15 Nisan 2015 Çarşamba

Adil Bazencir Resim Sergisi

1950 yılı Bingöl doğumlu olan Asil Bazencir resim konusunda eğitim alan ressamlardan (Eğitim Enstitüsü Resin - İş bölümü ve Güzel Sanatlar Fakültesi mezunu). Anadolu'nun farklı yerlerinde görev yaptığı için olsa gerek, resimlerinde Anadolu figürleri göze çarpıyor. Aşağıdaki örneklerden tespit edebileceğiniz gibi, Bazencir resimlerinde oldukça canlı renkler kullanmış (en sevdiğim) ve bazı resimlerini soyut figürlerle ifade etmiştir. Ancak detay çalışmalarına baktığımızda eminim sizin de zihninizde bir tablo canlanacaktır. Resim bu denli derin anlatımları olan bir ifade biçimi işte :). Daha önce pek çok kişisel sergi açan Adil Bazencir'in Tünel Sanat Galerisi'ndeki sergisi 24 Nisan tarihine kadar devam edecektir. Eğer vaktiniz olursa ziyaret etmenizi tavsiye ederim. Tünel Sanat Galerisi Şişhane metrosunun İstiklal Caddesi çıkışından çıktığınızda hemen karşınızda (Ziraat Bankası Sanat Galerisi olarak da geçmektedir). İyi eğlenceler!







10 Nisan 2015 Cuma

Mano Burger - Beyoğlu

Yıllar önce gitmiştim (2 yıl oldu sanırım) ancak yakın zamanda tekrar gidince ne kadar sevimli bir yer olduğunu fark ettim, ayrıca burgerleri de lezzetliydi. Ancak oluşturulmuş bir menü yok, bu nedenle patates ve içeceği ayrı almanız gerekiyor, fiyatları da diğer burger noktalarına göre ortalama sayılır. Baharatlı patates denemenizi tavsiye ederim, farklı bir çeşnisi var ama lezzetli :). Biz Ventura Burger denedik ama Ottoman Burger de en çok tavsiye edilenlerden, bir de denemeye değer kızarmış dondurmaları var tabi. Burger seviyorsanız veya yolunuz düşerse, denemenizi tavsiye ederim. Yine de dikkatimi çeken bir noktayı iletmek isterim, menüde alkol (bira) yazılı olmasına rağmen satışı artık yapılmıyor, ayrıca diğer şubelerini görmedim ama Asmalımescit biraz küçük bu nedenle yer bulma ihtimaliniz de çok yüksel olmayabilir. Bizim gittiğimiz Mano Burger Asmalımescit Mah. Asmalımescit Sok. No:7 / Beyoğlu'nda. İyi eğlenceler!

7 Nisan 2015 Salı

Çekilişler :)

Resim-Deferim blogunda tesadüfen bir link ile karşılaştım: Çekilişler :). Bu şeklide küçük eğlenceler beni çok mutlu eder, o nedenle katılmaya karar verdim. Zorunlu şartlar bayan olmak ve aşağıdaki iki blogu da takip etmek:

- http://resimdefterimm.blogspot.com
- http://ahsapzamani.blogspot.com

Bazı ayrıcalıklı durumlar da var, blog linklerine tıklayıp takip edebilir ve ayrıcalıklı katılım hakkına da sahip olabilirsiniz. Çekiliş 16 Mayısta sona erecek, herkese bol şanslar!

Linkini sizinle paylaşıyorum:
http://resimdefterimm.blogspot.com/2015/04/resimdefterimmblogspot-cekilisim-var.html

Bu da ikinci bir çekiliş!

Öncelikli kural tabi ki blogu takip etmeniz. İkinci bir kural da çekiliş sayfasını kendi blogunuzda paylaşmanız. Bu kadar kolay :). ancak son katılım 12 Nisan, bilginize. Güneş Ülkesinden'in bu çekilişi de birinci yıl şerefine.

Linkini sizinle paylaşıyorum:
http://gunesulkesinden.blogspot.com.tr/2015/03/blogumun-1-yasgunu-cekilisi-ve.html
Bu da üçüncüsü!

Blogkizsalseyler bu çekiliş ile 500 takipçiyi geçmiş olmayı kutluyor :). Çekilişe katılmak için öncelikle bloglarını takibe almalısınız ve sayfasına yorum bırakmalısınız (diğer blog: http://www.yenibilge.biz/) Ek hak isterseniz detayları aşağıdaki linkte.

Linkini sizinle paylaşıyorum:
http://blogkizsalseyler.blogspot.com/2015/03/50-parca-blog-cekilisi.html

Bu da dördüncüsü!

Mohos Garden yüz temizleyicisi ve Türk kahvesi fincan seti için Zeynepintatlidusleri'ni takip etmemiz gerekiyor. Tek şart bloga üye olmanız! son katılım 20 Nisan.

Linkini sizinle paylaşıyorum:
http://zeynepintatlidusleri.blogspot.com.tr/2015/03/mini-bir-cekilisim-var.html

6 Nisan 2015 Pazartesi

Renklerin Büyülü Dünyası - 4

Şu ana kadar en sevdiğim (ve severek yaptığım) tablom bu oldu (tabi her birini diğerinden daha çok sevdiğim düşünülürse, daha niceleri olacaktır umarım). Hem soyut-figüratif olması hem de rengarenk olması sebebiyle sanırım zevkle yaptım. Tek üzücü taraf, bu tablo şu an elimde değil. Yaptığım eserleri paylaşmaya çok çekiniyorum ne yalan söyleyeyim. Üzerinde çok fazla emeğim olan aylarımı harcadığım bir eser sonuçta, alan kişi kıymetini bilecek mi bakalım? Ama ricasını kırmayacağım birisi istediği için şu an bu tablom kanatlanıp uçtu. Neyse şimdi bu duruma üzülmek yerine, tabloyu nasıl yaptığımıza bakalım. Bu aralar çalıştığım her eser 35 x 50 ölçülerinde tuvallere yapıldı. Şimdilik kendime ait bir atölye olmadığı için bu büyük tuvallerde çalışmıyorum. Her zamanki gibi, önce yapmak istediğimiz resmi tuvale çiziyoruz, ben kalemi fazla bastırıyorum, koyu oluyor ancak size tavsiyem, hafif çizmeye gayret etmeniz. Aslında fark etmiyor sonuçta yağlı boya eseri kapatıyor.

Çizimden sonra hocanın işte klasik şurayı düzelt/burayı düzelt düzeltmelerinden sonra eseri boyamaya başlıyoruz. Ben öncelikle resme en uygun olacağını düşündüğüm açık bir renkle (bu eserde griydi) tüm tabloya fon yapıyorum. Bu şekilde renkler daha gösterişli oluyor.






Akabinde gözüme kestirdiğim bir yerden (saç ve kemandan başladım) resmi renklendirmeye başlıyorum. Diğer figürler de yavaş yavaş şekillenince, diğer karışık renkleri vermeye başladım. İtiraf edeyim, bu konuda zorlandım. Bir ara o kadar çok renk kullandı ki, hiç bitmeyecek sandım :). Neyse yeterince çaba gösterince aslında ilk defa denediğin bir şeyi bile başarabiliyorsun! Yalnızca biraz cesaret...

3 Nisan 2015 Cuma

La Paz Cafe Bar America Latina

Latin Amerika bize coğrafya olarak uzak olduğu için yemeklerini ve içki kültürünü de pek biliyor sayılmayız. Madem ki, (herkesin rüyasıdır eminim) Latin Amerika'ya gidemiyoruz (en azından yakın zamanda) yemeklerini bize kadar getiren bir yere şans verebiliriz. Asmalımescit'te bulunan mekan aslında oldukça kolay bir yerde ancak bina girişinde tabelası vb. olmadığı için dikkat çekmiyor. Yemek menüsü içki menüsü gibi zengin değil, ama tüm Latin Amerika ülkelerinin mutfağından bir-iki yemeği beğeninize sunuyor. Takdir edersiniz ki, her yemeği deneyemedik, ama bir fikir edindik: Başlangıç için Bruschetta (La Paz Ekmeği), Burritos Picantes (Acılı - Meksika Yemeği), Camarones (Küba Yemeği) ve Corona (Meksika Birası) tercih ettik (Bolivya yemeği olan Tamales'i de denemek istedik ancak kalmamıştı). Yemekler fena değildi ancak alıştığımız tatların da dışında değildi. Yalnızca Camarones'in içindeki esmer pirinç ve karides farklı gelebilir ama bu yemek de içerdiği yağ oranıyla Türk yemekleriyle yarışmaya müsait :). Tatlı olarak Nikaragua tatlısı olan Flan de Coco'yu denedik. Genel olarak beğendik, eğer grup halinde (birkaç kişi) gidecekseniz, her yemekten söyleyip mümkün olduğunca çok yemeğin tadına bakmakta fayda var. Biz hafta içi gittiğimiz için denemedik ancak Latin Amerika kokteyllerini de (içki menüsünde bol bol var) deneyebilirsiniz. Onlar daha cazip görünüyor. La Paz Cafe Bar, Asmalımescit Mahallesi, Ensiz Sokak, No:10/1, Tünel'de. Merak ediyorsanız, bir ziyaret edin. İyi eğlenceler!

31 Mart 2015 Salı

Klemuri Cafe Restaurant

Hem Karadeniz mutfağı hem de farklı tatları bulabileceğiniz bir yer, üstelik de çok kolay bir yerde: Taksim'de. Çok aşina olmasam da, Karadeniz mutfağı benim ilgimi çeken, duyunca denemek istediğim bir lezzet. Dolayısıyla Klemuri'ye gitmek benim için eğlenceli oldu. Tam olarak bir restoran denebilir mi bilmiyorum, biraz küçük bir yer, cafe tarzında, ancak fiyatları uygun. Eğer yolunuz düşerse mutlaka yemeklerini denemenizi tavsiye ediyorum. Biz Mısır EkmeğiKaralahana Çorbası, Ispanak Salatası ve Bademli Tavuk denedik. Muhtemelen Karalahana Çorbasını başka bir yerde denemişsinizdir ancak Ispanak Salatası ve Bademli Tavuk gerçekten tavsiye edebileceğimiz yemeklerden. "Silor" adındaki Karadeniz mantısı da beğenilen yemeklerdenmiş ancak denemediğimi için henüz bu konuda yorum yapamıyoruz :). Mekan sıcak bir ortama sahip ve lokasyon olarak Katip Mustafa Çelebi Mahallesi, Tel Sok, No: 2/1, Beyoğlu'nda. Denemek isterseniz diyorum ki, neden olmasın? Afiyet olsun!

30 Mart 2015 Pazartesi

Türk ve İslam Eserleri Müzesi

Yenilenerek açılan müzelerden birisi olan (uzun bir tarihçesi var sanırım bir süre tadilattaydı) Türk ve İslam Eserleri Müzesi (TİEM) Ocak 2015'den bu yana ziyaret edilebilmektedir. Bu hafta sonu kısa bir "Eski İstanbul" gezisinde, daha önce fırsatımız olmadığı için müzeyi de ziyaret ettik. Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olduğu için MüzeKart ile girebiliyorsunuz. Ayrıca, müzenin giriş kapısından girince hemen solda bulunan sergi salonundaki süreli sergiler ücretsiz (Müze Karta ihtiyaç olmadan) gezilebiliyor (bu hafta sonu Anadolu motifli halılar hakkında bir sergi vardı). Müze toplamda 7 bölümden oluşuyor: Yazı/yazma eserler, halı ve kilim, ahşap eserler, sikke ve mühürler, maden/cam ve seramik, taş eserler ve etnografya bölümleri. İstanbul Arkeoloji müzesi kadar büyük değil ancak genel bir fikir verecek eser sergileniyor. Müzenin önemli bir özelliği Türk ve İslam Sanat eserlerini topluca kapsayan ilk Türk müzesi olması ve ilk açılışını Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapmış olmasıymış. Kuruluş çalışmaları sırasında, Osmanlı topraklarının her yöresinden (vakıf, cami, türbe, tekke ve mescitler dahil) toplanan eserler bir araya getirilerek müze oluşturulmuş. Eğer merak ediyorsanız, Sultanahmet'e yolunuz düştüğünde ziyaret edebilirsiniz, müze Pazartesileri hariç hafta içi her gün 09:00 ile 17:00 arasında gezilebilmektedir. İyi eğlenceler!






10 Mart 2015 Salı

Celalettin Uzmen Resim Sergisi

Ressam Celalettin Uzmen'in resimlerinden oluşan ve Tünel Sanat Galerisinde ziyarete açılan sergiyi bu hafta sonu ziyaret ettim. 1901 Midilli doğumlu ressam Uzmen, 1930 yılında resim konusunda yetenekli olduğunu keşfederek yağlıboya ve suluboya resimler yapmaya başlamış ve eğitim almamasına rağmen kendi kendisini yetiştirerek eserler vermiştir. Belirli bir dönem sanat camiası tarafından tanınan ressamın resimleri bankalar, resmi kuruluşlar ve kütüphaneciler tarafından satın alındığı için, Uzmen'in eserlerine her an her yerde rastlayabilirsiniz. Aşağıdaki resimlerden de anlayacağınız üzere, ressam en çok peyzaj eserler vermiştir, özellikle doğum yerinin Midilli olması dolayısıyla, "deniz" ve "yeşil" temalarını resimlerinden sık sık görebilirsiniz. Sergi Tünel Sanat Galerisinde (Müeyyet Sokak, No:1, Tünel/İstanbul) 13 Marta kadar devam edecek, eğer ilginizi çekti ise, ziyaret edebilirsiniz. İyi eğlenceler!







3 Mart 2015 Salı

Baylan Pastanesi - Kadıköy

Baylan'ın Kadıköy'deki şubesine yakın zamanda gittik. Aslında kolay bir yerde olmasına rağmen (Muvakkithane Caddesi 9 numarada) mütevazi görünümünden dolayı gözden kaçma ihtimali çok yüksek.Söylendiğine göre 1923'ten bu yana İstanbul'un farklı yerlerinde (Beyoğlu, Karaköy, Bebek) faaliyet gösteren pastane Arnavut göçmeni bir pasta ustası tarafından kurulmuş (tabi uzun süredir hem isim değişikliği hem de sahip değişikliği olsa da tatları değişmemiş). Tavsiye edilen birkaç tadı var: Moncheri, Adisababa, Kup Griye ve Montebianco. Ben en çok tavsiye edilen tat olan Adisababa'yı denedim. Dondurulmuş krema, çilek, vanilya ve birkaç meyvenin daha tat verdiği malzemenin üzeri çikolata ile kaplanmış bir şekilde soğuk olarak servis ediliyor. Dondurma gibi değil, daha ziyade pastaya benziyor ancak serin ve hafif olması muhtemelen tercih edilmesini sağlıyor (özellikle yaz aylarında). Kup Griye de en çok beğenilenlerden ancak ben tadını da bildiğim için Adisababa'yı mutlaka denemenizi tavsiye ederim. İyi eğlenceler! :) (http://www.baylangida.com/index.php). 

25 Şubat 2015 Çarşamba

Mozaik Yapımı - Hayat Ağacı


Mozaik sanatına başlamak aklımda değildi ancak bu set bana hediye edilince ben de zevkle yapmaya başladım. Amatör bir uğraş olduğu için ve ilk çalışmam olduğu için yeterince güzel olmayabilir ancak ben beğendim :). Hobi dükkanlarında evya kitapçılarda bu mozaik setleri artık rahatlıkla bulabilirsiniz. Ancak içinde çıkan bar şeklindeki mozaikleri kırmak için kırma makasına ihtiyacınız olacak, bunu siz alıyorsunuz. Hırdavat ürünleri satan yerlerde rahatlıkla bulabilirsiniz ancak bir uyarı yapmak isterim: Benim aldığım gibi (resimdeki) bir kırma makası almayın, içinden yay geçen bir makas daha faydalı olur size eliniz daha az incinir (bazı mozaikler sert olduğu için baskı uyguladığınızda yaylı olmayan bir makas elinizi belli bir süre sonra incitiyor). Paketin içinde arka fon, resim, yapıştırıcı ve talimat çıktığı için geriye kalanı yapmak çok kolay, taşları kırın ve renklerine göre yapıştırın :). Yapılışı çok basit olan bu seti hazırlarken hem güzel vakit geçirecek hem de sanatsal el becerinizi arttıracaksınız. Kolay gelsin! Gustav Klimt'in 1905 yılında yaptğı bir resimden esinlenilen Hayat Ağacı (The Tree of Life) aynı zamanda çeşitli mitolojilere de konu olmuştur. 




20 Şubat 2015 Cuma

Mezeler - 2: Yoğurtlu Kabak ve Havuç Kızartması

Bugünlerde yemek yapmakla oyalanıyorum. Hem havaların çok soğuk olması hem de işten erkek çıkmış olmam evde daha çok vakit geçirmeme neden olduğu için bir faydası olur diye düşündüm :). Dün akşam yine iki çeşit meze hazırladım kendime, ama bu kez bol sarımsak kullandım. Sarımsak hem lezzet veriyor yemeklere hem de doğal antibiyotik olduğu söylentileri dolayısıyla soğuk havalarda tavsiye ediliyor. Özellikle kabakla yapılan mezeye o kadar yakıştı ki, sanırım bu akşam tekrar yapacağım. Fazla bekletmeden malzemelere geçelim, Yoğurtlu Cevizli Kabak:
1 adet orta boy kabak (kişi sayısınca arttırılabilir)
2 Kaşık zeytinyağı
3 kaşık yoğurt (süzme yoğurt olursa daha iyi olur)
Bir diş sarımsak
Bir avuç dövülmüş ceviz
Tuz ve karabiber

İlk olarak kabağı yıkayıp soyarak rendeleyin. Hemen akabinde zeytinyağı koyduğunuz tavaya alarak tuz ve karabiberi ekleyip orta ateşte suyunu çekene kadar pişirin (kabak suyunu hemen bıraktığı için rendeledikten sonra beklememekte fayda var). Bir kasede yoğurt, bir kaşık zeytinyağı, ezilmiş sarımsak ve dövülmüş cevizden sos hazırlayın ve pişen kabak ile bu sosu karıştırın (ben olmadığı için koymadım ancak ince kıyılmış bir miktar dereotu da koyabilirsiniz). Cevizle veya dereotuyla süsleyip servis yapabilirsiniz.

Yoğurtlu Havuca gelince... Hemen hemen aynı malzemelerle yapıyoruz:
1-2 adet havuç
Birkaç kaşık yoğurt
1 diş sarımsak
1 kaşık zeytinyağı

Aslında havucu da rendeleyerek hafifçe tavada soteleyip yoğurt - mayonez ile karıştırarak meze hazırlayabilirsiniz ancak ben bu kez farklı bir tarif denedim. Havucu dilim dilim doğrayıp, zeytinyağında hafifçe kızarttım. Akabinde kaseye alarak üzerine sarımsak-zeytinyağı-yoğurt ile hazırladığım sosu döktüm. Hiç meşakkatli bir tarif değil, yardımcı yemek olarak mutlaka deneyin. Nane ile süsleyip servis yapabilirsiniz. Afiyet olsun!

19 Şubat 2015 Perşembe

Mezeler: Avokado ve Brokoli Salatası


Son zamanlarda yemek yapma isteğiyle doluyum nedense (her şey süpermarkette o avokadoyu görmemle başladı). Dedim ki kendi kendime, neden meze türü şeyler yapmıyorum ki? Hem çalışan ve vakti az olan kişiler için oldukça uygun hem de besleyici. Dolayısıyla küçük bir alışveriş yapıp dün akşam ilk mezelerimi yaptım. Birincisi tahmin edeceğiniz üzere avokado salatasıydı. Ben tek kişilik yaptığım için bir avokado kullandım ancak kalabalık bir aileniz varsa  var olan malzemeyi kişi sayısı kadar arttırabilirsiniz. Öncelikle malzemeler: 
Bir adet avokado
Bir avuç kadar iri dövülmüş ceviz
2 kaşık zeytinyağı
Yarım limon suyu
Tuz ve karabiber

Bu benim uyguladığım tarif ancak zevkinize göre baharatlar ve sarımsak ekleyebilirsiniz. Öncelikle avokadonun kabuğunu soyarak ortadan ikiye bölün ve yavaşça çekirdeğini çıkarın. Akabinde avokadoyu zevkinize göre çatalla ezin veya rendeleyin veya küp küp doğrayın (ben doğramak taraftarıyım). Minik bir kasede limon, tuz, karabiber ve zeytinyağından sos hazırlayın ve ceviz ile beraber doğranmış avokado ile karıştırın. Servis yapabilirsiniz :).

Diğer zeytinyağlı yemeği yapmak da oldukça kolay. Yoğurtlu brokoli, yıllardır benim en sevdiğim yemekler arasındadır, ama ilk defa kendim yaptım ve daha fazla sevdim. Bu kez -eğer seviyorsanız ve yemenizde bir sakınca yoksa- sarımsakla yapmanızı tavsiye ederim. Öncelikle malzemeler:
300 gr. brokoli (dilerseniz yarım kilo alabilirsiniz - iki kişilik olur)
1 kase yoğurt (süzme yoğurtla daha iyi olur)
Birkaç diş sarımsak (isteğinize göre)
Tuz
1 Limon suyu
3 kaşık zeytinyağı

Önce brokoliyi elinizle 3-5 parçaya bölüp yıkayın ve bir tencerede tuz eklediğiniz suda biraz haşlayın (çok haşlamanıza gerek yok). Zaten sebze olduğu için yenebilecek kadar haşlanması yeterli. Haşlanmış brokoliyi süzüp soğumaya bırakın ve sosunu hazırlayın. Sos için: Bir kasede yoğurdu, ezilmiş (veya minik minik doğranmış) sarımsağı, az miktar tuz ve zeytinyağını karıştırın. Bu sosu haşlanmış ve soğumuş brokoli üzerinde gezdirin ve dilerseniz 1 çay kaşığı kırmızı pul biberi (bu tamamen süs amaçlıdır) üzerine serpin. Böylece hem besleyici hem de oldukça pratik bir akşam yemeğiniz oldu, afiyet olsun!

18 Şubat 2015 Çarşamba

Doğa Seni Çağırıyor Resim ve Heykel Sergisi

Türkiye'de 39 yıldır doğa koruma çalışmaları yürüten WWF (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) yararına düzenlenen "Doğa Seni Çağırıyor" resim ve heykel sergisi Zorlu Center Performans Sanatları Merkezinde ziyarete açılmış. Sergide 52 farklı sanatçının resim ve heykelleri sergilenmektedir. Modern insanın doğa ile ilişkisini sorgulayan sanatçıların yapıtlarından oluşan sergi, doğanın ve doğal hayatın yansımasını sunmaktadır (bu nedenle Zorlu Center'da yapılmış olsa gerek). Organizatörlüğünü Akın Ekici'nin yaptığı sergide, sanatçılar ağırlıklı olarak doğal hayatı yansıttığını düşündükleri eserlerini sergilemişler (aşağıdaki örneklerden tespit edebilirsiniz). Katıldığım bir nokta var elbette: her türlü olumsuzluğa karşın, hepimiz doğanın ve doğal hayatın bir parçası & yansımasıyız. Sergi Zorlu Center PSM'de 8 Mart 2015 tarihine kadar devam edecek, eğer ziyaret etmek isterseniz, iyi eğlenceler!







17 Şubat 2015 Salı

Santral Dükkan (Sntrl Dükkan) -Galata

Komisyon toplantılarımızı Beyoğlu'nda yaptığımız için toplantı sonrası Tünel'de değişik mekanları anıma fırsatımız oluyor. Bu kez Serdar-ı Ekrem Sokaktaki (28 Numara) Galata'nın en keyifli mekanlarından birisi olan Sntrl Dükkan'a gittik. Mekanın içi oldukça farklı (biraz küçük), tasarımcıların tasarladığı takı, ev eşyası vb. eşyalar sağ tarafta sergilenip satışa sunuluyor. İçerideki sıcak ortamdan etkilenip bir köşeye çekilerek insanları ve mekanı izlemek istiyorsunuz (özellikle loş ışıklandırma ve zevkli müzikler eşliğinde). Hafta içi olduğu için biz alkollü bir içecek içmedik ancak yemekler şahaneydi. Sntrl Burger'in ününü çok duymuştum zaten, ben burgerini denemeden edemedim. Burger sevenlere mutlaka tavsiye ediyorum! Ancak farklı tatlar peşindeyseniz, Akdeniz mutfağının farklı tatlarını menüde rahatlıkla bulabilirsiniz (tabi yanına tavsiye dilen bir kırmızı şarap denemek suretiyle). Yalnızca kahve içmek isterseniz, ev yapımı kurabiyeler de bulunuyor :). İyi eğlenceler & afiyet olsun! (İnternet sitesi: http://www.santraldukkan.com.tr/tr/index.html).