Gülhane Parkı'na uzun zamandır vakit buldukça gideriz ancak daha önce buradaki Edebiyat Müzesini ve kütüphaneyi hiç ziyaret etmemiştim. Gülhane Parkı'nın hemen girişinde solda kalan binanın girişinde yanda gördüğünüz minik tabela bulunuyor. Zamanında bina II. Mahmut tarafından Alay Köşkü olarak yapılmış ama günümüzde Ahmet Hamdi Tanpınar'ın eşyalarının sergilendiği birkaç oda, parkı gören kitap okuma odaları ve zengin kütüphanesi ile güzel bir amaca hizmet ediyor (1928 yılında edebiyatçılar birliğinin şubesi olduğu için böyle bir misyon yüklenmiş sanırım). Eski ve ahşap bir bina olduğu için duvarları ve tavanları güzel bir süslemeyle yapılmış ve çok ferah bir görüntü oluşturmuş. Ben binanın iç düzenlemesini çok beğendim, hatta geniş bir zamanda gidip okuma odalarında kitap okumak da istiyorum. Eğer siz de ziyaret etmek istiyorsanız, kütüphane tarihi yarımada da, Gülhane Parkı'ndan girince hemen solda surun köşe kulesinde bulunuyor. İyi eğlenceler!

The most dangerous risk of all - the risk of spending your life not doing what you want on the bet you can buy yourself the freedom to do it later.
MÜZE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
MÜZE etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
30 Kasım 2017 Perşembe
21 Ekim 2016 Cuma
Osmanlı Bankası Müzesi - Karaköy
Bu hafta sonu uygun bir vaktimizde Osmanlı Bankası Müzesini ziyaret ettik. Osmanlı Bankasını daha önce duymuş olmalısınız (2001 tarihinde Garanti Bankası'na katılımıyla varlığı tamamıyla sona erdi). 1856 yılında İngiliz sermayesi ile kurulan banka (Ottoman Bank) 1863 yılında Fransız sermayesinin de ortaklığıyla büyümüş ve Bank-ı Osmani-i Şahane adıyla varlığına devam etmiştir. Kuruluşundan sonraki faaliyetlerine, zor yıllarına, toparlanma dönemlerine, genişleme dönemine ve savaş/kriz dönemlerine ilişkin kronolojik bir bilgi akışı müze içinde resim ve belgeleriyle mevcuttur. Cumhuriyetin kuruluşundan sonra Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın kuruluşuna kadar devlet bankası sıfatıyla varlığını devam ettirebilmiştir. Bu bankanın bir diğer özelliği, o dönemde adında "Osmanlı" kelimesini muhafaza edebilen tek kuruluştur. 1931 yılında Merkez Bankası'nın kuruluşu ile beraber eski önemi ortadan kalkınca sembolik bir şekilde varlığını sürdürmüş ve Doğuş Grubuna satıldıktan sonra varlığı tamamen sona ermiştir. Osmanlı Devleti zamanındaki eski günlerinden kalan banknot örnekleri, kaimeler, hisse senetleri, hesap defterleri, müşteri formları ve fotoğrafları, banka cüzdanlarının hepsi Osmanlı Bankası Müzesi'nde sergilenmektedir, aralarında ilginç bulacağınız bazı belgeler de olabilir :).Müze hakkında detaylı bilgi ve lokasyon için:
http://www.obmuze.com/#kronolojik
24 Aralık 2015 Perşembe
Hisart Canlı Tarih Müzesi - Çağlayan
Bu hafta sonu bu kez spontane olarak değil, planlayarak Hisart Canlı Tarih Müzesine gittik. Öncelikle nasıl gittiğimizden bahsedeyim, Metrobüsle Çağlayan kadar gittik ve İstanbul Adalet Sarayının önünden telefonun navigasyonu yardımıyla on dakika kadar yürüdük. Dilerseniz müzenin internet sitesinde görülen telefonla da konuşabilirsiniz, size yolu tarif ediyorlar. Ulaşmak zor değil, biraz yürüyüp müzeye vardıktan sonra gittiğinize değdiğini göreceksiniz. Müze dört kat ve kafeteryadan oluşuyor ve tarihi açıdan kronolojik bir sırayla eserler sergilenmiş. müzenin kurucusu olan Nejat Çuhadaroğlu kendi resim & maket yapma tutkusu ile ortaya çıkardığı eserler ve yıllardır biriktirdiği koleksiyon eserler ile bir müzeyi dolduracak birikime ulaşmış. Özellikle Osmanlı tarihine ilgi duyanların çok seveceğini tahmin ediyorum, bence bir ziyaret edin. İyi eğlenceler!


30 Mart 2015 Pazartesi
Türk ve İslam Eserleri Müzesi
Yenilenerek açılan müzelerden birisi olan (uzun bir tarihçesi var sanırım bir süre tadilattaydı) Türk ve İslam Eserleri Müzesi (TİEM) Ocak 2015'den bu yana ziyaret edilebilmektedir. Bu hafta sonu kısa bir "Eski İstanbul" gezisinde, daha önce fırsatımız olmadığı için müzeyi de ziyaret ettik. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olduğu için MüzeKart ile girebiliyorsunuz. Ayrıca, müzenin giriş kapısından girince hemen solda bulunan sergi salonundaki süreli sergiler ücretsiz (Müze Karta ihtiyaç olmadan) gezilebiliyor (bu hafta sonu Anadolu motifli halılar hakkında bir sergi vardı). Müze toplamda 7 bölümden oluşuyor: Yazı/yazma eserler, halı ve kilim, ahşap eserler, sikke ve mühürler, maden/cam ve seramik, taş eserler ve etnografya bölümleri. İstanbul Arkeoloji müzesi kadar büyük değil ancak genel bir fikir verecek eser sergileniyor. Müzenin önemli bir özelliği Türk ve İslam Sanat eserlerini topluca kapsayan ilk Türk müzesi olması ve ilk açılışını Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapmış olmasıymış. Kuruluş çalışmaları sırasında, Osmanlı topraklarının her yöresinden (vakıf, cami, türbe, tekke ve mescitler dahil) toplanan eserler bir araya getirilerek müze oluşturulmuş. Eğer merak ediyorsanız, Sultanahmet'e yolunuz düştüğünde ziyaret edebilirsiniz, müze Pazartesileri hariç hafta içi her gün 09:00 ile 17:00 arasında gezilebilmektedir. İyi eğlenceler!
26 Ağustos 2014 Salı
Deniz Müzesi - Beşiktaş
Beşiktaş'ta bulunan Deniz Müzesi, Türkiye'nin denizcilik alanındaki en büyük müzesidir ve sahip olduğu koleksiyonun zenginliği açısından dünyada da önemli bir konuma sahip olduğu söylenmektedir. Deniz Kuvvetleri Komutanlığına bağlı olarak kurulduğu için (askeri müze) müze kart geçerli değil maalesef :). Ancak giriş ücreti yalnızca 6 TL, çok değil. Bu hafta giderseniz (30 Ağustosa kadar) zafer bayramı sebebiyle tüm askeri müzelerin girişleri ücretsiz. Koleksiyonunda 20.000 eser bulunduğu belirtilen müzenin girişinde ilk olarak Saltanat kayıkları ve kadırgalar karşılıyor sizi. Büyük bir çoğunluğu Osmanlı'nın son 200 yılında yapılmış (neredeyse her dağılma dönemi padişahının bir kayığı var, muhteşem zenginlik içinde olduğumuz için olsa gerek). Yalnızca bir adet (Fatih döneminden kaldığı tahmin edilen) Saltanat Kayığı bulunmaktadır ki diğerlerinin yanında mütevaziliğiyle hemen belli oluyor. Padişahların Saltanat Kayıkları altın yaldızlarla işlenmiş ve tahtları kadifelerle kaplanmış, aynı şekilde harem kadınlarına ait olan kayıklarla özenle işlenmiştir (tek fark bu kayıklarda meyve ve çiçek resimleri var).
31 Temmuz 2014 Perşembe
Antalya Arkeoloji Müzesi
8 Temmuz 2014 Salı
Sait Faik Abasıyanık Müzesi
Sait Faik Abasıyanık Müzesi Burgazada'da hayatının son dönemlerini geçirdiği köşkte Darüşşafaka Cemiyeti'nin katkılarıyla ziyarete açılmıştır. Sait Faik'in Darüşşafaka'da düzenlenen bir matine ziyareti sırasında burada ilgiye muhtaç çocuklardan çok etkilendiği ve annesi ile beraber vefatlarından sonra mal varlıklarından büyük bir çoğunluğunu bu cemiyete bağışladıkları bilinmektedir. Sait Faik'in annesi Makbule hanım, yazarımızın tüm telif haklarını ve müze yapılması koşuluyla Burgazada'daki köşkü cemiyete bağışladığı belirtilmekte ve cemiyetin de bu konuda gerekli özeni gösterdiği görülmektedir. Sait Faik'in yaşamış köşk tabiri caizse cennet gibi, yemyeşil bahçesi, sakin ortamıyla insanı dinlendiren bir huzura sahip. Müzenin içinde yaşarken kullandığı eşyalar, yazı masası, mektupları ve fotoğrafları sergilenmektedir. Ben birkaç fotoğraf çektim ancak fırsatınız olursa mutlaka siz de ziyaret edin ve hatta bir öykü kitabını da alın :) İyi eğlenceler!
"Söz vermiştim kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka neydi ki? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kağıt aldım. Oturdum. Ada'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)