Rengarenk resimleri sevsem de, soyut resimler için ben de bir ön yargı var. Ancak dikkatli bakınca içinde figürler beliren resimleri severim, aşağıdaki tablolar da benim için öyle. En azından bir kısmında kadın yüzü veya vücudu şeklinde beliren figürlerden dolayı resimleri beğendim. Daha önce pek çok karma resim sergisinde bulunan ve kendi kişisel sergilerini de açan ressam Şaban Tuncer aslında bir sanat tarihçisi (belki de bu sebeple bakış açısı farklıdır). Resim sergisi 9 Ocak 2015'e kadar Tünel Sanat Galerisi üst salonda devam edecek, vaktiniz olursa veya Beyoğlu'na yolunuz düşerse bir uğrayın derim. İyi eğlenceler!
The most dangerous risk of all - the risk of spending your life not doing what you want on the bet you can buy yourself the freedom to do it later.
6 Ocak 2015 Salı
1 Ocak 2015 Perşembe
Yeni Yıl Planları - 2015
Yeni bir yıla girdik. Geçtiğimiz yıl benim için pek çok güzel anının yaşandığı bir yıl oldu :) Pek çok açıdan çok huzurlu bir yıl geçirdim. 2015'ten beklentim aynı şekilde pek çok güzel başlangıcın yılı olması. Çok güzel haberler alarak girdiğime göre, umut ediyorum ki bütün senem müjdelerle geçecek. Herkesten farklı olarak ben burada yalnızca yeni yılda gerçekleştirmeyi düşündüğüm planlardan bahsetmeyeceğim, ayrıca 2014'ün bir değerlendirmesini de yapacağım (en azından değerlendirilebilecek ölçüleri dikkate alarak). bütün bir yıl düzenli olarak blog tuttuğum için geçtiğimiz yıl içindeki bazı kazanımlarımı kayıt altına aldım. Bu yöntemi kendisine uygun bulmayanlar olabilir ancak ben bu tarzı sevdim:
- Kitap bloguma 54 kayıt girmişim - birkaç tanesinin kitaplar hakkında olmadığı düşünülürse geçtiğimiz yıl haftada bir ortalamayla kitap okumuşum.
- Sinema bloguma 53 kayıt girmişim - aynı şekilde ortalama olarak haftada bir film izlediğim düşünülebilir.
- Bu bloga yazdıklarımdan gördüğüm kadarıyla, geçtiğimiz yıl daha önce gitmediğim 7 yere gitmişim (7 gezi yazım var), 3 yeni yemek öğrenmişim (tarifleri yazılıdır) ve pek çok resim & fotoğraf sergisi gezmişim.
Bence hiç fena değilim :) 2015 için hedeflerim:
- Daha fazlasına gerek yok, yine haftada bir kitap okuma fırsatım olsun.
- Daha fazla tiyatroya gitmeye çalışacağım, geçtiğimiz yıl birkaç kere gitmişim sadece.
- Resim & fotoğraf sergilerini gezmeye devam edeceğim ve resim kursunu aksatmayacağım (2 adet yağlı boya tablo yapmayı planlıyorum bu yıl)
- Yüksek lisansa başlamayı istiyorum, muhtemelen kendi alanımda olacak.
- Yemek veya makyaj kursu gibi değişik ve eğlenceli bir kursa gitmeyi istiyorum.
- Bu yıl da en az 2 kere yurt dışına çıkmak istiyorum, İstanbul'u daha fazla keşfetmek istiyorum.
- Güzel haberler almaya devam etmek istiyorum (bu benim elimde değil ama Allah'tan dileğim huzurumun bozulmaması)
- Biraz daha kontrollü olmak istiyorum (hangi alanda diye sormayınız, birkaç alanda işte).
Hayallerimi gerçekçi kurduğum için gerçekleştirebileceğimi düşünüyorum, yeter ki fırsatım ve sağlığım yerinde olsun. Ben çalışmalara başladım bile, siz ne alemdesiniz? Herkese mutlu yıllar dileğimle! Sevgiler :).
22 Aralık 2014 Pazartesi
Renklerin Büyülü Dünyası - 3
Resim kursunda artık yıllanmış birisi olarak, yağlı boya tablo üretirken daha atak olabiliyorum. Takip edenler bilirler, 2012 Eylül ayından bu yana İstanbul Barosu'nun resim kursunu takip etmekteyim (Eylül - Mayıs aylarında oluyor). İlk başlarda kara kalem çalışmalar yapıyorduk, ilerledikçe kuru boya ve başka tekniklere de geçtik. Geçtiğimiz dönem hocamız bizi yağlı boya konusunda teşvik etti. Yağlı boya kolay bir çalışma değil, üstelik haftada bir atölyeye gittiğimiz için çok hızlı da ilerleyemiyoruz. Bir resim döneminde (Eylül-Mayıs ayları arasında) iki resim gibi bir ortalamam var (benden daha hızlı olan arkadaşlarım da var tabi). Yazın başladığım bu tabloyu Aralık 2014 itibariyle bitirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum :). Bu eser diğerlerinden konu olarak farklı (diğer tablolarımın linklerini aşağıda paylaştım), ancak renk canlılığı konusunda benziyor. Boyalarımdan kaynaklandığını düşünüyorum ama benim tablolarım oldukça canlı renklere sahip (Benim boya setim Vincent Marka). Bu nedenle biraz daha mat renklerle çalışabilmek için (deniz fırtınası, çöl vb.) başka bir markadan da boya edinmem gerekiyor gibi duruyor.
Her tablomu bir öncekinden daha çok seviyorum. Resim yapmanın verdiği zevki hepinizin tatması dileğiyle, yeni bir meditasyonda görüşmek üzere!
Birinci tablom hakkımda:
http://gundelikpaylasimlar.blogspot.com.tr/2014/01/renklerin-buyulu-dunyas-benimle.html
İkinci tablom hakkında:
http://gundelikpaylasimlar.blogspot.com.tr/2014/06/renklerin-buyulu-dunyas-2.html
12 Aralık 2014 Cuma
Birimden Bütüne Resim Sergisi
Fuat Karakuş'un "Birimden Bütüne" sergisi diğer sergilerden biraz farklıydı. Resimlerden de anlaşılacağı üzere, kesilmiş dergi, gazete sayfaları veya CD'ler kullanılarak değişik bir tarz denenmiş. Katalogda yazdığı kadarıyla ressam, bilgisayar derslerinde kullanılamayan bozuk CD'leri biriktirerek öğrencilere boyatmış ve ortaya çıkan eserleri de kullanarak aşağıdaki tabloları oluşturmuş. Bazılarının tam merkezinde İstanbul'un veya hayvanların resimleri var ve bazılarında (muhtemelen öğrencilerine ait) resimler yapıştırılmış. Bazı resimleri oldukça renkliydi ve içe içe girmiş spiraller arasında bir renk uyumu vardı. Hem değişik tarzı hem de eski materyalleri değerlendirerek oluşturduğu eserleri dolayısıyla ben ressamı ve sergisini çok sevdim. Yine de siz de kendi değerlendirmenizi yapın derim ben! Sergi 19 Aralık'a kadar Tünel Sanat Galerisinde devam edecek. Mutlaka ziyaret edin. İyi eğlenceler!
10 Aralık 2014 Çarşamba
9 Aralık 2014 Salı
Sıradan Günler Resim Sergisi
Bu hafta Tülin Akkaş'ın "Sıradan Günler" resim sergisini Tünel Sanat Galerisinde ziyaret ettim. ODTÜ ekonomi mezunu olan ressam, sergi kataloğunda yazdığı kadarıyla "rastlantısallığın zeminini" araştırıyormuş. Aslında resimlerden de anlaşılacağı üzere ben de "arayış"ta olan birini görüyorum. Ama bu benim gözümde "yap-boz parçalardan yola çıkarak bütünlüğü" aramak değil, henüz tarzını oluşturamamış olmak gibi (tarz arayışı). Sergi sahibinin daha önce birkaç sergisi olmuş, o nedenle henüz resim sanatının başında olması tarzı oluşturacak bol bol vaktinin olduğunu gösteriyor. Umuyorum ki zamanla daha başarılı sergileri olacaktır. Sergiyi 19 Aralık'a kadar Tünel Sanat Galerisinde gezebilirsiniz (Beyoğlu). İyi eğlenceler!
8 Aralık 2014 Pazartesi
Resim Müzesi
Sarayların en seçkin tabloları yeni mekanında! Bu niyetle açılan Milli Saraylar Resim Müzesi Dolmabahçe Sarayı Veliahd Dairesinde ziyarete açılmış yakın zamanda. Bu müze konusunda bir hususa katılıyorum; Resim Müzesi Türk müzecilik tarihine yeni bir boyut ve bakış açısı kazandırmaktadır. Bir şekilde saraya gelmiş (hediye, satın alınarak vb.) veya saray ressamları tarafından yapılmış resimler (genellikle yağlı boya tablolar) geniş salonlarda sergilenmekte ve müzeyi ziyaret eden kişilerin beğenisine sunulmaktadır. Bu sebeple, bir sürpriz yok :). Resimler salonlara gruplanarak yerleştirilmiş; İlk salon Abdülmecit ve Abdülaziz'in portreleri ile başlıyor ve devamı; İstanbul görünümleri (İstanbul panoramasına sahip olan tablolar), Goupil Galerisinden satın alınan tablolar salonu, İvan Konstantinoviç Ayvazovski salonu (bu ressamın İstanbul'da yaptığı tüm resimler), diğer yabancı saray ressamları salonu, Türk Ressamlar salonu ve portreler ile tarihi komposizyonlara sahip tabloların bulunduğu salon ile müze sona eriyor. Son iki bölüm, Batılı anlamda Türk resminin üçüncü ve dördüncü kuşağını oluşturan ressamların resimlerine ayrılmıştır. Bu bölümlerde, Hüseyin Zekai Paşa, Hoca Ali Rıza, Şevket Dağ, İbrahim Çallı, Hikmet Onat gibi ressamların resimleri yer almaktadır (Soldaki tablo Osman Hamdi'ye aittir). Milli Saraylar Resim Müzesi aracılığıyla son dönem Osmanlı sarayının resim beğenisini yansıtan eserlerden oluşan tablo koleksiyonunu görebileceksiniz. Mutlaka tavsiye ederim, özellikle ilgi duyuyorsanız!



1 Aralık 2014 Pazartesi
Palukçu Balık Lokantası
Bir süredir adını duyduğumuz Palukçu Balık Lokantasında sonunda balık yiyebildik :). Vedat Milor'un da bahsettiği gibi, hem tam anlamıyla esnaf lokantası hem de balıkçı. Dilerseniz taze balıklarınızı satın alıp eve gidebiliyorsunuz veya satın aldığınız balığın pişirilmesini isteyip arka taraftaki masalara oturabiliyorsunuz. Aşağıdaki resimden anlaşılacağı üzere, içerisi oldukça salaş döşenmiş. Biz de içeri girip oturduktan sonra 1 kilonun fazla geleceğini düşünerek, 750 gram hamsi balığı (tavada mısır unu ile kızartılmış), şalgam suyu ve Palukçu salata sipariş ettik. Tabi ki yemeğin sonunda -Karadenizlilerin de dediği gibi- helva yedik ki balık öldüğünü anlasın :). Palukçu'nın bir fırın helvası var (üstü kızarmış çıtır - içi yumuşak ve krema gibi) oldukça değişik bir tat. İçinden meyve tadı da geliyor ve kanaatimde yalnızca bu tatlı bile Palukçu'ya gitmeye değer. Bununla beraber, yemek yerden de eğleneceğiniz bir yer Palukçu. Kimin fikri bilmiyorum ancak masalara konulan servislerin üzerinde Karadeniz fıkraları, balığın faydaları ve tuhaf gerçekler gibi yazılar yer alıyor. Mekan Saray Meydanı Caddesi, 13. numara - Şehremini'de. Şehremini'ye gitmeniz yeterli, kime sorsanız eminim gösterirler. Neden bir hafta sonu değişik bir deneyim yaşamıyorsunuz ki? Şimdiden afiyet olsun!
İnternet Sitesi: http://www.palukcubalik.com/index.aspx
Etiketler:
BALIK,
FIRINDA HELVA,
HAMSİ,
İÇKİSİZ,
PALUKÇU,
PALUKÇU BALIK LOKANTASI,
PALUKÇU SALATA,
ŞEHREMİNİ,
TAHİN HELVASI,
TAVADA BALIK,
VEDAT MİLOR,
YEMEK,
YEMEK BLOGU
25 Kasım 2014 Salı
Tükeniyoruz/Tüketiyoruz Seramik Sergisi
Serginin kataloğunda da belirtildiği üzere, birey, hayatını sürdürdüğü toplumda üretimin artmasıyla inanılmaz bir şekilde tüketime yönelmiştir. Aslında tabi bu insanın içinden gelen bir unsur değil, içinde bulunduğumuz sistem bir şekilde insanları tüketime itmektedir. Sergide değinilen güzel noktalar var, nihayetinde tüketim çılgınlığı beraberinde "hız" ı getiriyor ve hiçbirimiz yaşama yetişme kaygısından kurtulamadığımız için yeterince mutlu olamıyoruz (belki de?). Kabul etmek de gerekir ki, sistem çok büyük ve sürekli işleyen bir döngü ve istesek de kaçamıyoruz, kaldı ki artık ne kadar kaçmak isteyen insan var bu da tartışmaya açık bir konu. Ortada açık bir şey var: Hoşnutsuzluk içerisinde arayış içindeyiz! Aslında tuhaf bulduğum bir konu da, bunu sık sık unutmamız :). Herhangi bir yerde eleştirisi yapılmadan, pek odaklanamıyoruz, nedense! Bu sebeple, Dilek Alkan Özdemir'in "Tükeniyoruz/Tüketiyoruz" seramik sergisine mutlaka gitmenizi tavsiye ederim. Sergi Ziraat Bankası Sanat Galerisi'nde (Tünel Sanat Galerisi) 28 Kasım'a kadar devam edecek. İstiklal Caddesine yolunuz düştüğünde bir uğrayın derim. İyi eğlenceler!



24 Kasım 2014 Pazartesi
Halil Sepetçi Resim Sergisi
Askeriyeden istifa ederek ressamlığa başlamış olan ressamın ilk resim sergisini gezmek fırsatı bulduk. Ressamın çok değişik bir tekniği olduğu kesin; kendisi kum vb. materyallerle muhtemelen de tutkal kullanarak "Yazıt" adını verdiği eserlerden çalışmış. Sergi kataloğunda inceledim ancak serginin amacını anlatan veya resim yaparken neler hissettiği belirten bir açıklama yazılmamış. Sanırım bu kısmı ziyaretçilerin yorumlarına bıraktı. Ancak resimlerin bir adının olmaması ziyaretçi olarak bana yol göstermedi; neden hepsinin adı Yazıt? Yine de, cesur bir başlangıç yaptığını kabul etmek gerekiyor, kendisini bu konuda tebrik ediyorum. Gezdiğim diğer sergilerden çok farklı bir yönü var, belki tecrübesizlik belki de bilinçli bir seçim bilemiyorum ancak serginin de bir adı yok :) En azından katalogda "sanat hayatımın ilk sergisini açmanın mutluluğunu ve onurunu yaşamaktayım." diyerek an azından hayatta olduğunun sinyalini veriyor ressam. Ben kendi adıma gezerken eğlendim, vaktiniz olursa, Ziraat Bankası Sanat Galerisi üst salonda 28 Kasıma kadar sergiyi gezebilirsiniz. İyi eğlenceler!




13 Kasım 2014 Perşembe
6 Kasım 2014 Perşembe
Carluccio's Restaurant
Hem kutlama amaçlı hem de yeni bir tat denemek için bu hafta Kanyon AVM'deki Carluccio's Restaurant'a gittik. Açıkçası menüler hakkında pek fikrim yoktu ancak hem Akdenizli olarak hem de İtalyan mutfağına Türkiye'de bir şekilde aşikar birisi olarak (makarna, pizza vb.) pek zorluk çekmeyeceğimiz düşüncesindeydim. Nitekim öyle de oldu. İki kişi olduğumuz için her şeyin tadına bakamadık ancak denediğimiz kadarıyla Gnocchi Al Gorgonzola (Ispanak ve gorgonzola peyniri soslu gnocchi) ve Fettuce Con Polpette'yi ve yardımcı olarak Insalata Verde'yi (Fesleğen ve domates soslu fettuce) tavsiye edebiliriz. Ben biraz daha alışılmış bir tat (Fettuce Con Polpette) denedim ancak diğeri oldukça değişik bir lezzetti :). İçeceklere gelince, alkolsüz içeceklerin yanında restaurantın güzel bir şarap menüsü var. Garsonun bizi yönlendirmesiyle biz Nero D'avola IGT (Sicilya şarabı) denedik. Tatlı-baharatlı tadını ben çok beğendim ancak dikkatimi çeken bir nokta, kırmızı şarap olmasına rağmen soğutulmuş olmasıydı. Normal şartlarda kırmızı şarap oda sıcaklığında içilir ancak Sicilya usulü olduğu için soğutularak servis edildiğini tahmin ediyorum. Restaurant zincirinin sahibi Şef Antonio Carluccio aynı zamanda bu güzel lezzetlerin de mucidi. Zaten mekanın girişinde bir stantta yemek kitapları yer alıyor ve bazen yemek kitaplarını imzalamak amacıyla Türkiye'ye geldiği de oluyormuş. Eğer yemek yapmaya veya İtalyan mutfağına meraklıysanız, yemek tarifi kitabını alarak deneyebilirsiniz. Bunu denemeden önce, mekana giderek yemekleri denemenizi tavsiye ederim :). İki kişi yaklaşık 100-150 TL'ye çıkabiliyorsunuz (ancak biz tatlı & kahve denemedik, bilginize).
Dilerseniz menüyü buradan inceleyebilirsiniz:
http://www.carluccios.com/static/pdfs/menus/Main_Menu_TURKEY.pdf
Şarap menüsü için:
http://www.carluccios.com/static/pdfs/menus/Drinks_Menu_TURKEY.pdf
Etiketler:
ANTONIO CARLUCCIO,
CARLUCCIO,
CARLUCCIO'S RESTAURANT,
FETTUCE,
FETTUCINI,
GORGONZOLA,
GURME,
İSTANBUL,
İTALYAN,
İTALYAN MUTFAĞI,
İTALYAN YEMEKLERİ,
KANYON,
SİCİLYA ŞARABI
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




