Mozaik sanatına başlamak aklımda değildi ancak bu set bana hediye edilince ben de zevkle yapmaya başladım. Amatör bir uğraş olduğu için ve ilk çalışmam olduğu için yeterince güzel olmayabilir ancak ben beğendim :). Hobi dükkanlarında evya kitapçılarda bu mozaik setleri artık rahatlıkla bulabilirsiniz. Ancak içinde çıkan bar şeklindeki mozaikleri kırmak için kırma makasına ihtiyacınız olacak, bunu siz alıyorsunuz. Hırdavat ürünleri satan yerlerde rahatlıkla bulabilirsiniz ancak bir uyarı yapmak isterim: Benim aldığım gibi (resimdeki) bir kırma makası almayın, içinden yay geçen bir makas daha faydalı olur size eliniz daha az incinir (bazı mozaikler sert olduğu için baskı uyguladığınızda yaylı olmayan bir makas elinizi belli bir süre sonra incitiyor). Paketin içinde arka fon, resim, yapıştırıcı ve talimat çıktığı için geriye kalanı yapmak çok kolay, taşları kırın ve renklerine göre yapıştırın :). Yapılışı çok basit olan bu seti hazırlarken hem güzel vakit geçirecek hem de sanatsal el becerinizi arttıracaksınız. Kolay gelsin! Gustav Klimt'in 1905 yılında yaptğı bir resimden esinlenilen Hayat Ağacı (The Tree of Life) aynı zamanda çeşitli mitolojilere de konu olmuştur.
The most dangerous risk of all - the risk of spending your life not doing what you want on the bet you can buy yourself the freedom to do it later.
25 Şubat 2015 Çarşamba
20 Şubat 2015 Cuma
Mezeler - 2: Yoğurtlu Kabak ve Havuç Kızartması
Bugünlerde yemek yapmakla oyalanıyorum. Hem havaların çok soğuk olması hem de işten erkek çıkmış olmam evde daha çok vakit geçirmeme neden olduğu için bir faydası olur diye düşündüm :). Dün akşam yine iki çeşit meze hazırladım kendime, ama bu kez bol sarımsak kullandım. Sarımsak hem lezzet veriyor yemeklere hem de doğal antibiyotik olduğu söylentileri dolayısıyla soğuk havalarda tavsiye ediliyor. Özellikle kabakla yapılan mezeye o kadar yakıştı ki, sanırım bu akşam tekrar yapacağım. Fazla bekletmeden malzemelere geçelim, Yoğurtlu Cevizli Kabak:
1 adet orta boy kabak (kişi sayısınca arttırılabilir)
2 Kaşık zeytinyağı
3 kaşık yoğurt (süzme yoğurt olursa daha iyi olur)
Bir diş sarımsak
Bir avuç dövülmüş ceviz
Tuz ve karabiber
İlk olarak kabağı yıkayıp soyarak rendeleyin. Hemen akabinde zeytinyağı koyduğunuz tavaya alarak tuz ve karabiberi ekleyip orta ateşte suyunu çekene kadar pişirin (kabak suyunu hemen bıraktığı için rendeledikten sonra beklememekte fayda var). Bir kasede yoğurt, bir kaşık zeytinyağı, ezilmiş sarımsak ve dövülmüş cevizden sos hazırlayın ve pişen kabak ile bu sosu karıştırın (ben olmadığı için koymadım ancak ince kıyılmış bir miktar dereotu da koyabilirsiniz). Cevizle veya dereotuyla süsleyip servis yapabilirsiniz.

1 adet orta boy kabak (kişi sayısınca arttırılabilir)
2 Kaşık zeytinyağı
3 kaşık yoğurt (süzme yoğurt olursa daha iyi olur)
Bir diş sarımsak
Bir avuç dövülmüş ceviz
Tuz ve karabiber
İlk olarak kabağı yıkayıp soyarak rendeleyin. Hemen akabinde zeytinyağı koyduğunuz tavaya alarak tuz ve karabiberi ekleyip orta ateşte suyunu çekene kadar pişirin (kabak suyunu hemen bıraktığı için rendeledikten sonra beklememekte fayda var). Bir kasede yoğurt, bir kaşık zeytinyağı, ezilmiş sarımsak ve dövülmüş cevizden sos hazırlayın ve pişen kabak ile bu sosu karıştırın (ben olmadığı için koymadım ancak ince kıyılmış bir miktar dereotu da koyabilirsiniz). Cevizle veya dereotuyla süsleyip servis yapabilirsiniz.
Yoğurtlu Havuca gelince... Hemen hemen aynı malzemelerle yapıyoruz:
1-2 adet havuç
Birkaç kaşık yoğurt
1 diş sarımsak
1 kaşık zeytinyağı
Aslında havucu da rendeleyerek hafifçe tavada soteleyip yoğurt - mayonez ile karıştırarak meze hazırlayabilirsiniz ancak ben bu kez farklı bir tarif denedim. Havucu dilim dilim doğrayıp, zeytinyağında hafifçe kızarttım. Akabinde kaseye alarak üzerine sarımsak-zeytinyağı-yoğurt ile hazırladığım sosu döktüm. Hiç meşakkatli bir tarif değil, yardımcı yemek olarak mutlaka deneyin. Nane ile süsleyip servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun!
1-2 adet havuç
Birkaç kaşık yoğurt
1 diş sarımsak
1 kaşık zeytinyağı
Aslında havucu da rendeleyerek hafifçe tavada soteleyip yoğurt - mayonez ile karıştırarak meze hazırlayabilirsiniz ancak ben bu kez farklı bir tarif denedim. Havucu dilim dilim doğrayıp, zeytinyağında hafifçe kızarttım. Akabinde kaseye alarak üzerine sarımsak-zeytinyağı-yoğurt ile hazırladığım sosu döktüm. Hiç meşakkatli bir tarif değil, yardımcı yemek olarak mutlaka deneyin. Nane ile süsleyip servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun!
19 Şubat 2015 Perşembe
Mezeler: Avokado ve Brokoli Salatası
Bir adet avokado
Bir avuç kadar iri dövülmüş ceviz
2 kaşık zeytinyağı
Yarım limon suyu
Tuz ve karabiber
Bu benim uyguladığım tarif ancak zevkinize göre baharatlar ve sarımsak ekleyebilirsiniz. Öncelikle avokadonun kabuğunu soyarak ortadan ikiye bölün ve yavaşça çekirdeğini çıkarın. Akabinde avokadoyu zevkinize göre çatalla ezin veya rendeleyin veya küp küp doğrayın (ben doğramak taraftarıyım). Minik bir kasede limon, tuz, karabiber ve zeytinyağından sos hazırlayın ve ceviz ile beraber doğranmış avokado ile karıştırın. Servis yapabilirsiniz :).
Diğer zeytinyağlı yemeği yapmak da oldukça kolay. Yoğurtlu brokoli, yıllardır benim en sevdiğim yemekler arasındadır, ama ilk defa kendim yaptım ve daha fazla sevdim. Bu kez -eğer seviyorsanız ve yemenizde bir sakınca yoksa- sarımsakla yapmanızı tavsiye ederim. Öncelikle malzemeler:
300 gr. brokoli (dilerseniz yarım kilo alabilirsiniz - iki kişilik olur)
1 kase yoğurt (süzme yoğurtla daha iyi olur)
Birkaç diş sarımsak (isteğinize göre)
Tuz
1 Limon suyu
3 kaşık zeytinyağı
Önce brokoliyi elinizle 3-5 parçaya bölüp yıkayın ve bir tencerede tuz eklediğiniz suda biraz haşlayın (çok haşlamanıza gerek yok). Zaten sebze olduğu için yenebilecek kadar haşlanması yeterli. Haşlanmış brokoliyi süzüp soğumaya bırakın ve sosunu hazırlayın. Sos için: Bir kasede yoğurdu, ezilmiş (veya minik minik doğranmış) sarımsağı, az miktar tuz ve zeytinyağını karıştırın. Bu sosu haşlanmış ve soğumuş brokoli üzerinde gezdirin ve dilerseniz 1 çay kaşığı kırmızı pul biberi (bu tamamen süs amaçlıdır) üzerine serpin. Böylece hem besleyici hem de oldukça pratik bir akşam yemeğiniz oldu, afiyet olsun!
300 gr. brokoli (dilerseniz yarım kilo alabilirsiniz - iki kişilik olur)
1 kase yoğurt (süzme yoğurtla daha iyi olur)
Birkaç diş sarımsak (isteğinize göre)
Tuz
1 Limon suyu
3 kaşık zeytinyağı
Önce brokoliyi elinizle 3-5 parçaya bölüp yıkayın ve bir tencerede tuz eklediğiniz suda biraz haşlayın (çok haşlamanıza gerek yok). Zaten sebze olduğu için yenebilecek kadar haşlanması yeterli. Haşlanmış brokoliyi süzüp soğumaya bırakın ve sosunu hazırlayın. Sos için: Bir kasede yoğurdu, ezilmiş (veya minik minik doğranmış) sarımsağı, az miktar tuz ve zeytinyağını karıştırın. Bu sosu haşlanmış ve soğumuş brokoli üzerinde gezdirin ve dilerseniz 1 çay kaşığı kırmızı pul biberi (bu tamamen süs amaçlıdır) üzerine serpin. Böylece hem besleyici hem de oldukça pratik bir akşam yemeğiniz oldu, afiyet olsun!
18 Şubat 2015 Çarşamba
Doğa Seni Çağırıyor Resim ve Heykel Sergisi
Türkiye'de 39 yıldır doğa koruma çalışmaları yürüten WWF (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) yararına düzenlenen "Doğa Seni Çağırıyor" resim ve heykel sergisi Zorlu Center Performans Sanatları Merkezinde ziyarete açılmış. Sergide 52 farklı sanatçının resim ve heykelleri sergilenmektedir. Modern insanın doğa ile ilişkisini sorgulayan sanatçıların yapıtlarından oluşan sergi, doğanın ve doğal hayatın yansımasını sunmaktadır (bu nedenle Zorlu Center'da yapılmış olsa gerek). Organizatörlüğünü Akın Ekici'nin yaptığı sergide, sanatçılar ağırlıklı olarak doğal hayatı yansıttığını düşündükleri eserlerini sergilemişler (aşağıdaki örneklerden tespit edebilirsiniz). Katıldığım bir nokta var elbette: her türlü olumsuzluğa karşın, hepimiz doğanın ve doğal hayatın bir parçası & yansımasıyız. Sergi Zorlu Center PSM'de 8 Mart 2015 tarihine kadar devam edecek, eğer ziyaret etmek isterseniz, iyi eğlenceler!
17 Şubat 2015 Salı
Santral Dükkan (Sntrl Dükkan) -Galata
Komisyon toplantılarımızı Beyoğlu'nda yaptığımız için toplantı sonrası Tünel'de değişik mekanları anıma fırsatımız oluyor. Bu kez Serdar-ı Ekrem Sokaktaki (28 Numara) Galata'nın en keyifli mekanlarından birisi olan Sntrl Dükkan'a gittik. Mekanın içi oldukça farklı (biraz küçük), tasarımcıların tasarladığı takı, ev eşyası vb. eşyalar sağ tarafta sergilenip satışa sunuluyor. İçerideki sıcak ortamdan etkilenip bir köşeye çekilerek insanları ve mekanı izlemek istiyorsunuz (özellikle loş ışıklandırma ve zevkli müzikler eşliğinde). Hafta içi olduğu için biz alkollü bir içecek içmedik ancak yemekler şahaneydi. Sntrl Burger'in ününü çok duymuştum zaten, ben burgerini denemeden edemedim. Burger sevenlere mutlaka tavsiye ediyorum! Ancak farklı tatlar peşindeyseniz, Akdeniz mutfağının farklı tatlarını menüde rahatlıkla bulabilirsiniz (tabi yanına tavsiye dilen bir kırmızı şarap denemek suretiyle). Yalnızca kahve içmek isterseniz, ev yapımı kurabiyeler de bulunuyor :). İyi eğlenceler & afiyet olsun! (İnternet sitesi: http://www.santraldukkan.com.tr/tr/index.html).
27 Ocak 2015 Salı
Hal ve Gidiş Resim Sergisi
26 Ocak 2015 Pazartesi
Kent ve Kolaj Resim Sergisi
Özlem Vargün'ün "Kent ve Kolaj" resim sergisi resim yapma teknikleri açısından ufkumu açtı diyebilirim. Ressam eserleri için "tuval üzerine karışık teknik" diyerek fazla açıklama yapmak istemese de, resimlerinin büyük bir kısmının "baskı resim" üzerine yağlı boya & akrilik boya ile desenler çizilmesi şeklinde yapıldığı anlaşılıyor. Teknik olarak bana oldukça değişik ve özgün geldi, ama aynı boyutlardaki yağlı boya tablo yapmaktan daha kolay bir teknik olduğunu da söylemek lazım. Şehir ve Bölge planlama mezunu olduğu için sanatçının "şehir siluetleri" üzerine yoğunlaştığınız tahmin ediyorum, ayrıca fotoğraf sergilerine de katılmış olması neden bu tekniğe yöneldiğini de açıklar nitelikte. Pek çok şeyi araştırmaya ve denemeye meraklı, yeniliklere açık bir sanatçı var karşımızda, bu yönüyle kendisi örnek aldığım kişiliklerden. Önce deneyelim, olup olmayacağına daha sonra karar veririz ;). Sanatçının şehir siluetlerini ve renkli-dikkat çekici eserlerini beğendim, hemen hemen her resmini tek tek inceledim (en çok zaman harcadığım sergilerden birisi bu olabilir). Eğer siz de ziyaret etmek isterseniz, sergi Tünel Sanat Galerisi alt salonda 30 Ocak'a kadar devam edecek. İyi eğlenceler!

"Yeteneğiniz varsa, çizgiye, renge, kompozisyona... Yeter mi? Yetmez elbet, aşkınız, sevdanız da gerekir kuşkusuz. Üstüne üstlük, bir dolu da eğitimden geçmiş ve hep sürdürüyor iseniz... Ne denebilir, daha ne beklenebilir ki... İşte böylesi bir örnek, böylesi tepeden tırnağa bir sanatçı: Özlem Vargün..."
23 Ocak 2015 Cuma
Da Mario Ristorante
Son zamanlarda İtalyan Restoranlarına ilgi m arttı yoksa öyle mi denk geldi bilemiyorum. Bu kez yine arkadaşların tercihi bir İtalyan Restoranı oldu: Da Mario. Mekanın sade ama zevkli bir dekoru ve hafif bir aydınlatması var. Tadına baktığım yemeklerden en çok tavsiye ettiği lezzet çikolata soslu Tiramisu oldu -ki benim tatlıya ne kadar az ilgim olduğunu bilirsiniz. Tiramisu yumuşacık kıvamıyla gerçekten çok lezzetliydi. Diğer bir tavsiyem şarap için olacak: Cabernet Sauvignon (Toscana 2010). Kendi üretimleri olduğunu öğrendiğim bu şarap tatlı ve yumuşak bir içime sahipti. Diğer yemeklerine gelince, herhangi bir İtalyan restoranından daha lezzetli diyemeyeceğim ancak lezzetli. Deniz mahsullü risotto ve dana carpaccio benim tavsiye ettiklerimden. Da Mario Etiler mahallesinde, Bebek yokuşunun hemen başında, 7 numara. Eğer gitmek isterseniz, belirtmek isterim, İtalyan yemeklerini seven birisi olarak elbette yemekleri seveceksiniz ama fiyatlar uygun değil :). İyi eğlenceler!
12 Ocak 2015 Pazartesi
Eskişehir Gezi Yazısı
Bu hafta sonu biraz da değişiklik olması amacıyla Eskişehir'e önceden planladığımız bir gezi yaptık. Önceden planlamış olduğumuzu özellikle vurgulamak istiyorum zira böyle olmasaydı bu kadar soğuk bir havada gitmeyip birkaç hafta erteleyebilirdik :). Hava soğuk da olsa biraz midemi üşütmüş de olsam, güzel bir geziydi (sanırım en son 6-7 yıl önce gitmiştim ve gezme fırsatım da olmamıştı). Her ne kadar ilkbahar-yaz aylarında bu şehri görmemiş olsam da, çok güzel olduğuna eminim, en azından ağaçlar yeşil olur ve Porsuk Çayında gondol turu yapılabilir. Bu aktiviteler için yazın tekrar gitmeyi de planlıyoruz açıkçası. Nasıl gidildiğine gelince, zaten İstanbul'dan ve Ankara'dan hızlı tren seferleri de mevcut bildiğim kadarıyla ancak siz de benim gibi daha geleneksel yöntem olan otobüsü kullanabilirsiniz. İstanbul'dan yola çıkacak kişiler için bilgilendirme normal şartlarda 5 saat civarında süren yolculuk kış şartlarında 6 saate uzayabiliyor. Eskişehir otogara indiğinizde şehre ulaşmak kolay oluyor, alt yapı anlamında gelişmiş bir şehir olduğundan rahatlıkla tramvay kullanarak şehir merkezine gidebilirsiniz, hatta biz pek çok gezimizi tramvay kullanarak yaptık.Balmumu Müzesi Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen'in yaptığı balmumu heykellerle açılmış olup, tarihi kişiler ile yerli ve yabancı ünlü 160 kişinin heykelini sergilemektedir. Aslında beklediğimden büyük ve başarılıydı, üstelik (siyasi odalar hariç) müze içinde rahat rahat fotoğraf da çekebiliyorsunuz. Balmumundan yapılmış heykellerden oluşan ilk müze olan ve 1835 yılında Londra'da açılan Madam Tussauds'dan sonra bu fikrin dünyada yaygınlaşması sonucu İstanbul'da veya farklı yerlerde açılan sergileri gezmiştim ancak Büyükerşen'in eserlerinden oldukça keyif alacaksınız.

Eskişehir'de görülecek diğer bir yer Devrim Arabası ve Havacılık Müzesi (uçak müzesi)'dir. İlk Türk arabası "Devrim" Tren garına yürüme mesafesindeki TÜLOMSAŞ fabrikası önünde cam bir odada sergilenmektedir. Havacılık Müzesi ise tramvayın "Hava Müzesi" durağında, tramvaydan iner inmez sağınızda kalmaktadır. 1. Hava İkmal ve Bakım Komutanlığı tarafından oluşturulan müze açık hava müzesi şeklindedir (bu nedenle kışın gitmek iyi fikir olmayabilir) ve eski ve kullanımda olan uçak modelleri, tarihi nitelik kazanan uçaklar ve bir polis helikopteri sergilenmektedir. Kullanım ömürleri dolduktan ve restore edildikten sonra müzede sergilenen modeller arasında F-4 Ağır Bombardıman Uçağı, C4 Nakliye Uçağı ve Kıbrıs savaşında kullanılan bir nakliye uçağı da yer almaktadır.
Güzel bir plan yapıp mutlaka uğrayın. Hem şehrin kendine özgü lezzetlerini tadıp hem de güzel bir hafta sonu geçirebilirsiniz. Ayrıca lüle taşından yapılmış minik bir takıyı da kendinize hediye edebilirsiniz. Lüle taşının insana pozitif enerji verdiği söyleniyor, belki de doğrudur :).
Etiketler:
BALABAN KÖFTE,
BALMUMU MÜZESİ,
ÇİBÖREK,
DEVRİM ARABASI,
ESKİŞEHİR,
GEZİ YAZISI,
KARAKEDİ BOZA,
KÖR KAMİL MEYHANESİ,
LÜLETAŞI,
ODUNPAZARI,
ODUNPAZARI EVLERİ,
UÇAK MÜZESİ
7 Ocak 2015 Çarşamba
Sınırlanmış Alanlar Resim Sergisi
Bu hafta Tünel Sanat Galerisinde Mehmet Ali Doğan'ın "Sınırlanmış Alanlar" resim sergisini ziyaret ettim. Resimlerden de anlaşılacağı üzere, ressam renkleri oldukça canlı seçmiş. Canlı renkleri severim, özellikle resimde bu renkleri tercih eden kişileri daha pozitif ve cana yakın bulurum. Resimlerin pek çoğu akrilik boya ile yapılmış ve bazılarının üzerinde farklı teknikler denenmiş. Yalnız bir tabloyu anlayamadım: aşağıdaki kırmızı renkli ve üzerinde farklı renklerle cisimler yapıştırılmış olan tablo. Adı "Cennetin Günahları" ama ben pek anlamlandıramadım. Belki de ressama sormak gerek :). Sanatçı Uluslararası Plastik Sanatlar Derneği ("UPSD") üyesi ve Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği ("BRHD")'nin başkanıymış. Bu derneği araştırsam iyi olabilir :). Sergi 9 Ocak 2015'e kadar Tünel Sanat Galerisi alt salonda devam edecek. İyi eğlenceler!
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


