Antalya'da kış aylarında şiddetli yağış ve kumsalı dolduran dev dalgalarla ağaçları yerinden söken rüzgar eşliğinde tropik fırtına tadında hava görmüşlüğüm var. Ancak, gerçek bir tropik fırtınayı bu bayram yaşadım sanırım :). Bayramın birinci ve ikinci günü hava günlük güneşlik idi. Öyle ki, üçüncü günü niyetim Kemer'e aletli dalışa (scuba diving) gitmekti. Ancak birdenbire patlayan şiddetli yağmur ve fırtına bütün tatil umutlarımı denizlere attı. İlk iki gün Konyaaltı sahiline yüzmeye gitmediğim için pişmanım. O hava fırtına öncesi sessizlik değil miymiş meğer! Yine de mutluyuz :). Yüzümüz İstanbul'da geçirilen soğuk günlerden sonra sıcak güneş yüzü gördü. Özellikle arkadaşlarla gittiğimiz marina (yatların resimleri aşağıda) ve Altınkum'daki İbacafe (aşağıdaki muz ağaçları - dedim ki tropik görüntü tam olsun) zamanlarını sımsıcak anımsayacağım. Son resim bugünü anlatır :)The most dangerous risk of all - the risk of spending your life not doing what you want on the bet you can buy yourself the freedom to do it later.
17 Ekim 2013 Perşembe
Antalya'da Tropik Fırtına
Antalya'da kış aylarında şiddetli yağış ve kumsalı dolduran dev dalgalarla ağaçları yerinden söken rüzgar eşliğinde tropik fırtına tadında hava görmüşlüğüm var. Ancak, gerçek bir tropik fırtınayı bu bayram yaşadım sanırım :). Bayramın birinci ve ikinci günü hava günlük güneşlik idi. Öyle ki, üçüncü günü niyetim Kemer'e aletli dalışa (scuba diving) gitmekti. Ancak birdenbire patlayan şiddetli yağmur ve fırtına bütün tatil umutlarımı denizlere attı. İlk iki gün Konyaaltı sahiline yüzmeye gitmediğim için pişmanım. O hava fırtına öncesi sessizlik değil miymiş meğer! Yine de mutluyuz :). Yüzümüz İstanbul'da geçirilen soğuk günlerden sonra sıcak güneş yüzü gördü. Özellikle arkadaşlarla gittiğimiz marina (yatların resimleri aşağıda) ve Altınkum'daki İbacafe (aşağıdaki muz ağaçları - dedim ki tropik görüntü tam olsun) zamanlarını sımsıcak anımsayacağım. Son resim bugünü anlatır :)9 Ekim 2013 Çarşamba
45'lik Bar varmış Beyoğlu'nda
Beyoğlu'nda oldukça kolay bir yerde (Galatasaray Lisesi sağından girdiğinizde birkaç yüz metre aşağıda sağda) içi ilginç bir şekilde düzenlenmiş bir bar. Resimden de görebileceğinzi gibi, eski plaklar, resimler ve loş bir ışıkla dekor edilmiş. Ama bu güzellikleri yalnızca boşken görebiliyorsunuz :). Bu cumartesi hem güzel ve eski müzikler (45likler) hem de uygun içki fiyatları sebebiyle gitmek istedik ancak cumartesi gecesi olması sebebiyle sanırım çok kalabalıktı. Bu kadar kalabalıkta insanlar nasıl eğlendi merak içindeyim! Bu nedenle insanların daha az rağbet göstereceği bir günde gidilirse, çok sevileceği kanaatindeyim. Ama benim gözlemlediğim kadarıylai artık insanlar buraya biraz da eski günlerin anısına gidiyor :). Daha önce gitmediyseniz, bir kere gidip görün derim (bakalım siz gittiğinizde de mekanın yaş ortalaması 45 olacak mı?). Beyoğlu'nda, Yeniçarşı Caddesi 38 numarada. İyi eğlenceler!
1 Ekim 2013 Salı
Anne Ben Barbar mıyım? - Bienal / Salt Beyoğlu
Madem ki film gösteriminden önce Arter'e gittik, peki neden Salt Beyoğlu'na gitmeyelim? Zamanı süper değerlendiren arkadaşlarım sayesinde İstiklal Caddesi 136 numarada bulunan Salt Beyoğlu'ndaki bienal sergisine gittik. Salt Beyoğlu'nun içini beğendim. Dev bir film gösterim ekranı, üst katında bir kitap kafe ve bahçe katı var çiçeklendirilmiş. Sergiye girerken (dikkat giriş kattaki sergide gezi ruhu vardır) sizi minik bir bal mumu güvenlik heykeli karşılıyor ki sanırım en çok dikkat çeken parça buydu. Bazı eserlerin hemen geçmek istesem de, bazılarının üzerinde durup düşündük :). Pemde gecelik giymiş kolsuz erkek manken nedir mesela? (aklınıza her ne geldiyse kendinize saklayın). Gezmek isterseniz İstiklal Caddesi 136 numarada sizi bekliyor olacak. İyi eğlenceler!



En çok bu aranjmanı beğendim. Salonun bir köşesinde çok iyi durur gibi :)

Ya da sepet içinde yorganlar :) ??
30 Eylül 2013 Pazartesi
Anne Ben Barbar mıyım? - Bienal / Arter
Bu hafta sonu film gösterimine gittiğimizde hazır İstiklal Caddesindeyken arkadaşların da ısrarıyla İstanbul Bienal'in Arter'de sergilenen bölümüne gittik. Ama henüz neden bu Bienal'in adının "Anne ben barbar mıyım?" olduğunu bilmiyorum :). Barbar Yunancada "bizden olmayan" demekmiş. Sergiye de bu açıdan bakarsak, belki bir anlam ifade edebilir. Eleştirmenlere göre bu yılki bienal "siyasi bir forum olarak kamusal alan fikri"ne odaklanıyormuş. Aslında diğer sergiler daha anlamlıydı ve ben Arter'e yeterince konsantre olamadım. Ancak yandaki metal heykel çok ilginç bence de=) Diğer sergiler Antrepo 3, Galata Özel Rum Okulu, Salt Beyoğlu ve 5533'tedir ilgilenenler için. 


Etiketler:
2013,
ANNE BEN BARBAR MIYIM?,
ARTER,
BARBAR,
BİENAL
29 Eylül 2013 Pazar
Tektekçi - Beyoğlu
Dün İstanbul Barosunun film gösteriminden sonra bir arkadaşımla beraber TEKTEKÇİ'ye gittik. Sanırım ben bu mekanı her geçen dün daha da çok sevmeye başladım :). Tomtom mahallesinde İstiklal'in tam ortasında, oldukça kolay bir yerde, minik bir bar. Ancak güzel müzik seçimleri var ve biranızı alıp sokakta bile takılabiliyorsunuz - ki pek çok kişi öyle yapıyor. Ama Tektekçi'ye gidince bira içmenin hiçbir anlamı yok! Tektekçi'nin kendine has "shot"larını mutlaka denemelisiniz. Menüde yer alan Tatlı, Ekşi, Sert, Tatlı Ekşi vb. gruplardan birinde mutlaka damağınıza göre bir tat bulabilirsiniz. Bütün içkiler tek yudumluk shot bardaklarında sunuluyor ve sunum gerçekten güzel. Renk renk ve çekici görüntüleri var. Zaten mekanın sloganı "Tek şartımız ne içerseniz, ne kadar içerseniz için ama hep tek tek için." Onlarca shot çeşidi var, henüz hepsini denemeye fırsatım olmadı ama şimdiye kadar denediklerim arasında en çok "Kuyu"yu sevdim. Rengi yeşil ve salatalıkla beraber servis ediliyor, ferahlatıcı bir tadı var (anasonlu). Ancak deneyenlerden duyduğum kadarıyla en çok "Zor Kız" ve "Yasak Elma" beğeniliyormuş. Ortamın renkli görüntüsü, ilginç şişeler ve bardaklar zaten ilginizi çekecek, ben bir tecrübe edin derim. (Adres: TEKTEKÇİ Tomtom Mahallesi, Acara Sokak, No:2/1) İyi eğlenceler gençler!

Etiketler:
BAR,
BEYOĞLU,
GECE HAYATI,
İSTANBUL,
TAKSİM,
TEKİLA SHOT,
TEKTEKÇİ
17 Eylül 2013 Salı
Maslak Sheraton - Qubbe Bar
Üniversiteden bir arkadaşımın düğünü vasıtasıyla hep merak ettiğim Qubbe Bar'ı görmüş oldum. Gerçekten eğlenceli bir mekan. Özellikle Maslak Sheraton Hotelin son katında olması ve etrafının cam duvarlarla çevrili olması gece manzarasının muhteşem olmasını sağlıyor. Zaten kulübün sloganı "Gökyüzünde kulüp eğlencesi keyfini Qubbe'de yaşayın". Eğlenceli gökyüzünde yaşamak? Kulağa eğlenceli geliyor :). Her cumartesi burası gece kulübü olarak kullanılıyormuş. Tabi ben düğüne gittiğim için, gece kulübü olarak ne kadar ilginçtir bilmiyorum ama o manzarayla ne kadar kötü olabilir ki diye de düşüyorum. Parti ve düğün için fena bir fikir değil bence. Zira Maslak Sheraton İstanbul'da kolayca bulunabilecek ve toplu taşıma ile ulaşılabilecek bir yerde. Umarım tekrar gitme firsatım olur. Kulübe gidenlerin yorumlarını bekliyorum, herkese iyi eğlenceler!
11 Eylül 2013 Çarşamba
Garipçe Köyü - Bir Garip Pazar
Bu pazar dostlarla güzel bir pazar kahvaltısının ardından, Garipçe Köyüne doğru yola çıktık. Aslında böyle diyince gitmek meşakkatli gibi geliyor kulağa ama uzak mesafe olsa da, gitmesi o kadar zor değil. Metroyla son durak olan Hacıosman'a gidiyorsunuz ve Hacıosman'ın hemen çıkışında yarım saatte bir kalkan Garipçe otobüsleri var (İETT 152). Aslında bu otobüsler Rumeli Feneri köyüne gidiyor ama önce Garipçe'ye uğradığı için rahatça gidebiliyorsunuz. Garipçe tam köy gibi bir yer, meydanında köylü kadınların yaptığı ev yapımı reçel, tatlı, ekmek vb. yiyecekler satılıyor. Minik mücevher standları da var. Garipçe'de sadece birkaç balık restoranı var. Üniversite okurken kahvaltıya giderdik, kahvaltı açısından tavsiye edebilirim. Ancak hiç balık yemediğim için, bu konuda bir tavsiyede bulunamayacağım :). Garipçe'de giderken yanınıza bir çanta hazırlarsanız (sandviç, içecek vb.) merdivenlerle yukarı tırmandığınızda Karadeniz'e karşı piknik yapabilirsiniz. Böylesi daha güzel oluyor. İyi eğlenceler!
Garipçe yollarında böğürtlenler ve ne olduğunu anlayamadığımız bir bitki (tadına bakmadık):
10 Eylül 2013 Salı
Baro Bahçeyi Övdüler, Gittik!
Baro Bahçe (İstanbul Barosu Kanlıca Sosyal Tesisleri) hakkında hep iyi referanslar aldım. Uzun süredir gitmek aklımdaydı bu cumartesi bir fırsat bulunca hemen değerlendirdim. Yemekler ve sunum gerçekten başarılı, yeşilin içinde olması ve etrafta rengarenk çiçeklerin bulunması da ayrı güzellik katıyor ortama. Yemek yedikten sonra çayınızı ayrı bir yerde içebiliyorsunuz. Tek sorun, uzak bir mesafede olması. Ancak tesadüfen fark ettim ki, Mecidiyeköy'den Kanlıca'ya giden otobüsler tam önünden geçiyor :) İnternet sitesinde "tarihi Osmanlı sokağında, asırlık ağaçlarla süslenmiş bahçesinde, düğün, nişan, doğum günü kutlamaları gibi her türlü organizasyona uygun" dense de, düğün organizasyonu için uygun olmaz gibi geldi bana. Zira beklediğim kadar büyük değil ama sevimli bir nişan kutlaması veya doğum günü için çok uygun. Ayrıca avukatlara özel % 30 indirim de var :) İyi eğlenceler!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




































