GEZİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
GEZİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Eylül 2016 Cuma

Zeus Altarı - Adatepe Köyü

Bayram tatilinde Altınoluk'a yazlığa gitmiştik, yakınlarında kendi halinde küçük bir turistik köy olan Adatepe Köyüne ziyarete gitmeyi amaçladık. Köye dar bir tepe yolunda araçla ulaşılıyor, kendi halinde taş evlerden oluşan, turistik ve küçük bir köy. Köyün girişinde biraz daha tepeye çıkan toprak bir patika mevcut, bu patikadan tepeye doğru yaklaşık 20 dakika yürüyünce Zeus Altarı'na ulaşılıyor. Zeus Altarı eski Yunan'da tanrılara kurban sunulması amacıyla yapılmış (Altar = sunak), bu nedenle olsa gerek bölgenin en yüksek noktasına inşa edilmiş. Dolayısıyla manzarası harika, manzara açısından gerçekten bayıldım. Buradan indikten sonra da Adatepe Köyüne doğru yol aldık ve köyü basit şekilde turladık.



Köye bayıldım gerçekten, tanınmış olmasına ve turistlerin uğradığı bir yer olmasına rağmen, köy doğal haliyle kalmış gibiydi. Bazı mekanlar restore edilmiş ancak genel olarak köyde doğal kalmış bir şeyler vardı :). Zeytin sütü (kadınlar için yüze sürülen doğal bir malzeme ve aynı zamanda salataya tat veren bir sos amacıyla satılıyor), zeytin yağı  ve zeytin sabunu gibi ürünler yapılıp satılıyor. Ben denemek için birkaç sabun aldım, kokuları ise harika :)

Köyün hemen girişinde bir dondurmacı var, adı AUS Otlu Dondurma. Gerçekten kekik, zeytin gibi aromalardan dondurma yapmışlar! Ben keçi sütlü ve zeytinli dondurmayı denedim ve şimdiye kadar yediğim en lezzetli dondurma olduğunu söyleyebilirim! Yolunuz düşerse diye söylüyorum, yiyenler karadut ve yaban mersini dondurmasını de çok beğeniyormuş. Dondurma sevmiyor olsanız bile köy meydanındaki dev çınarın altındaki masalara oturun ve soğuk bir şerbet için mutlaka.


Köyden ve Zeus Altarının manzarasından birkaç fotoğraf paylaşayım, daha fazla bilgi için aşağıdaki linkten de bilgi alabilirsiniz. Bu arada arabayla tepeye çıkılması gerektiğini anımsatmak isterim ama tabanına güvenen yürüyebilir de :). İyi eğlenceler!


Zeus Altarı hakkında daha fazla bilgi için (Yukarıdaki fotoğraf da bu kaynaktan alınmıştır):
http://www.kucukkuyu.com/kucukkuyu-gezilecek-yerleri/zeus-altari/

24 Aralık 2015 Perşembe

Hisart Canlı Tarih Müzesi - Çağlayan

Bu hafta sonu bu kez spontane olarak değil, planlayarak Hisart Canlı Tarih Müzesine gittik. Öncelikle nasıl gittiğimizden bahsedeyim, Metrobüsle Çağlayan kadar gittik ve İstanbul Adalet Sarayının önünden telefonun navigasyonu yardımıyla on dakika kadar yürüdük. Dilerseniz müzenin internet sitesinde görülen telefonla da konuşabilirsiniz, size yolu tarif ediyorlar. Ulaşmak zor değil, biraz yürüyüp müzeye vardıktan sonra gittiğinize değdiğini göreceksiniz. Müze dört kat ve kafeteryadan oluşuyor ve tarihi açıdan kronolojik bir sırayla eserler sergilenmiş. müzenin kurucusu olan Nejat Çuhadaroğlu kendi resim & maket yapma tutkusu ile ortaya çıkardığı eserler ve yıllardır biriktirdiği koleksiyon eserler ile bir müzeyi dolduracak birikime ulaşmış. Özellikle Osmanlı tarihine ilgi duyanların çok seveceğini tahmin ediyorum, bence bir ziyaret edin. İyi eğlenceler!


27 Ekim 2015 Salı

Selanik-Kavala Gezi Yazısı

Birkaç haftadır hazır vizemiz de varken, otobüsle yapılan hafta sonu turlarına katılmak istiyorduk. Bu konuda çok da seçeneğimiz yok tabi :). Selanik-Kavala ve Bulgaristan - Sofya turlarını bulabildik. Ben birkaç yıl önce bir konferans için Selanik'e gitmiştim, ancak turistik bir gezi yapmadığım için tekrar gitme fikri cazip geldi. Tek sorun o hafta gidecek ekibin yeterli bir sayıya ulaşmasıydı ki bu konuda da şansımız yaver gitti :). Biz turla gittiğimiz için bu yazıda diğer yazılardan farklı olarak gezi planına uygun olarak yapılanlardan söz edeceğim. Yalnızca hafta sonu için yapılan bir gezi olduğundan cuma akşam saat 10:00'da otobüs Kadıköy Evlendirme Dairesi önünden hareket etti. Normal şartlarda özel aracınızla çok daha kısa sürecek bir yol otobüs olmanın verdiği dezavantajla (kişi sayısı nedeniyle pasaport kontrolleri uzun sürüyor) sabaha kadar sürdü. Yeri gelmişken bir şey anımsatayım, bana birkaç kişi sorduğu için önemli görüyorum: Arkadaşlar Selanik turu vizeli! Vizesiz olduğu fikri nereden çıktı anlamadım ancak Yunanistan'a giriş Schengen vizesine tabi (transit geçişler için bilgim yok, turistik geziler bu şekilde).

Sabah Selanik'a girdiğiniz anda gezi başlamış oluyor, bu nedenle gece boyunca otobüste uyumaya bakın. İlk durağımız Aya Dimitros Katedrali oldu, Aya Dimitros Roma döneminde yaşamış olan Hristiyan ruhani bir lider ve öldürüldüğü yere adına kilise yapılmış. Aya Dimitrios kilisesi Selanik’in merkezinde, aynı ismi taşıyan caddenin üzerinde bulunmaktadır, ve şehrin en büyük katedralidir. Bu caddenin hemen devamında Türkler için önem arz eden Atatürk'ün Selanik'te doğduğu ev bulunmaktadır. Atatürk'ün evi aynı zamanda Türk Konsolosluğu olarak (aynı bahçe içinde) hizmet vermektedir. Herkesin gitmesi gerektiğine kanaat getirdiğim bir yer, mutlaka uğrayın derim.


Atatürk'ün evinden sonra şehrin panoramik bir turu yapılarak şehir içinde bulunan Osmanlı ve Bizans eserlerini görüyoruz. Buradan sonra Aristoteles Meydanı'na gidilerek otele gidip yerleşmeden hem öğle yemeği hem de alışveriş vb. için size birkaç saat serbest zaman veriliyor. Okunduğu şekliyle Aristo Meydanı şehrin kalbi, pastaneler, büyük caddeler (bu meydanı dik kesiyor), alışveriş yapılabilecek dükkanlar vb. hem bu meydana yakın şekilde konumlanmış. Selanik bir üniversite kenti olduğundan, sahil tarafındaki Kordon'da (İzmir'e çok benzeyen bir şerit var) gençlerin publarda eğlendiğini ve bu meydanın oldukça hareketli olduğunu zaten göreceksiniz.

Kordon'un sonunda Beyaz Kule adı verilen ve kulesine çıkılabilen bir yapı var. Oraya kadar kordon boyunca yürürseniz hem deniz kenarında keyifli bir yürüyüş yapmış olursunuz hem de değişik restoranlar keşfedebilirsiniz. Kentte harap vaziyette de olsa, Osmanlı döneminden kalan pek çok eser var, Hamza Bey cami, İmaret cami ve çeşitli hamamlar ve muhtemelen daha öncesinden kalan kapılar var. Panoramik turda otobüsle bu eserlerin yanından geçiliyor ancak turistik bakış açısında çok da tatmin edici olmadığını da söylemek lazım.


Birinci günün akşamında ünlü bir tavernaya yapılan taverna turu mevcuttu. Selanik tavernalar açısından çok zengin olduğundan, bu tura katılmanız zorunlu değil. Kendiniz de gözünüze kestirdiğiniz bir tavernaya gidebilirsiniz. Uzo ve mezeler hem çok lezzetli hem de çok uygun fiyata satılıyor. Denemek isterseniz Souvlaki adında ünlü bir Yunan yemeği var (muhtemelen Türk mutfağından alınmış) ancak bana sorarsanız Yunanistan'ın kendine özgü lezzetleri mezeler. Taze deniz mahsullerinden ve patlıcandan bol zeytinyağı kullanarak çok lezzetli mezeler yapıyorlar. Benim tavsiyem salaş bir tavernada bu Rum mezelerini tatmanız (jumbo karides, közde patlıcan, ahtapot, fava, ançüez tavsiyelerim arasında ancak diğer mezeleri sizin damak zevkinize bırakıyorum).

Ertesi gün otelden Kavala'ya doğru yola çıktık, yaklaşım 2,5 saat sürüyor bu yolculuk. Kavala daha küçük bir şehir olmasına rağmen denizle iç içe ve daha renkli bir görüntü sunuyor. Ancak Kavala halkı nedense Selanik halkı kadar sıcakkanlı veya Türk dostu değil, alışverişlerinizde bu durumu göz önünde bulundurmanızda fayda var. Kavala'da en dikkat çekici yerler şehrin ortasından geçen su kemerleri ve Kavalalı Mehmet Ali Paşa'nın şu anda kafe olarak kullanılan imarethanesi olabilir. Hemen önünde kendisinin at üstünde heykeli de bulunmaktadır, Kavalalı Paşa'nın evi şehtin en tepe noktasında olduğundan, aşağıda doğru güzel bir şehir & deniz manzarası da mevcut. Burada bir Yunan kahvesi içebilirsiniz :).


Kavala'da yediğimiz yemeğin ardından (biz tadı damağımızda kaldığından yine taverna gibi bir yerde meze yemeyi tercih ettik) otobüsle yola devam ediyoruz. Tabi bu sırada hem hediye olması hem de kendinize almak amacıyla nefis Kavala kurabiyelerinden alabilirsiniz - ki mutlaka alın bence. Artık serbest zamanın az kalması nedeniyle, dönüş yolunda geçtiğimiz rotaları (İskeçe-Gümülcine-Dedeağaç) panoramik olarak görmekle yetinmek mecburiyetinde kaldık. Grup organizasyonlarında maalesef bu şekilde sonuçlar da ortaya çıkabiliyor. Akşama doğru İpsala sınır kapısından geçerek iki günlük kısa turumuzun sonuna gelerek vatanımıza giriş yaptık.

Bir konuda açık konuşacağım :). Selanik-Kavala turu için vize almakla uğraşmak fazla bir çaba gibi geliyor bana. Ama halihazırda Schengen vizeniz varsa, bir hafta sonunu burada değerlendirmek çok iyi bir tercih olabilir. En azından tavernada güzel bir gece eğlencesi için bile gidilebilir diye düşüyorum. Turların çok uygun fiyatlı olması da cabası! Kendinize bu hafta sonu güzel bir hediye verin, iyi eğlenceler!

25 Mayıs 2015 Pazartesi

Amsterdam için İpuçları

Amsterdam'a turistik gazi yapacak kişiler için bazı tavsiyelerim var. Bu arada Amsterdam çok büyük bir kent, benim saydığım 21 müze var. Dolayısıyla her yeri gezemeyeceğiniz için siz de kendi gezi planınızı kalacağınız güne ve yanınızdaki paraya göre yapabilirsiniz. Bir önceki yazımda müze ve benzeri yerlerin yetişkin ziyaretçi giriş fiyatlarını ve kendi gezdiğim yerleri yazmıştım. Bu yazımda, daha az para ve zaman harcamanız için deneyimlerime dayanarak bazı ipuçları vereceğim.

İpuçları: 

- Central Station'da ve şehir merkezindeki Turist Information'larda şehir haritası ve turistik yerlere indirimli giriş için bazı kuponlar ve broşürler bulunuyor. Mutlaka alın, müzelere birkaç Avroluk indirim sağlıyor. 
- Para hesabınızı gitmeden yapın, zira bize kıyasla pahalı bir ülke.
- Bazı müzelere 24 saat ve 48 boyunca ücretsiz giriş sağlayan müze kartlar mevcut, alırsanız daha ekonomik gezebilirsiniz. Veya müzelere kapanış saatinden bir saat önce girmek yarı fiyat, ama gezmeye yeter mi bilmiyorum :)
-Bazı müzeler ve popüler eğlenceli deneyimler için turistlere özel otobüsle şehir turu veya kanal turu imkanı da içinde olan "Holland Pass" adında kartlar da satılmakta (82 Avro)
- Şehir iyi bir plan yaparsanız yürüyerek gezilebiliniyor ancak raylı sistemler için günlük & haftalık kartlar da satılıyor
- Bisiklet veya elektrikli motor vb. kiralarsanız çok dikkatli olun ve kilitlediğinizi mutlaka kontrol edin, zira birisi binip gidebilir :). Ayrıca bisikletiniz "Bisiklet Park Edilmez" yazan yere park etmeyin, çekilebilir. 
- Arabanız var ise veya kiraladıysanız, park yerlerine dikkat edin, çünkü çok pahalı, yaya gezecekseniz, yayaya yeşil yanmadan geçmeyin, yaya cezası kesilebilir. 
- Şehri elinizde harita yürüyerek keşfetmek istiyorsanız, kaybolduğunuz anda (çok fazla kanal ve birbirinin kopyası sokak olduğundan yüksek ihtimalle kaybolursunuz) hemen Dam Meydanı'nı sorun, şehrin merkezi Dam Meydanı olduğundan, oradan her yere çıkılabilir. 

İzlenimler:

- En güzel gezilecek zaman Mayıs-Eylül ayları, ancak biraz serin olabilir, Türkiye gibi düşünmeyin.
- Hollandalı insanlar güler yüzlü ve yardımsever olduğundan, soru sormaya çekinmeyin, İngilizceleri de gayet iyi, özellikle Amsterdam'da.
- Kentin en güzel tarafı: Tarihe, çok kültürlülüğe ve bireysel özgürlüklere verilen önem
- Kentin en sıkıcı tarafı: Amsterdam'a sadece CoffeShop ve Red Light için gelen turistler

Herkese iyi eğlenceler & keyifli geziler. 

30 Mart 2015 Pazartesi

Türk ve İslam Eserleri Müzesi

Yenilenerek açılan müzelerden birisi olan (uzun bir tarihçesi var sanırım bir süre tadilattaydı) Türk ve İslam Eserleri Müzesi (TİEM) Ocak 2015'den bu yana ziyaret edilebilmektedir. Bu hafta sonu kısa bir "Eski İstanbul" gezisinde, daha önce fırsatımız olmadığı için müzeyi de ziyaret ettik. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olduğu için MüzeKart ile girebiliyorsunuz. Ayrıca, müzenin giriş kapısından girince hemen solda bulunan sergi salonundaki süreli sergiler ücretsiz (Müze Karta ihtiyaç olmadan) gezilebiliyor (bu hafta sonu Anadolu motifli halılar hakkında bir sergi vardı). Müze toplamda 7 bölümden oluşuyor: Yazı/yazma eserler, halı ve kilim, ahşap eserler, sikke ve mühürler, maden/cam ve seramik, taş eserler ve etnografya bölümleri. İstanbul Arkeoloji müzesi kadar büyük değil ancak genel bir fikir verecek eser sergileniyor. Müzenin önemli bir özelliği Türk ve İslam Sanat eserlerini topluca kapsayan ilk Türk müzesi olması ve ilk açılışını Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapmış olmasıymış. Kuruluş çalışmaları sırasında, Osmanlı topraklarının her yöresinden (vakıf, cami, türbe, tekke ve mescitler dahil) toplanan eserler bir araya getirilerek müze oluşturulmuş. Eğer merak ediyorsanız, Sultanahmet'e yolunuz düştüğünde ziyaret edebilirsiniz, müze Pazartesileri hariç hafta içi her gün 09:00 ile 17:00 arasında gezilebilmektedir. İyi eğlenceler!