ARTER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ARTER etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Ocak 2018 Pazar

Canan: Kaf Dağının Ardında


Resim kursumuz yeni baro binasının yapılması nedeniyle farklı bir lokasyona taşındı. Bu nedenle bu hafta resim çalışması yapamadık. Ancak Beyoğlu'na geldiğimiz için kurstan arkadaşlarla Arter'deki Canan: Kaf Dağının Ardında sergisine katıldık. Sergi Eylül 2017 tarihinde başlamış ancak yakın zamanda (18 Şubat 2018) sona ereceği için ziyaret etmek isteyenlerin acele etmesinde fayda var. Serginin adından da anlayacağınız üzere, sergide sıklıkla Fars efsanelerinden & masallarımdan esinlenilmiş. Bu nedenle fantastik yaratıklar ve mistik semboller bol bol kullanıldığı için ben zevk alarak vakit geçirdim. Örnek vermek gerekirse, solda resmi göreceğiniz "Hayvanlar Alemi" eserinde Anka Kuşu da diğer hayvanlar arasında yerini almıştı. Ya da Fars mitolojisine dayanan  "Kuş Kadın" eseri ve "Şahmeran" da eserler arsında yerini almıştı. "Araf", "Cennet" ve Dışarıda Çok Kötülük Var" da sevdiğim eserler arasındaydı. Sergiyi gezerseniz ne demek istediğimi anlayacaksınız zaten. Giriş ücretsiz ve kimliğinizi ödünç vermek suretiyle sesli rehberinizi de kapıda alabilirsiniz. Sizin için birkaç fotoğraf çektim, herkese şimdiden iyi eğlenceler!


23 Haziran 2014 Pazartesi

Füsun Onur Sergisi - Aynadan İçeri


Bu hafta sonu Yolun düşerse her zaman uğradığım ARTER'de değişik bir sergi olduğu gördüm. Türkiye'nin çağdaş sanatçılarından birisi olarak tanınan Füsun Onur'un "Aynadan İçeri" ("Through the Looking Glass") isimli sergisi Emre Baykal küratörlüğünde ARTER'de sergilenmektedir. Biraz vaktinizi alacak zira her 4 katta da önünde durup düşüneceğiniz eserleri mevcut. En çok beğendiklerim arasında hemen girişte sizi karşılayan Aynalı Labirent ve düş kapanına benzettiğim Orient'te Buluşalım isimli eserlerdi. Orient'te Buluşalım aşağıda resmini gördüğünüz mavi dev top ve onun hemen altında dökülen ülkeler... ancak ben hala düş kapanı olduğunda ısrarcıyım :). Bununla beraber sergi adını Lewis Carroll'ın Alice Harikalar Diyarında isimli kitabının son bölümünden alıyor. 
“Aynadan İçeri, Emre Baykal’ın Füsun Onur’la bir yıla yakın bir zaman diliminde yürüttüğü yakın çalışma süreci sonucunda seçilen 40’ı aşkın yapıtı biraraya getiriyor. Sergi, izleyiciyi Füsun Onur’un 50 yılı aşan sanatsal üretimini ve dünyasını keşfe davet ediyor."

Sergi 17 Ağustos'a kadar devam edecek, İstiklal Caddesine uğradığınız bir zaman gezebilirsiniz. İyi eğlenceler!

Ziyaret saatleri: 
Salı–Perşembe, 11:00–19:00
Cuma, Cumartesi ve Pazar, 12:00–20:00 


10 Şubat 2014 Pazartesi

Aklın Uykusu (The Sleep of Reason)


Resim kursunda çıktığım yakın olması sebebiyle Arter'e mutlaka uğrarım. Bu kez yine ilginç bir sergiye ev sahipliği yapmış: Aklın Uykusu (The Sleep of Reason). Sergi Marc Quinn'in 1999 yılından bu yana ürettiği otuzdan fazla eseri (bir kısmını resimlerde görebilirsiniz) ziyarete açmış. Sizin de gördüğünüz üzere, eserlerde farklı malzeme ve teknikler kullanılmış. Sergi tanıtımında yazdığı kadarıyla serginin adı, Goya'nın "The Sleep of Reason Produces Monsters" başlıklı gravürden esinlenilerek konulmuş. Gravürün başlığından esinlenilerek adlandırılan sergi "aklın uykusunu" bir yandan varoluşun ve yok oluşun, öte yandan hayat ve sanatın birbirlerini beslediği bir geçiş ve etkileşim alanı olarak kurgulamış.

Aşağıdaki dev deniz kabuğu "Dünyanın Kökeni" olarak adlandırılmış ki içindeki omurgasız canlılardan dolayı bu şekilde yorumlandığını düşünüyorum. Yine de daha önce gördüğüm ünlü bir tablo vardı, dünyanın kökeni gibi bir adı olan ve bir vaginanın resmedildiği. Sanırım bu tablo daha başarılı! Ancak "Yaşam Nefes Alıyor" (aşağıdaki kapüşonlu heykel) ve "Başlangıç" / "Son" eserlerini kendimce başarılı buldum. Sonuçta ben bir sanat eleştirmeni değilim elbette ancak güneşin doğuşu ve batışıyla birlikte yaşam ve ölüm deneyimlenmiş (aşağıdaki tablo). Serginin tanıtımında çok daha güzel açıklamalar yer alıyor. Vaktiniz varsa mutlaka bir gidin derim. 8 Şubatta başlayan sergi 27 Nisan 2014 tarihine kadar devam edecek (Arter'in nerede olduğunu biliyorsunuz). İyi eğlenceler!








28 Kasım 2013 Perşembe

Düşüşe Dair Bir Başka Hikaye Daha - Arter

Fatma Bucak'ın Türkiye'deki ilk sergisi "Düşüşe Dair Bir Başka hikaye Daha" 12 Ocak 2014 tarihine kadar Arter'de olacak. Bizim de geçtiğimiz hafta resim kursundan sonra, gezme fırsatımız oldu. Anlamakta zorlandık diyebiliriz :). En sevdiğim bölüm karşılıklı dev ekranlara yerleştirilmiş iki video gösterisiydi. Çekimlerin Tuz Gölü'nde yapıldığını öğrendiğimiz videolardan birinde vahşi davranışları olan bir kadın pasif davranışları olan bir erkeğe mütemadiyen kaba davranıyor (bir şeyler fırlatmak, sarsmak gibi). Bu çiftin arasındaki ilişkiyi çözemeyen bir grup kadın (diğer video) kızın davranışlarının sebebine ilişkin -çoğu gereksiz- yorumlar yapıyor (Kulaklıkla dinleyebiliyorsunuz). Tanıtımda "onların gerçek zamanlı yorumları, sergi mekanındaki izleyicinin muhtemel yorumlarıyla karşılaşıyor" diye yazılmış. Bence özgün bir çalışmaydı, bu yöntemle kendimden başka on üç kişinin daha yorumlarını eş zamanlı olarak duyabiliyordum. ARTER, bildiğiniz üzere, İstiklal Caddesi üzerinde. Vaktiniz olursa sergiyi görmenizi tavsiye ederim.
 
 

27 Kasım 2013 Çarşamba

Taşlar Konuşuyor - Arter

Bu hafta, ARTER'in giriş katında Aslı Çavuşoğlu'nun "Taşlar Konuşuyor" sergisine gittik. Sergide pek çok kırık arkeolojik eser, şişe veya başka bir işe yaramayacağını düşündüğünüz taşlar değerlendirilerek eserler çıkarılmış ortaya. Sergide kullanılan arkeolojik eserler Türkiye'nin çeşitli bölgelerindeki kazılarda bulunmuş ancak sergilenecek değerde bulunmadığı için "etütlük" olarak ayrılan bu parçalar Aslı Çavuşoğlu'nun da yardımıyla sergilenecek değerde olduklarını kanıtlamış. En çok ilgimi çeken parçalar, kırık yarım amforaların veya çömleklerin ayna ile "bütünleştirilmesi" oldu. Serginin tanıtımından: "Aslı Çavuşoğlu, ARTER'deki sergisinde arkeolojik kazılardas çıkarılan ancak eksik veya önemsiz bulundukları için "müzelik" değerde görülmeyen "etütlük eser"lerden hareket ediyor. Seçtiği bir grup etütlük eseri kopyalayan sanatçi, kopyaları farklı malzemelerle tümleyerek yeni "bütünler" yaratıyor." Tam da bu ifade, sergiyi özetliyor kanaatimce. Sergi 12 Ocak 2014'e kadar devam ediyor, iyi eğlenceler!
 
 


30 Eylül 2013 Pazartesi

Anne Ben Barbar mıyım? - Bienal / Arter

Bu hafta sonu film gösterimine gittiğimizde hazır İstiklal Caddesindeyken arkadaşların da ısrarıyla İstanbul Bienal'in Arter'de sergilenen bölümüne gittik. Ama henüz neden bu Bienal'in adının "Anne ben barbar mıyım?" olduğunu bilmiyorum :). Barbar Yunancada "bizden olmayan" demekmiş. Sergiye de bu açıdan bakarsak, belki bir anlam ifade edebilir. Eleştirmenlere göre bu yılki bienal "siyasi bir forum olarak kamusal alan fikri"ne odaklanıyormuş. Aslında diğer sergiler daha anlamlıydı ve ben Arter'e yeterince konsantre olamadım. Ancak yandaki metal heykel çok ilginç bence de=) Diğer sergiler Antrepo 3, Galata Özel Rum Okulu, Salt Beyoğlu ve 5533'tedir ilgilenenler için.
 







22 Şubat 2013 Cuma

Haset - Husumet - Rezalet

Bu hafta Baro'dan çıktıktan sonra (Ada Kafe'nin tam karşısında) Arter'deki yeni sergi dikkatimi çekti: Haset- Husumet-Rezalet. İlk girişte, dışardan da görülebilen binlerce küçük modifiye edilmiş fotoğraftan oluşan ilginç bir tasarım var. Yani resimdeki gibi bir görüntü karşılıyor sizi. Bütün fotoğraflara tek tek bakmak elbette zaman alıyor. Bu sebeple, zamanınızın bol olduğu bir zamanda gitmek daha iyi olabilir. Fotoğrafların genel bir teması var aslında. Birkaç tanesinin yakından çekilmiş görüntüleri aşağıdaki gibidir:


Fotoğraflarda genel olarak çeşitli gösterilerde çekilmiş insanlar, aktivistler, polis tarafından tutuklanan insanlar, bombalanmış sokaklar var.
Bu kısmı bitirip üst katlara çıktığınızda, daha ilginç fikirlerle karşılaşıyorsunuz. İkinci katta, duvara yansıtılarak gösterilen iki kadının birbirlerine mütemadiyen iltifatlar ettiği bir kayıt var. Bu konudaki tahminin, iltifat etmenin ve karşıdakini mutlu etmenin aslında ne kadar kolay olduğu ancak bizim bunu yapmadığımız :) Sergiyi tanıtan broşürde, serginin "dostluk", "dayanışma" potansiyelleri ile "yıkıcı", "saldırgan" gibi ruhsal gerginleri kapsamda tutmayı hedeflediği yazıyor. Sanırım "dostluk" kısmı burası.
Devam ettiğimizde Canan Hanımın "Yalvarırım Bana Aşktan Söz Etme" sergisinden alınmış bir düzenleme var ve çok ilginç: Eski Türk sinemasından erotik Türk filmlerinin afişleri. Aslında bu odada ne düşüneceğimi bilemedim ve hala bu düzenlemenin amacını anlayamadığımı hissediyorum :).
Sergi broşüründen aldığım bir diğer alıntı şu şekilde:
"Sergi başlığında bir araya getirilen üç kavram, toplumsal, kültürel ve siyasi belleğin bugünün içinden bir bakışla sanat diline aktarımı için anahtar kelimeler olarak kullanılıyor ve davet edilen sanatçıların yeni işleri için düşünsel bir süreç öneriyor. Sergi, birbirinin öncesi, sonrası, tamamlayıcıları (veya sonuçları) olarak burada birlikte anılan bu üçlüyü geniş bir perspektif içinde araştırmayı ve siyasi ve toplumsal şiddetten medyaya; kariyerist kaygı ve hırslardan cinsiyet politikalarına; "dostluk", "dayanışma" potansiyellerinden "yıkıcı", "saldırgan" itkilere uzanan farklı bağlamları bu araştırmanın kapsamında tutmayı hedefliyor."
Sergide çektiğim diğer fotoğraflar:




İnternet Sitesi Ziyareti için: http://www.arter.org.tr/W3/?sAction=CurrentExhibitions