11 Eylül 2013 Çarşamba

Garipçe Köyü - Bir Garip Pazar

Bu pazar dostlarla güzel bir pazar kahvaltısının ardından, Garipçe Köyüne doğru yola çıktık. Aslında böyle diyince gitmek meşakkatli gibi geliyor kulağa ama uzak mesafe olsa da, gitmesi o kadar zor değil. Metroyla son durak olan Hacıosman'a gidiyorsunuz ve Hacıosman'ın hemen çıkışında yarım saatte bir kalkan Garipçe otobüsleri var (İETT 152). Aslında bu otobüsler Rumeli Feneri köyüne gidiyor ama önce Garipçe'ye uğradığı için rahatça gidebiliyorsunuz. Garipçe tam köy gibi bir yer, meydanında köylü kadınların yaptığı ev yapımı reçel, tatlı, ekmek vb. yiyecekler satılıyor. Minik mücevher standları da var. Garipçe'de sadece birkaç balık restoranı var. Üniversite okurken kahvaltıya giderdik, kahvaltı açısından tavsiye edebilirim. Ancak hiç balık yemediğim için, bu konuda bir tavsiyede bulunamayacağım :). Garipçe'de giderken yanınıza bir çanta hazırlarsanız (sandviç, içecek vb.) merdivenlerle yukarı tırmandığınızda Karadeniz'e karşı piknik yapabilirsiniz. Böylesi daha güzel oluyor. İyi eğlenceler!
 
Garipçe yollarında böğürtlenler ve ne olduğunu anlayamadığımız bir bitki (tadına bakmadık):
 
Onun yerine gittik, köylü hanımların yaptığı gözlemelerden yedik:  
 
 
 
 
 
 
 
 
 Garipçe'den manzaralar:
 

10 Eylül 2013 Salı

Baro Bahçeyi Övdüler, Gittik!

Baro Bahçe (İstanbul Barosu Kanlıca Sosyal Tesisleri) hakkında hep iyi referanslar aldım. Uzun süredir gitmek aklımdaydı bu cumartesi bir fırsat bulunca hemen değerlendirdim. Yemekler ve sunum gerçekten başarılı, yeşilin içinde olması ve etrafta rengarenk çiçeklerin bulunması da ayrı güzellik katıyor ortama. Yemek yedikten sonra çayınızı ayrı bir yerde içebiliyorsunuz. Tek sorun, uzak bir mesafede olması. Ancak tesadüfen fark ettim ki, Mecidiyeköy'den Kanlıca'ya giden otobüsler tam önünden geçiyor :) İnternet sitesinde "tarihi Osmanlı sokağında, asırlık ağaçlarla süslenmiş bahçesinde, düğün, nişan, doğum günü kutlamaları gibi her türlü organizasyona uygun" dense de, düğün organizasyonu için uygun olmaz gibi geldi bana. Zira beklediğim kadar büyük değil ama sevimli bir nişan kutlaması veya doğum günü için çok uygun. Ayrıca avukatlara özel % 30 indirim de var :) İyi eğlenceler!







 

31 Ağustos 2013 Cumartesi

Pikap - Beyoğlu

Taksim'de bir gece mekanı. Ben ilk defa duydum, zira üniversite yıllarımdan bu yana (uzun süren bir ilişkinin de etkisiyle sanırım) gece gezmelerine baya ara vermiştim. Bir arkadaşımın "eğleneceğiz" tavsiyesi üzerine bu mekana gittik. Daha öncesinde Mr. Bliss'de bir şeyler içtiğimiz için açıkçası nasıl gittiğimize dikkat etmemişim. Ancak gitmek isterseniz google'dan araştırmanız yeterli olacak sanırım :). İlk başta her şey normaldi, orkestra, canlı müzik (sevilen müzikler), eğlendik bile sayılır. Sonraları, ilginç bir adam sahne aldı (anlatılmaz yaşanır türden). Siz benim "yaşanır" dememe bakmayın, tavsiye edenlerden değilim. Kısaca söylemek gerekirse, pek çok şarkının sözünü küfürle vb. değiştirip ortaya farklı bir şey çıkarmayı denemiş diyebiliriz. İlginizi çektiyse siz de bir tecrübe edin. Ancak hesap sizi biraz şaşırtabilir. Zira sadece biz mi yaşadık diye biraz araştırdım ve hakkında yazılanlara bakılırsa pek çok kişinin söyleyeceği bir söz var (https://eksisozluk.com/pikap-bar--1915081). İyi eğlenceler!

21 Ağustos 2013 Çarşamba

Anadolu Kavağı


Anadolu Kavağı'na hiç gitmediğim ortaya çıkınca, bu pazar bir arkadaşımın davetiyle gitmiş bulundum :). İyi bir gezi oldu en azından arkadaşımın köpeği biraz temiz hava aldı, başka köpekler gördü ve açık havada yemek yedi :). Anadolu Kavağı, bildiğiniz üzere, yer olarak Marmara Denizi ile Karadeniz'in bağlantı noktasına hakim bir konumda ve Bizans döneminden kalan Yoros Kalesi civarda görülebilecek birkaç yerden birisi. Yıllarca tam bu noktanın karşı tarafından yaşadım (Rumeli Feneri). Bu nedenle, biraz eski günleri karşıdan karşıya yad etmedim değil :). Yoros Kalesinden aşağıya inerseniz butik sevimli dükkanlardan oluşan bir çarşısı ve mahallenin balıkçı restoranlarını da göreceksiniz. Buraya gezi vapurlarıyla ulaşılabiliyor ancak kara yoluyla da gidebilirsiniz. Biz arabayla gittik ancak Kavacık'tan kalkan Beykoz'a giden otobüslerle veya Sarıyer'den kalkan şehir hatları motorlarıyla gitmek mümkün. İyi eğlenceler!




18 Ağustos 2013 Pazar

Kaş Dalış Albümü - 2013

Kaş dalış güncesini daha önce paylaşmıştım. Şimdi de, sualtı fotoğraflarıyla sizi baş başa bırakıyorum. Farklı bir deneyim, umarım siz de bir gün tecrübe edersiniz. Köpekbalığı heykelinin üstündeki ve şu çapaya sıkı sıkı tutunan sarı gözlüklü amatör benim :) Sevgiyle kalın!























13 Ağustos 2013 Salı

Kaş Dalış Güncesi

Bayram tatilinde İstanbul Barosu Dalış ekibinin Türkiye'nin en güzel dalış merkezlerinden biri olan Kaş'ta yapılacak olan dalış organizasyonuna katıldım. Kara yoluyla gittiğimiz için uzun gidiş-gelişlerin ve dalış sonrasının verdiği hafif Vertigo rahatsızlığının dışında her şey gayet güzeldi :). Daha önce bir yıldız dalış eğitiminin detaylarını sizinle paylaşmıştım. Bir yıldız olduktan sonra Ayvalık dalışlarına katılmadım ancak bu Kaş dalışı çok ilgimi çekti. Günce iki dalıştan üç günce toplamda altı dalış yaptık. İlk dalışımız Kanyon'da alıştırma şeklindeydi. İkinci dalışımızı Kaş-Güvercinlik'te uçak batığına yaptık. Bu ilginçti gerçekten. Kokpite girip bilgisayar kullandık :). Heybeliada'daki dalışımızı gemi batığına yaptık, her ne kadar gemiden geriye kılçıklar kalsa da. Fenerburnu'ndaki dalışta köpek balığı heykeli ve diğer dalışlarımızda kırık/sağlam amforalar gördük. Son dalışta tüpümde hava kalmadığı erken çıkmak zorunda kaldım ancak havasını idareli kullanan arkadaşlarım deniz kaplumbağası gördüler. My loss...

Dalış ekipmanları:




Solda ekipmanları giymeye çalışan biz :). Sağda da dalmadan önce suda son kontrolleri yapan biz :).
Fırsat bu fırsat, Kaş-Kalkan yolundaki dünyaca ünlü Kaputaş Plajına ve plajın ilerisinde bulunan kayalıkta yer alan Mavi Mağaraya gittik. Kaputaş plajının - aşağıda görüldüğü üzere - büyüleyici bir görüntüsü var ancak Mavi Mağara beni o kadar etkilemedi. Oraya ulaşmak için botta kürek çekmek zorunda kalmak (her ne kadar ben en az kürek çeken olsam da) yorucuydu ve beklentimi yüksek tuttuğum için sanırım olağanüstü bulmadım mağarayı. Aşağıda resimleri beğeninize sunulmuştur:

 Kaş sokaklarından birkaç kare ve denizde yüzen Kaş'lı ördek: