmüş ceviz
Tuz ve karabiber
İlk olarak kabağı yıkayıp soyarak rendeleyin. Hemen akabinde zeytinyağı koyduğunuz tavaya alarak tuz ve karabiberi ekleyip orta ateşte suyunu çekene kadar pişirin (kabak suyunu hemen bıraktığı için rendeledikten sonra beklememekte fayda var). Bir kasede yoğurt, bir kaşık zeytinyağı, ezilmiş sarımsak ve dövülmüş cevizden sos hazırlayın ve pişen kabak ile bu sosu karıştırın (ben olmadığı için koymadım ancak ince kıyılmış bir miktar dereotu da koyabilirsiniz). Cevizle veya dereotuyla süsleyip servis yapabilirsiniz.
Yoğurtlu Havuca gelince... Hemen hemen aynı malzemelerle yapıyoruz:
1-2 adet havuç
Birkaç kaşık yoğurt
1 diş sarımsak
1 kaşık zeytinyağı
Aslında havucu da rendeleyerek hafifçe tavada soteleyip yoğurt - mayonez ile karıştırarak meze hazırlayabilirsiniz ancak ben bu kez farklı bir tarif denedim. Havucu dilim dilim doğrayıp, zeytinyağında hafifçe kızarttım. Akabinde kaseye alarak üzerine sarımsak-zeytinyağı-yoğurt ile hazırladığım sosu döktüm. Hiç meşakkatli bir tarif değil, yardımcı yemek olarak mutlaka deneyin. Nane ile süsleyip servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun!
1-2 adet havuç
Birkaç kaşık yoğurt
1 diş sarımsak
1 kaşık zeytinyağı
Aslında havucu da rendeleyerek hafifçe tavada soteleyip yoğurt - mayonez ile karıştırarak meze hazırlayabilirsiniz ancak ben bu kez farklı bir tarif denedim. Havucu dilim dilim doğrayıp, zeytinyağında hafifçe kızarttım. Akabinde kaseye alarak üzerine sarımsak-zeytinyağı-yoğurt ile hazırladığım sosu döktüm. Hiç meşakkatli bir tarif değil, yardımcı yemek olarak mutlaka deneyin. Nane ile süsleyip servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun!
19 Şubat 2015 Perşembe
Mezeler: Avokado ve Brokoli Salatası
Bir adet avokado
Bir avuç kadar iri dövülmüş ceviz
2 kaşık zeytinyağı
Yarım limon suyu
Tuz ve karabiber
Bu benim uyguladığım tarif ancak zevkinize göre baharatlar ve sarımsak ekleyebilirsiniz. Öncelikle avokadonun kabuğunu soyarak ortadan ikiye bölün ve yavaşça çekirdeğini çıkarın. Akabinde avokadoyu zevkinize göre çatalla ezin veya rendeleyin veya küp küp doğrayın (ben doğramak taraftarıyım). Minik bir kasede limon, tuz, karabiber ve zeytinyağından sos hazırlayın ve ceviz ile beraber doğranmış avokado ile karıştırın. Servis yapabilirsiniz :).
Diğer zeytinyağlı yemeği yapmak da oldukça kolay. Yoğurtlu brokoli, yıllardır benim en sevdiğim yemekler arasındadır, ama ilk defa kendim yaptım ve daha fazla sevdim. Bu kez -eğer seviyorsanız ve yemenizde bir sakınca yoksa- sarımsakla yapmanızı tavsiye ederim. Öncelikle malzemeler:
300 gr. brokoli (dilerseniz yarım kilo alabilirsiniz - iki kişilik olur)
1 kase yoğurt (süzme yoğurtla daha iyi olur)
Birkaç diş sarımsak (isteğinize göre)
Tuz
1 Limon suyu
3 kaşık zeytinyağı
Önce brokoliyi elinizle 3-5 parçaya bölüp yıkayın ve bir tencerede tuz eklediğiniz suda biraz haşlayın (çok haşlamanıza gerek yok). Zaten sebze olduğu için yenebilecek kadar haşlanması yeterli. Haşlanmış brokoliyi süzüp soğumaya bırakın ve sosunu hazırlayın. Sos için: Bir kasede yoğurdu, ezilmiş (veya minik minik doğranmış) sarımsağı, az miktar tuz ve zeytinyağını karıştırın. Bu sosu haşlanmış ve soğumuş brokoli üzerinde gezdirin ve dilerseniz 1 çay kaşığı kırmızı pul biberi (bu tamamen süs amaçlıdır) üzerine serpin. Böylece hem besleyici hem de oldukça pratik bir akşam yemeğiniz oldu, afiyet olsun!
300 gr. brokoli (dilerseniz yarım kilo alabilirsiniz - iki kişilik olur)
1 kase yoğurt (süzme yoğurtla daha iyi olur)
Birkaç diş sarımsak (isteğinize göre)
Tuz
1 Limon suyu
3 kaşık zeytinyağı
Önce brokoliyi elinizle 3-5 parçaya bölüp yıkayın ve bir tencerede tuz eklediğiniz suda biraz haşlayın (çok haşlamanıza gerek yok). Zaten sebze olduğu için yenebilecek kadar haşlanması yeterli. Haşlanmış brokoliyi süzüp soğumaya bırakın ve sosunu hazırlayın. Sos için: Bir kasede yoğurdu, ezilmiş (veya minik minik doğranmış) sarımsağı, az miktar tuz ve zeytinyağını karıştırın. Bu sosu haşlanmış ve soğumuş brokoli üzerinde gezdirin ve dilerseniz 1 çay kaşığı kırmızı pul biberi (bu tamamen süs amaçlıdır) üzerine serpin. Böylece hem besleyici hem de oldukça pratik bir akşam yemeğiniz oldu, afiyet olsun!
18 Şubat 2015 Çarşamba
Doğa Seni Çağırıyor Resim ve Heykel Sergisi
Türkiye'de 39 yıldır doğa koruma çalışmaları yürüten WWF (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) yararına düzenlenen "Doğa Seni Çağırıyor" resim ve heykel sergisi Zorlu Center Performans Sanatları Merkezinde ziyarete açılmış. Sergide 52 farklı sanatçının resim ve heykelleri sergilenmektedir. Modern insanın doğa ile ilişkisini sorgulayan sanatçıların yapıtlarından oluşan sergi, doğanın ve doğal hayatın yansımasını sunmaktadır (bu nedenle Zorlu Center'da yapılmış olsa gerek). Organizatörlüğünü Akın Ekici'nin yaptığı sergide, sanatçılar ağırlıklı olarak doğal hayatı yansıttığını düşündükleri eserlerini sergilemişler (aşağıdaki örneklerden tespit edebilirsiniz). Katıldığım bir nokta var elbette: her türlü olumsuzluğa karşın, hepimiz doğanın ve doğal hayatın bir parçası & yansımasıyız. Sergi Zorlu Center PSM'de 8 Mart 2015 tarihine kadar devam edecek, eğer ziyaret etmek isterseniz, iyi eğlenceler!
17 Şubat 2015 Salı
Santral Dükkan (Sntrl Dükkan) -Galata
Komisyon toplantılarımızı Beyoğlu'nda yaptığımız için toplantı sonrası Tünel'de değişik mekanları anıma fırsatımız oluyor. Bu kez Serdar-ı Ekrem Sokaktaki (28 Numara) Galata'nın en keyifli mekanlarından birisi olan Sntrl Dükkan'a gittik. Mekanın içi oldukça farklı (biraz küçük), tasarımcıların tasarladığı takı, ev eşyası vb. eşyalar sağ tarafta sergilenip satışa sunuluyor. İçerideki sıcak ortamdan etkilenip bir köşeye çekilerek insanları ve mekanı izlemek istiyorsunuz (özellikle loş ışıklandırma ve zevkli müzikler eşliğinde). Hafta içi olduğu için biz alkollü bir içecek içmedik ancak yemekler şahaneydi. Sntrl Burger'in ününü çok duymuştum zaten, ben burgerini denemeden edemedim. Burger sevenlere mutlaka tavsiye ediyorum! Ancak farklı tatlar peşindeyseniz, Akdeniz mutfağının farklı tatlarını menüde rahatlıkla bulabilirsiniz (tabi yanına tavsiye dilen bir kırmızı şarap denemek suretiyle). Yalnızca kahve içmek isterseniz, ev yapımı kurabiyeler de bulunuyor :). İyi eğlenceler & afiyet olsun! (İnternet sitesi: http://www.santraldukkan.com.tr/tr/index.html).
27 Ocak 2015 Salı
Hal ve Gidiş Resim Sergisi
26 Ocak 2015 Pazartesi
Kent ve Kolaj Resim Sergisi
Özlem Vargün'ün "Kent ve Kolaj" resim sergisi resim yapma teknikleri açısından ufkumu açtı diyebilirim. Ressam eserleri için "tuval üzerine karışık teknik" diyerek fazla açıklama yapmak istemese de, resimlerinin büyük bir kısmının "baskı resim" üzerine yağlı boya & akrilik boya ile desenler çizilmesi şeklinde yapıldığı anlaşılıyor. Teknik olarak bana oldukça değişik ve özgün geldi, ama aynı boyutlardaki yağlı boya tablo yapmaktan daha kolay bir teknik olduğunu da söylemek lazım. Şehir ve Bölge planlama mezunu olduğu için sanatçının "şehir siluetleri" üzerine yoğunlaştığınız tahmin ediyorum, ayrıca fotoğraf sergilerine de katılmış olması neden bu tekniğe yöneldiğini de açıklar nitelikte. Pek çok şeyi araştırmaya ve denemeye meraklı, yeniliklere açık bir sanatçı var karşımızda, bu yönüyle kendisi örnek aldığım kişiliklerden. Önce deneyelim, olup olmayacağına daha sonra karar veririz ;). Sanatçının şehir siluetlerini ve renkli-dikkat çekici eserlerini beğendim, hemen hemen her resmini tek tek inceledim (en çok zaman harcadığım sergilerden birisi bu olabilir). Eğer siz de ziyaret etmek isterseniz, sergi Tünel Sanat Galerisi alt salonda 30 Ocak'a kadar devam edecek. İyi eğlenceler!

"Yeteneğiniz varsa, çizgiye, renge, kompozisyona... Yeter mi? Yetmez elbet, aşkınız, sevdanız da gerekir kuşkusuz. Üstüne üstlük, bir dolu da eğitimden geçmiş ve hep sürdürüyor iseniz... Ne denebilir, daha ne beklenebilir ki... İşte böylesi bir örnek, böylesi tepeden tırnağa bir sanatçı: Özlem Vargün..."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


