Deraliye Restoran Sultanahmet'te Ticarethane Sokak'ta yeni açılan bir restoran. Osmanlı mutfağından esinlenilerek menü oluşturduğu için biz de gidip denemek istedik. Osmanlı mutfağı denilince hemen yağlı & etli yemeklerin gelmemesi lazım zira Osmanlı'da tebaası olduğu için Rum yemekleri de pişirilmekteydi. Bu nedenle menüde deniz ürünleri ve bazı tür mezeler de göreceksiniz. Bazı yemek isimlerinin altına yemeğin malzemeleriyle beraber hikayesinin (nereden temin edildiği, hangi yıla ait olduğu vb.) yazılması da ayrıca ilgimi çeken hususlardan oldu. Örneğin bizim de denediğimiz bir yemek olan Kalamar Dolması'nın altında 1851 yılına ait bir Rum hanımın hatıra defterinden tarifin alındığı yazmaktaydı. Veya bazı yemekler için hangi padişahın favori yemeği olduğu da belirtilmekteydi. Bizim için hem lezzet hem de kültür açısından farklı bir deneyim oldu. Restoran hem modern hem de Osmanlı çizgilerine sahip şekilde dekor edilmiş, bu nedenle ferah bir görüntüsü var. Ancak biz gittiğimizde çok tenhaydı, maalesef son zamanlarda yaşananlar (bombalı eylemler vb.) sonucu turistlerin gelmesinin azalmasıyla restorana da rağbet azalmış. En kısa sürede bu günleri atlatmamız umuduyla... Osmanlı mutfağını denemek isterseniz, bu restoranı tavsiye ederim. Link: http://deraliyerestaurant.com/
The most dangerous risk of all - the risk of spending your life not doing what you want on the bet you can buy yourself the freedom to do it later.
OSMANLI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
OSMANLI etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Mayıs 2016 Pazartesi
26 Ağustos 2014 Salı
Deniz Müzesi - Beşiktaş
Beşiktaş'ta bulunan Deniz Müzesi, Türkiye'nin denizcilik alanındaki en büyük müzesidir ve sahip olduğu koleksiyonun zenginliği açısından dünyada da önemli bir konuma sahip olduğu söylenmektedir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı olarak kurulduğu için (askeri müze) müze kart geçerli değil maalesef :). Ancak giriş ücreti yalnızca 6 TL, çok değil. Bu hafta giderseniz (30 Ağustosa kadar) zafer bayramı sebebiyle tüm askeri müzelerin girişleri ücretsiz. Koleksiyonunda 20.000 eser bulunduğu belirtilen müzenin girişinde ilk olarak Saltanat kayıkları ve kadırgalar karşılıyor sizi. Büyük bir çoğunluğu Osmanlı'nın son 200 yılında yapılmış (neredeyse her dağılma dönemi padişahının bir kayığı var, muhteşem zenginlik içinde olduğumuz için olsa gerek). Yalnızca bir adet (Fatih döneminden kaldığı tahmin edilen) Saltanat Kayığı bulunmaktadır ki diğerlerinin yanında mütevaziliğiyle hemen belli oluyor. Padişahların Saltanat Kayıkları altın yaldızlarla işlenmiş ve tahtları kadifelerle kaplanmış, aynı şekilde harem kadınlarına ait olan kayıklarla özenle işlenmiştir (tek fark bu kayıklarda meyve ve çiçek resimleri var).
27 Ocak 2013 Pazar
Yüz Yıl Önce Havadis
Bu hafta sonu İstiklal Cadde'sinden geçerken Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisinde "Yüz Yıl Önce Havadis" konulu bir sergi dikkatimi çekti. Tarihi bir konu, ilgimi çekti. Osmanlı basınının 100 yıl önce ilgilendiği, yazdığı sorunlar ve konular hakkında bilgi verici. Osmanlı basınının gazetelerinin önemli sayfaları taranıp büyütülmüş ve orijinal görüntülerinin yanına tercümeleri konulmuş. Resimlere de yer verilmiş. Osmanlı basınında, gözlemlediğim kadarıyla, dünya basınını takip eden oldukça entelektüel kişiler de var. Sergi Türk basınının geldiği yeri görmek isteyenler için ilginç olabilir. Gezmek isteyenler için 31 Ocağa kadar devam edecek.
Girişte böyle bir salonla karşılaşıyorsunuz ve upuzun uzuyor.
Osmanlının ilk resmi gazetesi olan Takvimi-i Vekayi (1831)
Devlet memurlarını eleştiren bir karikatür :)
Duvar panolarının görünüşü
Resimli kitap adı çok yaratıcı diye :)
Karı-koca diplomasisinin halktan kopuk kişilerce hazırlandığı yönünde bir gözlemim var.
Bazı gazete manşetlerinden resimler.
Bizim meşhur Servet-i Fünun dergisinden bir sayfa :)
Bir özel gazete örneği. Hasan Fehmi bey bu gazetenin yazı işleri müdürü ve başyazarı. Bu ismin gazetecilik tarihinde bir önemi var. Hasan Fehmi, İttihat ve Terakki yönetimi sert bir şekilde eleştiren yazılarından dolayı 6 Nisan 1909 günü vurularak öldürülmüştür ve Türkiye'nin ilk basın şehidi olarak bilinir. Öldürüldüğü 6 Nisan günü, Türkiye'de "Öldürülen Gazeteciler Günü" olarak kabul edilmiştir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)








