TABLO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
TABLO etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

8 Nisan 2018 Pazar

Studio Masterpiece Galata

Benim bu şekilde bir organizasyondan haberim yoktu :). Aslında ben zaten hafta sonları resim kursuna giderek kendi çalışmalarımı yapıyorum, bunu zaten biliyorsunuz. Ancak bir arkadaşımın tavsiyesi ile bu organizasyona da katılmak istedim. Studio Masterpiece'de yapılan aktivite tam olarak şu şekilde: İnternet sitesinden hangi günde hangi eser var inceleyerek hem müsaitlik durumunuza hem de beğendiğiniz esere göre biletinizi satın alıyorsunuz (resim, seramik, string art, heykel atölyesi gibi seçenekler var), 19:00-21:00 arasında yapılan atölye çalışmasına gidip katılıyorsunuz ve keyifli birkaç saat geçirerek seçtiğiniz çalışmayı yapıyorsunuz. Hepsi bu kadar! Biz Galata'daki mekanı tercih ettik, ancak Masterpiece'in farklı yerlerde & şehirlerde şubeleri de var. Güzel bir müzik eşliğinde, daha önce hiç tecrübeniz olmasa bile güzel bir çalışma yaparak ve yaptığınız eseri alarak buradan çıkacaksınız. Bana sorarsanız güzel bir terapi yöntemi, ayrıca kendi içeceğinizi getirmenize de müsaade ediliyor. Bilet fiyatları 75 TL, eğer ilginizi çekiyorsa tavsiye ederim. Şimdiden iyi eğlenceler!

Not: Bizim yaptığımız resim soldaki zümrüt elbiseli kadın :).

İnternet Sitesi: https://www.studiomasterpiece.com/kopyasi-kopyasi-anasayfa 

30 Nisan 2017 Pazar

Bir Kadının Üç Yüzü

"I Tre Volti" yani "Bir Kadının Üç Yüzü" İran Şahı Pehlevi'nin ikinci eşi mahzun prenses Süreyya'nın baş rolünü oynadığı ve üç ayrı yönetmenle birlikte çekilen 1965 yapımı bir filmdir (bütün kopyaları imha edildiği için halihazırda izleyebileceğimiz bir kaynak var mıdır bilmiyorum). Daha önce hem annesinin hem de kendisinin anılarını okuduğum bu kadının hayatı beni çok etkilemişti. Bu nedenle bu eserimde Prenses Süreyya'nın filminden etkilenerek adını "Bir Kadının Üç Yüzü" koymayı tercih ettim. Aşağıda gördüğünüz üç ayrı balığın her biri bir kadının üç ayrı ruh halini tasvir etmektedir. Bu arada daha önce bu bilgiyi vererek balıkların hangisinin neşeli hangisinin üzgün olduğunu tahmin etmesini istediğim insanların tahminleri beni şaşırttı. Herkes farklı bir balığı seçti, bu nedenle ben hangi balığa ne anlam yüklediğimi söylememeye karar verdim. Yalnızca her birinin ayrı bir ruh hali tasviri yaptığını bilmeniz yeterli, geriye kalan yorumları sizlere bırakıyorum. Bu arada aklıma takılan bir konu var, bu yazıda bahsettiğim filmi bulursanız lütfen benimle de paylaşınız. İzlemeyi çok isterdim. İyi haftalar size!

20 Ekim 2016 Perşembe

Renklerin Büyülü Dünyası - 6

Adını "Shiva (Şiva)" koyduğum bu eser internette sıkça karşılaştığımız Hinduizm'de bahsedilen Hint Tanrılarından birisi olan Shiva'nın resminden esinlenilerek yapıldı. Bir şey itiraf etmem lazım, ben daha önce Shiva'yı Tanrıça sanıyordum zira çizimleri çok feminen ve saçları da uzun. Ancak Tanrıça olmadığını öğrenmeme rağmen resmini yapmaktan vazgeçmedim çünkü hala feminen bir görüntüsü var (ben kadınları ve feminen figürleri resmetmeyi seviyorum biliyorsunuz ki). Hinduizm ve Hint felsefesi hakkında çok bilgi sahibi değilim, ancak Shiva, bazı kaynaklara göre Brahma ve Vishnu (Vişnu) ile beraber Hint teslisinin bir parçası olarak bilinir. Brahma yaratıcı, Vishnu koruyucu Shiva ile yok edicidir (Shiva the destroyer). Yok etmeyi temsil etse de, Shiva olumsuz değil, olumlu bir gücü temsil eder, kendisine kötülüğün yok edicisi de diyebilirsiniz. Bu kadar girişten sonra bu eseri beğeneceğinizi umuyorum. İlk görüşte siyah-sarı-hardal renkleri göze çarpsa da aslında hemen her rengi kullandım resim yaparken (kırmızı, mor ve beyaz detaylarda gizli). Sarı ve siyah bir araya geldiğinde dikkat çekici bir kontrast oluşturur, bu nedenle tabelalar veya uyarılar bu renklerde yapılır. Tabi bir de manevi anlamı var (İstanbul Sultani'sinden kalan) ancak bu konuya burada değinmeyeceğim. Tablonun yapılışı kolay oldu, detayları aşağıdadır:


 

29 Şubat 2016 Pazartesi

Işıl Dural Resim Sergisi

Bu hafta yine Tünel Sanat Galerisine olağan ziyaretlerimden birini gerçekleştirdim. Geçtiğimiz ay neredeyse hiç gidemediğim için, bazı koleksiyon sergileri kaçırdığımız öğrendim ve doğrusunu söylemek gerekirse üzüldüm. Olsun bu hafta, yaşayan bir ressam olan Işıl Dural'i tanıdık: Daha önce resim öğretmenliği ve grafikerlik yapan ressam, şu anda kendi atölyesinde çalışmalarını sürdürmekteymiş. Resimlerden anlayacağınız üzere değişik bir bakış açısı var, sergi kataloğunda yazmıyordu ancak kendisiyle karşılaşmış olsaydım, neden gergedan figürlerini bu kadar çok kullandığını sormak isterdim. Tahta at ve at kafası şeklinde maskeler de çok kullanılmıştı ve eserlerin büyük çoğunluğu sanki ince bir tül perdenin arkasındaymış gibi karanlık ve sisliydi. Belki de sakinliği seven ve kendi kabuğunda yaşayan bir kişidir kendisi. Sergiyi gezmek isterseniz 4 Mart'a kadar Tünel Sanat Galerisinde devam edecek (Müeyyet Sokak, No: 1, Tünel). İyi eğlenceler!



1 Ocak 2016 Cuma

Yeni Yil Planlari - 2016


Geçtiğimiz yıl yeni yıla girerken bir önceki yılı değerlendirip 2015'te yapmayı planladığım aktiviteler hususunda bir yazı yazmıştım. Bu yazıları rutine dönüştürmeye karar verdim, çünkü böyle olunca kendim için daha çok şey yaptığımı fark ettim :). 2015 yılı benim için oldukça güzel geçti, hem hayatım pek çok açıdan düzene girdi hem de çok huzurluydum. Umarım bu yıl da böyle geçer :). Düzenli olarak bloglara kendimle ilgili kayıtlar girdiğim için (bir anlamda günlük gibi düşünüyorum bloglarımı) geçtiğimiz yılın değerlendirmesini daha rahat yapabiliyorum. 2015 yılında yaptığım kazanımlarım:

- Kitap bloguma 51 kayıt girmişim, bu durumda haftada bir kitap okumak şeklinde bir tempom olduğunu söyleyebilirim: http://mahrem-i-esrar.blogspot.com.tr/

- Sinema bloguma 70 kayıt girmişim, bu durumda ayda yaklaşık altı film izlemişim diyebilirim. http://sinemubi.blogspot.com.tr/

- Bu blogda yazdıklarıma bakılırsa, geçtiğimiz yıl daha önce detaylı şekilde görmediğim 7 yere gitmişim (Eskişehir, Van, Amsterdam, Gaziantep, Münih, Salzburg, Selanik-Kavala gazi yazıları), 3 kere yurt dışına çıkmışım. 2 yeni yemek öğrenmişim ve planladığım gibi 2 yağlı boya tablo bitirmişim :) Ayrıca bol bol resim & fotoğraf sergisi gezmişim ve yeni bir hobi edinmişim: Mozaik çalışma. Umarım kalıcı olur.  

Fena değil bence, beni mutlu etti. Bakalım 2016 için planladıklarımın ne kadarını yapabileceğim (2015 kadar güzel olsun yeter aslında):

- Haftada bir kitap okuma fırsatım olsun, çok ideal! Ancak bu yıl en azından 3 tane İngilizce kitap okumak istiyorum, bu konuya ağırlık vereceğim.
- Daha fazla tiyatro, resim sergisi, fotoğraf sergisi vb. gitmeliyim, her geçen yıl azaldığını fark ettim. 
- Resim kursunu aksatmayacağım ve yine planım iki adet tablo bitirmiş olmak!
- Yüksek lisans hedefim yine devam ediyor, Ales'e girdim ve YDS sınavına da hazırlanıyorum, umarım bu yıl başvurularımı gerçekleştireceğim. 
- Değişik bir kursa hala gitmek istiyorum, yemek veya makyaj, umarım gerçekleştirebilirim. 
- Bu yıl da en az 2 kere yurt dışına çıkmak istiyorum :) Hem İstanbul'u hem de Türkiye'yi elimden geldiğince keşfetmeye devam edeceğim. 
- Hala kontrollü olmak istiyorum (hangi konuda olduğu bende saklı)
- Bu yeni bir şey; çiçek edinmek istiyorum.
- Bu yıl iki makale yayınlatmak istiyorum, komisyon çalışmalarına da devam edeceğim, umarım nefes almaya da fırsat bulurum :))

Geçen yıl ile aynı şekilde bitireceğim yazımı, planlarımı gerçekçi yaptığım için gerçekleştirebileceğimi düşünüyorum, yeter ki fırsatım ve sağlığım olsun. Ben çalışmalara başladım bile, siz ne alemdesiniz? Herkese mutlu yıllar dileğimle! Sevgiler :). 

30 Aralık 2015 Çarşamba

Renklerin Büyülü Dünyası - 5

Uzun zamandır sizinle yaptığım tabloları paylaşmıyordum, ancak bunun sebebi bu tabloyu çok uzun sürede bitirebilmiş olmam :). Yandaki tablonun üzerinde mayıs ayından bu yana çalışıyorum ve ancak bitirebildim (aslında bu kadar uzun sürmezdi ancak yazın kursumuzun da tatile girmesini fırsat bilerek hiç çalışmadım). Bu tabloya başlarken çok düşündüm, çünkü orijinalı fotoğraftı. Daha önce fotoğrafa bakarak çalışma yapmadığım için alacağım sonuç beni korkutuyordu. Ancak şu an aldığım sonuca bakarak, iyi ki bu kararı almışım diyorum. Şimdiye kadar yaptığım resimler arasında en çok bu tabloyu beğendim, demek ki bazen cesur kararlar almak gerekiyor :). Diğer resimlerimde olduğu gibi aşağıda sizinle yapılış aşamalarını paylaşıyorum, , öncelikle neyin resmini yapmak istediğimize karar veriyoruz, akabinde oranlara dikkat ederek (daha önce bu hususta birkaç paylaşım yapmıştım) tuvale hafifçe çiziyoruz.


Renklendirme aşamasında geçerken, ben genellikle resme fon olacağını düşündüğüm bir renkle tuvali boyuyorum. Yağlı boya kuruduktan sonra üzerine başka renkler uygulanabildiğinden, bu durum problem yaratmıyor. Orijinal resme bakarak bu resimde bej bir fon kullandım, orman veya deniz tablosu yapacaksanız duruma göre açık mavi veya su yeşili kullanabilirsiniz. Detayları yapmak biraz daha zahmetli ve zor oluyor tabi, bu nedenle boy boy fırçalar alarak bu detayları uygun fırçayla yapmak daha iyi bir sonuç almanızı sağlayacaktır. 

Benim bu tuvalimin ölçüsü 35x50 cm, şimdilik büyük tuvallerde çalışmıyorum, bu nedenle ince detaylı resimler yapmaya henüz başlamadım, ancak başlangıç için elbise-kolye detayları yeterli oldu. Yine her zamanki gibi canlı renkler ve sarı tonları kullanmışım, nedense elim hep bu boyalara gidiyor. Henüz tam oluştuğunu söyleyemesem de, sanırım benim tarzım bu: canlı renkler. Uzun sözün kısası, biraz zaman aldı ama güzel bir sonuç aldım, siz de deneyin :).

Renklerin Büyülü Dünyası - 4
http://gundelikpaylasimlar.blogspot.com.tr/2015/04/renklerin-buyulu-dunyas-4.html

23 Aralık 2015 Çarşamba

Işık Okulları Sanat Eğitimcileri Resim Sergisi

Geçen hafta sonu arkadaşlarla Ortaköy'de buluşmak için randevulaşmıştık. Beyoğlu'nda olduğum için önce Osmanbey'e geçip Nişantaşı'nda biraz yürüyüp Ortaköy'e taksiyle gitmeye karar vermiştim. Nişantaşı'nda Işık Okullarının bir sanat galerisi olduğunu ve resim-heykel sergisinin sergilendiğini fark ettim. "Işık Okulları Sanat Eğitimcileri" sergisi adı altında yirmiden fazla sanatçının resim ve heykelleri fazla geniş olmayan ama hemen cadde üzerindeki galeride 24 Kasım'da ziyarete açılmış. 24 Kasımın tercih edilmesinin sebebi, Işık Okullarında eğitimcilik yapan kişilerin eserlerinin sergileniyor olması, o nedenle genel bir tema yok. Sergi üç hafta boyunca devam ettiği düşünülünce (12 Aralıkta sergi sona ermiş) maalesef şu an kapanmış oluyor ama ben yine de sergiden beğendiğim bazı eserleri sizinle paylaşmak istiyorum. Takip etmek istiyorsanız "Galeri Işık" adı altında arama yaparak adresini öğrenebilirsiniz.



6 Nisan 2015 Pazartesi

Renklerin Büyülü Dünyası - 4

Şu ana kadar en sevdiğim (ve severek yaptığım) tablom bu oldu (tabi her birini diğerinden daha çok sevdiğim düşünülürse, daha niceleri olacaktır umarım). Hem soyut-figüratif olması hem de rengarenk olması sebebiyle sanırım zevkle yaptım. Tek üzücü taraf, bu tablo şu an elimde değil. Yaptığım eserleri paylaşmaya çok çekiniyorum ne yalan söyleyeyim. Üzerinde çok fazla emeğim olan aylarımı harcadığım bir eser sonuçta, alan kişi kıymetini bilecek mi bakalım? Ama ricasını kırmayacağım birisi istediği için şu an bu tablom kanatlanıp uçtu. Neyse şimdi bu duruma üzülmek yerine, tabloyu nasıl yaptığımıza bakalım. Bu aralar çalıştığım her eser 35 x 50 ölçülerinde tuvallere yapıldı. Şimdilik kendime ait bir atölye olmadığı için bu büyük tuvallerde çalışmıyorum. Her zamanki gibi, önce yapmak istediğimiz resmi tuvale çiziyoruz, ben kalemi fazla bastırıyorum, koyu oluyor ancak size tavsiyem, hafif çizmeye gayret etmeniz. Aslında fark etmiyor sonuçta yağlı boya eseri kapatıyor.

Çizimden sonra hocanın işte klasik şurayı düzelt/burayı düzelt düzeltmelerinden sonra eseri boyamaya başlıyoruz. Ben öncelikle resme en uygun olacağını düşündüğüm açık bir renkle (bu eserde griydi) tüm tabloya fon yapıyorum. Bu şekilde renkler daha gösterişli oluyor.






Akabinde gözüme kestirdiğim bir yerden (saç ve kemandan başladım) resmi renklendirmeye başlıyorum. Diğer figürler de yavaş yavaş şekillenince, diğer karışık renkleri vermeye başladım. İtiraf edeyim, bu konuda zorlandım. Bir ara o kadar çok renk kullandı ki, hiç bitmeyecek sandım :). Neyse yeterince çaba gösterince aslında ilk defa denediğin bir şeyi bile başarabiliyorsun! Yalnızca biraz cesaret...

4 Haziran 2014 Çarşamba

Renklerin Büyülü Dünyası - 2


Resim kursuna gittiğimi ve geçtiğimiz yıldan farklı olarak bu yıl yağlı boya resim yapmaya başladığımı biliyorsunuz zaten! Birinci tablomu yine aynı başlıklı bir yazı ile sizinle paylaşmıştım. İki resim arasındaki farktan da net olarak anlaşılacağı üzere yavaş yavaş bir gelişme gösteriyorum. Ne de olsa ilk tablo bir denemeydi. Bunu kara kalem çizimlerimde de kendim fark ediyorum. Bir sonraki tablom da (artık bakalım ne olacak) muhtemelen çok daha ileri bir sonuç alacağız. Resim kursu yaz tatiline girdiği için bir sonraki sezona kadar bu kez kendi tercihimiz olan bir tablo yapacağız (şimdiye kadar aranjmanlar veya tercihler genellikle resim hocamız tarafından yapılmıştı) ve daha yüksek bir motivasyonla yapacağım sonraki resimleri bekliyorum. Özellikle bu Antik yunan büstünden aldığım sonuçtan sonra! Resimlerden görebileceğiniz üzere yine her şey boş bir tuval ile başladı. O tuvali şövaleye taktığım an fantastik bir dünyaya bir kapı açmışım gibi hissediyorum.




Öncelikle diğer resmimde olduğu gibi, yaklaşık 2 metre uzaklıktaki masa üzerindeki seçilen objeler kara kalem vasıtasıyla tuval üzerine istediğiniz büyüklükte çizilir. Ben biraz fazla bastırıyorum kalemi sanırım, koyu çizgiler oluşuyor bende. Mümkün mertebe kalemi serbest tutmak ve hafif çizgiler yapmak daha iyi oluyor. Her ne kadar yağlı boya üstünü kapatsa da, hafif çizmeyi alışkanlık haline getirmek lazım!


Çizim sona erdikten sonra boyamaya başlıyoruz. Önce hafif renklerden astar bir boya yapabilirsiniz. bu şekilde hangi renkleri seçeceğiniz konusunda düşünmeye fırsatınız oluyor :). Hayatınızı renklendirmenin bir yolu da bu.



Yine de rahat olabilirsiniz zira yağlı boyalar kuruduktan sonra (1-2 hafta alabilir) üzerinde başka renkleri alabilir (kapatabilir). Ancak koyu bir renk üzerine açık renklerin uygulamasının çok zor olduğunu ve altında iz kaldığını belirtmek isterim. Ne kadar renk uyumu yaptığımı bilmiyorum ancak bu kez yalnızca büste odaklandım. Drape ve fon üzerinde çok durmadım, yine de bu tablomu da çok sevdim :). Resim yapmanın verdiği zevki hepinizin tatması dileğiyle, yeni bir meditasyonda görüşmek üzere!

Birinci tablom hakkındaki paylaşım için:

29 Ocak 2014 Çarşamba

Renklerin Büyülü Dünyası

Dünyanın en klişe başlığını yazmış olabilirim ama bu bana hissettirdiklerini değiştirmez :). Hayatımda "çok doğru tercih yaptım, iyi ki yaptım" dediğim birkaç şey oldu ve bunlardan birisi resim kursuna katılmaktı. Bu kadar hızlı ilerleyebileceğimi düşünmemiştim ancak bu da benim yeteneğimden olsa gerek :). Bildiğiniz gibi, geçen yıl kara kalem ile başlayan kurs bu yıl eski katılımcılarla yağlı boya ile devam etti. Aslında sulu boya ile devam edecektik ama yoğun istek üzerine yağlı boyaya geçiş yaptık, riski seviyormuşuz meğer! Resim yapmak kadar bana kendimi iyi hissettiren başka bir aktivite yok henüz hayatımda. Her cumartesi sabahtan akşama kadar atölyeye kapanıp terebentin kokusu, dinlendirici bir müzik ve büyülü renkler eşiliğinde resim yapmak bana kendimi bile unutturuyor. Zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum ve yenilenmiş çıkıyorum oradan, tamamen yenilenmiş bir psikolojiyle. İlgisi olan herkese tavsiye ederim öncelikle!

İlk zamanlar palete boyaları tüplerden sıktığımda çok hoşuma gitmişti. Ama paletin zamanla kullanılıp renklerin birbirine girmesini daha çok sevdim. Sanki okunmuş ve üzerine notlar alınmış bir kitap gibi...



"Renk" cisimler tarafından yansıtılan ışığın gözde oluşturduğu duyum şeklinde tanımlanmış. Lakin kimse bu açıklamanın yeterli olup olmadığıyla ilgilenmemiş? Renkler bir duyumdan daha fazlası aslında, ruh halini yansıtan veya değiştiren bir etkiye sahip. En azından bir rengin benim enerjimi değiştirdiğini ben hissediyorum, belki de sanatçı ruhumun naifliğindendir :). Pinhan'ı okuyanlar bilirler: Renkler büyülü müdür? Evet, renkler aynı zamanda büyücüdür de!

Renk seçimlerimiz de kendimizi ele veriyor aslında. Bu çalışmamızda sevgili hocamız deney bile yapmış bizde. Kurstaki herkes ilk kez renkli bir resim yapacağı için masadaki objeler haricindeki renklerin seçimini bize bıraktı ve bu renk seçimlerimizin kişiliğimizi ne derece yansıttığını resimler sona erdiğinde fark ettik. Mesela ben neden fon rengini sarı seçtiğimi bilmiyorum ama sıcak bir renk olduğu ve heyecan hislerini arttırıcı etkisinden dolayı seçimimden memnunum (Sarı: En parlak ve dikkat çekici renktir. Neşe, zeka, incelik ve pratikliği ifade eder). Her neyse, ilk tabloma bakın: