The most dangerous risk of all - the risk of spending your life not doing what you want on the bet you can buy yourself the freedom to do it later.
RESİM KURSU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
RESİM KURSU etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Haziran 2018 Cumartesi
Resim Hocamız Ressam Muammer Güngör
13 Haziran 2016 Pazartesi
Av. İsmet Çepel
Biliyorsunuz ki son dört yıldır İstanbul Barosunun avukatlar için organize etmiş olduğu resim kursuna katılıyorum. Burada harika insanlar tanıdım. Dün itibariyle, resim kursumuza yaz kış demeden gelen ve harika resimler yapan, hepimizin çok sevdiği Av. İsmet Çepel hanımın vefat haberini üzüntüyle aldım. Kendisini nazik ve zarif tavırlarının yanı sıra çalışkanlığı ile de anımsayacağım. İsmet Hanım, 1929 doğumlu olmasına rağmen, pek az insanda görebileceğiniz yaşama sevgisi ve üretkenlikle, ömrüne çok şey sığdırabilmiş bir insandır. Öz-yaşam öyküleri ve çeşitli anı kitaplarının yanı sıra, bana armağan ettiği yüksek öğrenim öyküsü kitabından da bu vesile ile bahsetmek isterim. Haberi çok ani aldığım için cenazesine yetişemedim ancak kendisine Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı dilerim. İsmet Hanımı her zaman gülen yüzü, nezaketi ve çalışkanlığı ile anımsayacağım. Sevgilerimle.
Yan tarafta, resim hocamız üstad Avukat Muammer Güngör ile İsmet Hanım'ın kendi yaptığı yağlı boya deniz tablosu ile fotoğrafını görmektesiniz.
İsmet Çepel'in yüksek öğrenim öyküsü hakkında daha önce yaptığım yorumlar ise aşağıdaki linktedir:
http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/2015/04/ismet-berkozun-yuksek-ogrenim-oykusu.html
http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/2015/04/ismet-berkozun-yuksek-ogrenim-oykusu.html
1 Ocak 2015 Perşembe
Yeni Yıl Planları - 2015
Yeni bir yıla girdik. Geçtiğimiz yıl benim için pek çok güzel anının yaşandığı bir yıl oldu :) Pek çok açıdan çok huzurlu bir yıl geçirdim. 2015'ten beklentim aynı şekilde pek çok güzel başlangıcın yılı olması. Çok güzel haberler alarak girdiğime göre, umut ediyorum ki bütün senem müjdelerle geçecek. Herkesten farklı olarak ben burada yalnızca yeni yılda gerçekleştirmeyi düşündüğüm planlardan bahsetmeyeceğim, ayrıca 2014'ün bir değerlendirmesini de yapacağım (en azından değerlendirilebilecek ölçüleri dikkate alarak). bütün bir yıl düzenli olarak blog tuttuğum için geçtiğimiz yıl içindeki bazı kazanımlarımı kayıt altına aldım. Bu yöntemi kendisine uygun bulmayanlar olabilir ancak ben bu tarzı sevdim:
- Kitap bloguma 54 kayıt girmişim - birkaç tanesinin kitaplar hakkında olmadığı düşünülürse geçtiğimiz yıl haftada bir ortalamayla kitap okumuşum.
- Sinema bloguma 53 kayıt girmişim - aynı şekilde ortalama olarak haftada bir film izlediğim düşünülebilir.
- Bu bloga yazdıklarımdan gördüğüm kadarıyla, geçtiğimiz yıl daha önce gitmediğim 7 yere gitmişim (7 gezi yazım var), 3 yeni yemek öğrenmişim (tarifleri yazılıdır) ve pek çok resim & fotoğraf sergisi gezmişim.
Bence hiç fena değilim :) 2015 için hedeflerim:
- Daha fazlasına gerek yok, yine haftada bir kitap okuma fırsatım olsun.
- Daha fazla tiyatroya gitmeye çalışacağım, geçtiğimiz yıl birkaç kere gitmişim sadece.
- Resim & fotoğraf sergilerini gezmeye devam edeceğim ve resim kursunu aksatmayacağım (2 adet yağlı boya tablo yapmayı planlıyorum bu yıl)
- Yüksek lisansa başlamayı istiyorum, muhtemelen kendi alanımda olacak.
- Yemek veya makyaj kursu gibi değişik ve eğlenceli bir kursa gitmeyi istiyorum.
- Bu yıl da en az 2 kere yurt dışına çıkmak istiyorum, İstanbul'u daha fazla keşfetmek istiyorum.
- Güzel haberler almaya devam etmek istiyorum (bu benim elimde değil ama Allah'tan dileğim huzurumun bozulmaması)
- Biraz daha kontrollü olmak istiyorum (hangi alanda diye sormayınız, birkaç alanda işte).
Hayallerimi gerçekçi kurduğum için gerçekleştirebileceğimi düşünüyorum, yeter ki fırsatım ve sağlığım yerinde olsun. Ben çalışmalara başladım bile, siz ne alemdesiniz? Herkese mutlu yıllar dileğimle! Sevgiler :).
4 Haziran 2014 Çarşamba
Renklerin Büyülü Dünyası - 2
Resim kursuna gittiğimi ve geçtiğimiz yıldan farklı olarak bu yıl yağlı boya resim yapmaya başladığımı biliyorsunuz zaten! Birinci tablomu yine aynı başlıklı bir yazı ile sizinle paylaşmıştım. İki resim arasındaki farktan da net olarak anlaşılacağı üzere yavaş yavaş bir gelişme gösteriyorum. Ne de olsa ilk tablo bir denemeydi. Bunu kara kalem çizimlerimde de kendim fark ediyorum. Bir sonraki tablom da (artık bakalım ne olacak) muhtemelen çok daha ileri bir sonuç alacağız. Resim kursu yaz tatiline girdiği için bir sonraki sezona kadar bu kez kendi tercihimiz olan bir tablo yapacağız (şimdiye kadar aranjmanlar veya tercihler genellikle resim hocamız tarafından yapılmıştı) ve daha yüksek bir motivasyonla yapacağım sonraki resimleri bekliyorum. Özellikle bu Antik yunan büstünden aldığım sonuçtan sonra! Resimlerden görebileceğiniz üzere yine her şey boş bir tuval ile başladı. O tuvali şövaleye taktığım an fantastik bir dünyaya bir kapı açmışım gibi hissediyorum.


Öncelikle diğer resmimde olduğu gibi, yaklaşık 2 metre uzaklıktaki masa üzerindeki seçilen objeler kara kalem vasıtasıyla tuval üzerine istediğiniz büyüklükte çizilir. Ben biraz fazla bastırıyorum kalemi sanırım, koyu çizgiler oluşuyor bende. Mümkün mertebe kalemi serbest tutmak ve hafif çizgiler yapmak daha iyi oluyor. Her ne kadar yağlı boya üstünü kapatsa da, hafif çizmeyi alışkanlık haline getirmek lazım!


Öncelikle diğer resmimde olduğu gibi, yaklaşık 2 metre uzaklıktaki masa üzerindeki seçilen objeler kara kalem vasıtasıyla tuval üzerine istediğiniz büyüklükte çizilir. Ben biraz fazla bastırıyorum kalemi sanırım, koyu çizgiler oluşuyor bende. Mümkün mertebe kalemi serbest tutmak ve hafif çizgiler yapmak daha iyi oluyor. Her ne kadar yağlı boya üstünü kapatsa da, hafif çizmeyi alışkanlık haline getirmek lazım!


Çizim sona erdikten sonra boyamaya başlıyoruz. Önce hafif renklerden astar bir boya yapabilirsiniz. bu şekilde hangi renkleri seçeceğiniz konusunda düşünmeye fırsatınız oluyor :). Hayatınızı renklendirmenin bir yolu da bu.


Yine de rahat olabilirsiniz zira yağlı boyalar kuruduktan sonra (1-2 hafta alabilir) üzerinde başka renkleri alabilir (kapatabilir). Ancak koyu bir renk üzerine açık renklerin uygulamasının çok zor olduğunu ve altında iz kaldığını belirtmek isterim. Ne kadar renk uyumu yaptığımı bilmiyorum ancak bu kez yalnızca büste odaklandım. Drape ve fon üzerinde çok durmadım, yine de bu tablomu da çok sevdim :). Resim yapmanın verdiği zevki hepinizin tatması dileğiyle, yeni bir meditasyonda görüşmek üzere!
Yine de rahat olabilirsiniz zira yağlı boyalar kuruduktan sonra (1-2 hafta alabilir) üzerinde başka renkleri alabilir (kapatabilir). Ancak koyu bir renk üzerine açık renklerin uygulamasının çok zor olduğunu ve altında iz kaldığını belirtmek isterim. Ne kadar renk uyumu yaptığımı bilmiyorum ancak bu kez yalnızca büste odaklandım. Drape ve fon üzerinde çok durmadım, yine de bu tablomu da çok sevdim :). Resim yapmanın verdiği zevki hepinizin tatması dileğiyle, yeni bir meditasyonda görüşmek üzere!
Birinci tablom hakkındaki paylaşım için:
23 Ocak 2014 Perşembe
Resim Kursu Yazısı Gecikirse
Merhabalar herkese! Bilindiği üzere benim geçen yıldan oturmuş bir düzenim vardı. Hafta sonları (cumartesi günleri) mümkün mertebe resim kursuna giderek kursta çizdiğim karakalem resimleri ve kurs çıkışında ziyaret ettiğim resim/fotoğraf/sanat sergilerinin fotoğraflarını kendi yorumlarımla beraber sizinle paylaşıyordum. Bu sene bu konuda biraz tembellik yaptığımın farkındayım. Ancak bunun bir sebebi resim kursunda yalnızca ilk hafta karakalem çalışma yapmamızdı (bildiğiniz üzere bir karakalem eseri bir günde bitirebiliyorum). Sonrasında tuval, terebentin, resim yağı, fırça setleri ve renkli boyalar alarak renklerin büyülü dünyasına geçiş yaptık (bundan daha sonra bahsedeceğim). İlk dersimizde yaptığım karakalem yan tarafta gördüğünüz çirkin kadın. Ancak biz sanatçılar olarak her asitmetrik veya çirkin bir şeyde güzellik gördüğümüz için bu resimleri zevkle yapıyoruz :). Bu kadın Albrecht Dürer'in annesi ve ilk çizimi kendisi tarafından yapılmış. Albrecht gibi yakışıklı bir adamın bu kadından nasıl doğmuş olabileceği sorusu akıllara gelebilir, bu konuyu çok düşünmüyoruz. Albrecht Dürer'in evine (müzeye dönüştürülmüş) Nürnberg'de iken gitmiştim ve çok beğendiğimi anımsıyorum. Nürnberg'de iken pek çok müze, kilise ve festival gezmiştim ancak o zamanlar blog tutmadığım için her şey zihnimde anı olarak kaldı. Her neyse, resim bu aşamaya nasıl gelmiş inceleyelim:




Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



